Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Aralık '14

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
460
 

Siz de ihanet edenlerden misiniz?

Siz de ihanet edenlerden misiniz?
 

“İyi günler”

“İyi günler, buyrun hanımefendi”

“Bu girdiğim üçüncü eczane. Nihayet bayan bir çalışana rastladım. Erkeklerden isteyemiyordum.”

“Neyi isteyemiyordunuz?”

“Doğum kontrol haplarını”

“Siz doğum kontrol hapı mı alacaksınız?”

“Evet, benimkiler bitti de, yenisini alacaktım.”

“Peki, reçeteniz var mı?”

“Yok tabii ki. Ben şimdiye kadar hiç reçeteyle doğum kontrol hapı almadım ki..”

“Artık doğum kontrol hapları reçeteyle satılıyor hanımefendi.”

“Allah, Allah, bir yaşıma daha girdim. Gidip, aile hekimine yazdırayım bari.”

“Hekimler hemen reçete yazmıyor ama.”

“Ne yani? Önce muayene mi edecekler?”

“Yok hayır. Hekime gitmeden önce Nüfus memurluğuna gideceksiniz.”

“Nüfus memurluğunda ne işim var?”

“Hanımefendi, siz hiç gazete okumuyor musunuz?”

“Okumuyorum, çünkü haberler sinirimi bozuyor.”

“Ooo, sizin hiçbir şeyden haberiniz yok demek ki.”

“Yok maalesef.”

“Doğum kontrol hapı almak için, önce nüfus idaresine gideceksiniz.  Oradan vukuatlı nüfus örneği alacaksınız.”

“Vukuatlı nüfus örneği nasıl bir şey?”

“Vukuatlı nüfus örneği, sizin nüfus örneğinizin altında eşinizin ve çocuklarınızın da nüfus örneğini kapsayan bir resmi belge.”

“Tamam, onu aldık diyelim. Sonra ne yapacağız?”

“Eğer 5 veya daha fazla çocuğunuz varsa, o zaman aile hekimine gidip, doğum kontrol hapı reçetesi yazdırabilirsiniz.”

“Yok artık. Eğer çocuk sayım 5 den azsa ne olacak?”

“O zaman çocuk sayınız beş olana kadar doğuracaksınız.”

“Saçmalamayın ya, öyle şey olur mu?”

“Hanımefendi biz bir şey yapamıyoruz. Yeni çıkan yasa böyle.”

“Tamam, o zaman, eşim hiç hoşlanmaz ama mecburum artık, o zaman bana bir paket kondom verin.”

“Onu da veremiyoruz. Çünkü o da reçeteye tabii.”

“Ne diyorsunuz siz. Lastik parçalarının da reçeteyle satıldığını ilk defa duyuyorum. Bu kamera şakası falan mı?”

“Onu almak için yine önce nüfus idaresine gidiliyor mu?”

“Gidiliyor, çünkü doğum kontrol haplarıyla kondomlar aynı kategoride sayılıyor. Bu yüzden aynı büroktatik işlemlere tabii..

“Yani beni zorla doğurtturacaksınız. Öyle mi?”

“Yok, biz doğurtturmuyoruz, yasa doğurtturuyor.”

“Peki bunun bir çaresi yok mu? Siz de bilirsiniz eşinizle anlaşarak iki yöntem daha kullanabilirsiniz. Onları benim söylememe gerek yok siz de bilirsiniz herhalde.”

“Evet ama, o yöntemlerde de risk var.”

“Ama istiyorsanız, siz de kondom örebilirsiniz.”

“Kondom örmek mi?  İplikten yani.”

“Evet. Bakın kondomların çok pahalı olduğunu söyleyen bir müşterim, kendisi kondom örmüştü.”

“Eee, ama o deliklidir. Yine hamile kalabilir.”

“Kaldı zaten. Ama bir kız çocuğu doğurdu ki, görmeyin dünya güzeli bir kız oldu.  Herkes babasına bu kızın nasıl bu kadar güzel olduğunu soruyordu. Annesi babası öyle ahım şahım olmamasına rağmen, kız gerçekten çok güzeldi.”

“Babası ne cevap veriyordu peki?”

“Kızının bu kadar güzel olmasını süzme olmasına bağlıyordu. Kih, kih, kih kih…”

“Siz  iyi misiniz?”

“Valla yaşadıklarımız karşısında biz de kafayı yiyoruz işte. Kusura bakmayın.”

“Bakın ben anlayamıyorum.”

“Neyi?”

“Günümüzde tek bir maaşla geçinmenin zorluğu karşısında eşler de çalışmaktadırlar. Çalışan kadınların işyerlerinde kreşleri yoktur. Doğan çocuklar, ya aile büyükleri tarafından bakılmakta veya bakıcı tutulmaktadır. Bunlar da ayrı bir para kaynağıdır. Çocukların tahsil hayatı boyunca devletin bir katkısı yoktur. Çocukların çoğu İmam hatiplere yönlendirilmektedir. Açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca insanımız varken, halen çocuk sayısının arttırılması için gayret gösterilmekte, doğum kontrolu ihanet olarak görmektedirler. Esas ihanet, insanların ekonomik özgürlükleri olmadığı sürece çok çocuk sahibi olmalarıdır.  Yakında yatak odalarına da kamera koyarlarsa hiç şaşmayalım.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şaşırmamak elde değil yatak odalarına girildi ve daha neler göreceğiz bilemiyorum.Doğur at sokağa diyorlar el insaf.Erol Bey mutlu seneler.

Şennur Köseli 
 01.01.2015 12:37
Cevap :
Sokakta da ne olursa olsun. Bize ne diyorlar. İster tinerci olsun, ister hırsız olsun, yeter ki millet doğursun. Ülkemizde her çocuk borçlu doğarken, nasıl böyle bir öneride bulunuyorlar, anlayamıyorum Şennur hanım. Ben de sizin yeni yılınızı kutlar, sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve huzurlu günler dilerim. Sevgiler, selamlar...  01.01.2015 16:19
 

Her şey beklenir artık..selamlarımla gönlünüzce seneler diliyorum.

Tülay EKER 
 30.12.2014 0:13
Cevap :
Teşekkürler Tülay hanım. Ben de size yeni yılda sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve huzurlu günler dilerim. Saygılar, selamlar....  30.12.2014 0:56
 

Kıymetli Erol Işık : Gerçeklerle dolu bu yazınızı mizah kategorisinde yazmanız yazıyı daha güzelleştirdi.Doğan çocuklar aç kalmış, açıkta kalmış, sağlıksız büyümüş, geleceği hazırlanmamış, bunların hiç biri önemli değil. Önemli olan bu gün doğan çocuğun 2023 seçimlerine hazırlamaktır. Şimdi buna da itiraz edecekler.Üç yetmez, kesin karar beş, beş.Zaten kaç çocuklu olduğuna dair ailelere çocuk adetini gösteren karneler verilecek.Can bedende kalırsa görüşürüz.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 29.12.2014 17:24
Cevap :
Sizin önemle üstünde durduğunuz bu konuları bazı kişilere ne yazık ki anlatamazsınız sayın Burakgazi. Aşağıdaki bir yorumda da gördüğünüz gibi, İmam hatip okullarına gidecek diye çocuklar doğmasın mı? gibi sözler ederler. Araçların camlarını silen çocuklar, tinerci çocuklar,mendil satanlar, okuldan alınıp, çırak olarak ağır işlerle çalıştırılan çocuklar ve daha niceleri....Bunları bazı gözler görmüyor ne yazık ki...Ben de size yeni yılda sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum. Saygılar, selamlar....  29.12.2014 18:41
 

Allahim cok sukur kurguymus. Haberleri ben de okumak dinlemek istemiyorum. Görunen köy tam da bu aslinda. O köy benim köyum degil ama... Bizr böyle kötu şakalar yapmayin ne olur. Yuregime iniyordu... :)

Melike Duru Çelik 
 29.12.2014 8:16
Cevap :
:) Bu blogu zaten mizah kategorisinde yazdım Melike hanım. Ancak geçmişe baktığımızda mizah olarak düşündüğümüz olaylar yıllar geçtikçe gerçeğe dönüştü. Bu gidişle artık mizah yazmaya bile korkar hale geleceğiz. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  29.12.2014 13:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3278
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster