Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
36
 

Siz Hayata Ne Zaman Başladınız? 60'ların Hırçın Çocuklarına Selam...

Siz Hayata Ne Zaman Başladınız? 60'ların Hırçın Çocuklarına Selam...
 

foto: Emre Erden


   Siz hayata ne zaman başladınız?

   Ne zaman doğduğunuzu sormuyorum, konu o değil!

   Hepiniz bir hayvan belgeseli izlemişsinizdir herhalde, hayvanlar aleminde büyümesi bizim kadar uzun süren bir tür yok. Doğuyoruz, çocukluk, ergenlik, gençlik hatta evlenince bile ailemizin kanatları altında, birilerinin desteğiyle hayatımıza devam ediyoruz. Aslında doğru düzgün hayata başlayamıyoruz.

            Hadi 60’ların hırçın çocuklarına bir selam gönderelim. 70’lerde ve 80’lerde genç olanlara, ampül değiştirmek için elektrikçi çağırmayan kendi musluğunu kendi tamir eden, yemeğini topraktan çıkaran nesile. Onlar bu hayata şimdikiler gibi 20 yaşında başlamadı dostlarım. Onlar bu hayata 5 yaşında tarla sürerek, 7 yaşında koyuna çıkarak, 11 yaşında pazarda mahsülü satarak başladı. Onlar siyasi ideolojileri uğurunda sokakları kesif bir şekilde kokan boyaları duvara sürerek, karakolda dayak yiyerek, askerde komutandan tokat yiyerek, hayattan sert bir yumruk yiyerek başladı. Onlar bizim kayıp neslimiz. Elektriği olmayan, sokak lambaları altında kitap yutan neslimiz, babalarımız.

            Bir bilge der ki; gençler yaşlıların aptal olduğunu düşünür ama yaşlılar gençlerin aptal olduğunu bilir.

            Şimdi bu satırları yazarken babama bakıyorum; o da 60’ların hırçın çocuklarından. Onunda telefonu var ama Instagram hesabı yok. Birden fazla arabası var ama görgüsüzce bunu payaştığı bir sosyal medya hesabı yok. Gelmiş 50 yaşına hala kitaptan, kalemden, defterden, Dostoyevski’den, Balzac’tan, klasik yazarlardan bahsediyor.

            Şu düşüncelere bir bakın;

            En güzel yatırım insana yapılan yatırımdır.

            Ne kadar paran olursa olsun alınabilecek en kıymetli şey tecrübedir.

            İnsanın cüzdanı değil karakteri şişkin olsun

            Bunlar Platon’un lafları değil bunlar geçmiş yüzyıldan kalma bir insanın hayata bakış açısı! Bunlar 20’nci yüzyıl insanı, iki dünya savaşı, Kore, Vietnam, sağ-sol kavgaları, Körfez Savaşı, Berlin Duvarı, Sovyetler Birliği, Çernobil facialarını görmüş karamsar bir nesil. Ellerinde hiç teknoloji olmadan bizden daha bilge oldukları kesin.

            Lanet olası insanlık teknolojiyi geliştirdi, geliştirdi ve geliştirdi. Şehirlere koca koca gökdelenler diktik, havuzlu villalarda oturduk, milyonlar değil milyarlara ulaşabilecek kitle iletişim araçları geliştirdik ama yanımızdakini dinlemek hiç aklımıza gelmedi ve şimdi hepimiz taş devrine dönmek istiyoruz. Hepimiz doğal yaşama dönmek istiyoruz. Belki birkaç aptal kalmıştır ama artık kimse bir gökdelenin son katında oturmaktan mutluluk duymuyor. Hepimiz Karadeniz’in yaylarından zevk alıyoruz 4. Leventte dikilmiş ucube binalardan değil.

            Köy ekmeği, köy balı, manda sütü, dalından koparılmış üzüm, dalından çıkmış organik domates, köy patatesi yemek istiyoruz. İşte hayata geç başlamanın zararları. Kendi kavgasını verememiş insanoğlu olarak eskiye dönmeyi hayal ediyoruz. Gelişmenin sonu!

Dismissed!  

Emre Erden

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 201
Toplam yorum
: 106
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 289
Kayıt tarihi
: 16.11.13
 
 

Balkan Göçmeni bir Türk. Silahlı Kuvvetler eski Teğmen, Doğu Akdeniz Üniversitesi - Kıbrıs, Müter..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster