Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
567
 

Siz hiç Ayasofya'ya gittiniz mi?

Siz hiç Ayasofya'ya gittiniz mi?
 

Sultanahmet küçüklügümden beri gitmeyi çok sevdiğim bir yerdir. Hele ki çocukluğumda oturduğumuz eve yakın olduğundan her canımız sıkıldığında annemle gezdiğimiz ufaklıktan beridir keşfettikçe bitmeyen bir meydan... Romaya bir ara baskentlik yapmis bu mekanda tarihin bence en guzel yapilari bulunur. Ne ararsaniz vardir. Misir ezgisi, turk etkisi, latin dogaclamasi, bizans planlamasi... Benim en etkilendigim ise hep Ayasofya olmustu. Bu 1500 yillik yapida zamanin teknik imkansizliklarina ragmen oturtulmak istenen zerafet, gunumuzde bile cimentoyla kurulmasi zor olan kubbesindeki statik denge, icine girdiginizde kulturunuzun ozetini gormeniz benim icin en cezbedici etkenlerdi. Idi cunku kendimi mutlu hissettigim, hakkinda arastirmalar yaptigim, kitaplar okudugum, hayran kaldigim mekani cok zeki birisi baltaladi.

Veda saatine 4 saat kalmis. Benim icin ozel birini benim icin ozel bir yere goturmem sart. Bu tamemen hayatimdaki onemli bir mekani paylasma hevesi. Sevdigim ile paylasacagim ki beraber olmaktan asiri derecede heyecan duydugum, kendimi rahat ve hafif hissettigim hayatta herkesin yasamak icin cabaladigi ama cok azinin basardigi mutlulugun uclarinda gezinecegim. Agustos sabahi hele ki istanbula yagmur yagmissa 8-9 gibi sultanahmet puslu havasi, islak yerleri, taze nefesi, isiltili atmosferiyle bana hep onun gözlerinde gördugum sukuneti hissettirmisti. Elbetteki bunu da paylasmak lazim. Zaten ogleden sonra gidiyor. Kahvalti icin guzel bir secim. Sonra peki? Ayasofyaya girdik elbette. Basladim son 2 saatimizi tarihi ve guzellik bilgileri ile doldurmaya. Ben anlattikca kulturumden gururlaniyorum. Hangi topraklar uzerinde yasadigimi gosterdikce bu topraklarin kulturunun mirascisi oldugumu hatirladikca gogsum kabariyor, kendimi sansli hissediyorum. Icerinin los isiklari, serin havasi, yuzyillardir duvarlarinda yankilanan ugultusu, yanimdaki guzel, zeki, alimli bayanin elinin sicakligi... Bildigim herseyi anlatiyorum. Cuku anlamasini istiyorum insanlar istediklerinde nasil zengin bir hayat kurabiliyorlar. Gostermek istiyorum o insanlarin devami oldugumu. Istedigi taktirde Bizansin 7 yil boyunca tum devlet hazinesini bu binaya akittigi gibi varimi yogumu beraberligimize adayabilecegimi. Anlamasini istiyorum burayi restore edenlerin binayi dikenlerin zamanin en zeki adamlari olduklari gibi benim de zeki oldugumu, cevremi sadece kör gözun gördugu ile irdelemedigimi. Görmesini istiyorum kanuninin budinden getirdigi dev avizelerin, 3 farkli zamanda dikilen minarelerin, muezzin mafsilinin bizans krallarinin tac giydikleri geometrik parkeler ile duvarlardaki mozaikler ile giristeki gunes etrafindaki yunuslar ile uyum icinde olduklari gibi bizim de sonuna kadar uyum icinde yasayabilecegimizi. Ust kata cikiyoruz bazilika yapisini daha iyi gorsun diye. Bu guzelliklerin hepsi ayaklari altinda kalsin benim icin ne kadar degerli oldugunu farketsin diye. Ve tam bu esnada O ne yapiyor? Birden bire beni öpuyor...

Insanlar icin ozel yerler vardir ya. Ya bir aniyi yada birini hatirlarsiniz. Hepsini birden hatirladigim her gittigimde hafizami asiri calistiran bir yer iste ayasofya. Artik o öpucuk ve o bayanin gulumseyen gözleri saniye saniye herseyi tekrardan hatirlamama neden oluyor. Diger guzellikler ise yaninda bilgi yigini olarak kaldi. Kendisi muhurledi mekani. Sonra zaman, mekan sansli iliskiyi bitirdi. Tahmin ettigim kadar cesur olmadigini görmek beni hayal kirilkigina ugratmadi degil. Ama kendisi ve benim icin özel yerler, anilar yarattigi icin de harikaydi. Gene de Ayasofya hâla daha guzel. Zekasi, zerafeti, alımı, cekiciligi yaninda yillara meydan okuyan cesareti ile alnindaki tum kirisiklara ragmen hâla muhtesem :)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Televizyonda gördüm elbette ama Ayasofya'nın kalp atışını duymak, rengine bulanmak, havasını solumak bambaşka bir şeydir diye düşünüyorum, ki yazın -anlatımın yani- yanılmadığımı gösteriyor!.. Bir an önce bizzat tanışabilme fırsatı bulabilirim umarım. Sevgiyle...

habişş 
 24.08.2007 15:31
 

İşte böyle...Sen Ayasofya'yı ne kadar seversen sev, o gün o muhteşem yapı senin görkemli gösterin için fon olarak kalmış gibi. Gözler ve odak noktası senmişsin, Ayasofya değilmiş, o fonda kalmış, fulu kalmış... Ayasofya hakkında tarihi ya da taknik olarak fazla bir bilgim yok. Ama Sultanahmet'e gitmeyi ve oralarda dolaşmayı, CAnkurtaran'a inmeyi çok seviyorum. Gülhane Parkını ve parkın sonundaki eşsiz manazarası olan kazıkçı çay bahçesini de seviyorum. Oralara gitmeyen kendisine İstanbul'luyum demesin bence. K.

Kerem Oğuz 
 22.08.2007 10:32
Cevap :
Sultanahmetteki en muhteşem manzara Topkapı sarayındaki Borsa kafenin terasındadır :) ama orası da kazıkçıdır. Çayı da semaverde servis etmiyorlar ayrıca >:( 80lerin sonunda gülhane çok güzeldi. Şenlikler olurdu. Nilüferden, MFÖ ye gelir konser verirlerdi. Hayvanat bahçesi bakımlıydı. Sonra ne olduysa hayvanat bahçesi hayvan nezarethanesine döndü. Haala duruyor mu bilmiyorum ama akvaryumların olduğu bölüm çok orjinaldir. en çok orayı severdim. Nooldu istanbula? 20 yılda nasıl 1.5 milyondan 15 milyona çıktı? bu kadar güzellik aniden insan güruhları altında ezilecek diye korkuyorum.  22.08.2007 23:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 539
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

5-6 yıl üniversitede okudum. Mühendis oldum. İlgi alanları geliştirdim. Mesela dinlemek. Çevremdekil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster