Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '16

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
401
 

Siz ikiyüzlü müsünüz?

Siz ikiyüzlü müsünüz?
 

Birine bu soruyu sorduğumuzda alınacak tek cevap vardır. "Kesinlikle hayır". Peki bu cevap gerçek midir? Maalesef yine "hayır" demek durumundayız. Herkes sorulduğunda "en doğru, en dürüst, en özü sözü bir kişi benim" der. Ancak kazın ayağı hiç de öyle değildir. Bu cevap bile ikiyüzlülüğün bir örneğidir. Şöyle bir araştıralım. Araştırmaya da iyice uzaklardan başlayalım.

İki milyondan fazla insanımızın yaşadığı Almanya, "hem de NATO da ortağımızdır" PKK yı besler, Ermeni soykırımı yasasını onaylar. Sorduğunuzda ise bizim en iyi dostumuz olduğunu söyler. Mesela ABD. Bir yandan stratejik ortağımız ve kadim dostumuzdur, diğer yandan terörü besleyerek bizi arkamızdan vurur, başımıza çuval geçirir.

Şimdi "devletler arasında dostluk olmaz, her şey çıkar hesabı politikalarıdır" diyebilirsiniz. Ama ne derseniz deyin, hiçbiri geniş bir ikiyüzlülüğü masum göstermez.

Biraz yakına gelelim. Ülkemizdeki egemenlerin yaptıkları işler ile söyledikleri, veya iddia ettiklerine bir bakar mısınız? Son yıllarda hangi davranışlarda bir tutarlık, bir dürüstlük gördünüz? Hafızanızı yorup da güzel başınızı ağrıtmayın. Maalesef bu tür örnekler çok ama çok azdır.

Öyle ise insanlar neden bu tür politikaları ve politikacıları onaylıyor ve seçiyor dersiniz?

Size kısa bir anımı nakledeyim. 

Son seçimlerde kendi mahallemde bir okulda sandık görevlisiydim. Çok uzun zamandır burada yaşadığım için de çok fazla tanıdığım var. Ve benim yaşadığım ilçe, hatta mahalle CHP nin kalesidir. Sokakta rasgele konuştuğunuz her yüz kişiden sekseni kesin CHP der. Diğer yirmisi ise öteki partilere dağılır. Oy vermeyecekler de bu yüzde yirmiye dahildir. Sandıkları saydığımızda sonuç yazı başlığını hatırlatıyordu. Diğer partilere oy verenlerin sayısı yüzde elliye yaklaşmıştı. Doğal olarak seçmen bu olunca seçtiklerinin de farklı olması beklenemezdi.

Çevremiz, "seni çok seviyorum, senin için ölürüm" derken, bir süre sonra bin lanet okuyanlarla dolu değil midir?

İşimize öyle geldiği için yalan söyleyip, sonra da"onlar beyaz yalan" diyerek bir de komik duruma düşmez miyiz?

Sözün özü, birisini beklemeden kendimize "sen ikiyüzlü müsün" sorusunu soralım. Tabii bu soruyu sorarken vicdanımızın şaşmaz aynasına bakıyor olalım.

Veyahut da boşverin hiç sormayalım. Böyle de çok mutluyuz.

İzmir, 14/12/2016

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli İzmirli97, “Tartışmak istemiyorum!” ifadesi bir tercihdir.(taraflı) okuduklarınızla mutlu olmanız gibi. Bunlarla beraber: 14 Haziran 1919’da, M. Kemal Paşa, Havza’da Son Osmanlı Sultanı Vahdettin’e, “Üçüncü Ordu Müfettişi, Yaver-i Hazret-i Şehriyarileri Mustafa Kemal”, olarak bir telgraf çeker. M. Kemal Paşa, “Zat-ı Şahane”, Sultan Vahdettin’e son görüşmelerini hatırlatıyor ve şöyle diyor: -“ Huzurdayken İzmir’in işgali karşısında “pek mahzun olan” kalbinizin “bu nokta-i necâta ait ilhamatı”nı, -yani ülkenin sizin öncülüğünüzde millî mukaddes bir kudretle kurtulacağına dair verdiğiniz ilhamları- şu an gibi hatırlıyorum.” Kaynak: Sivas’ta (Paşa’nın gözetiminde) yayınlanan İrade-i Milliye gazetesi (14 Eylül 1919) M. Kemal Paşa'ya göre ortada, “Hain” bir sultan yok. Dahası, M.Kemal Paşa, "Vahdettin için, "Kaçtı" demez. "Biz uzaklaştırdık" der. Meraklılarına: http://www.canmehmet.com/irade-i-milliye-gazetesinde-yazilanlar-tarihimizi-degistirir-mi.html Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 20.12.2016 15:19
Cevap :
Merhaba, Sayın Canmehmet, Elli yıldan fazladır, Osmanlı ile ilgili o kadar bilgi, belge okuyup inceledim ki sayısını unuttum. Günün ve çevrenin koşulları itibari ile söylenen, yazılan şeyler var tabii. Bunlar bazı korkakların, yarı padişah yanlılarının, korkup mücadeleden kaçmamaları içindi. Dikkat ederseniz, Cumhuriyetin ilanından bir hafta önce birkaç kişi dışında kimsenin haberi yoktu.Saygı ve selamlar...  20.12.2016 17:23
 

Değerli İzmirli97, İletişim çağında, 16.12.2016 tarihli bir yorumun cevabı (her kimden kaynaklanıyorsa!) birkaç gün sonra gelmemelidir. Bunu geçtik. Okuyan-sorgulayan bir toplum değiliz. Bu nedenle ne kendimize güvenimiz var ne de bilgilerimize. Gelişmiş toplumların en büyük özelliği, tartışarak (eksiklerini görerek) gelişmek, ilerlemektir. Siz, 'İkiyüzlü'lük konusunda bir yazı yazmışınız, biz de örnekler sergiledik. Tartışacağınıza, işi kolayına kaçarak, "Atatürk ve Devrimler"e gitmişsiniz. Konu: M.Kemal Paşa’nın Devrimleri mi ; samimiyet ve samimi olmak mıdır? Örnek: (Sabık) Sultan Vahdettin, NUTUK'ta nasıl değerlendirilmektedir, Gizli Meclis Zabıtları ile, M.Kemal Paşa'nın diğer anlatılarında nasıl? Özet: Bilgilerimize güvendiğimiz konularda yazarsak hem keyifle tartışır, hem de karşılıklı (yeni) bir şeyler öğreniriz. Olduğumuz yerde dönmeden! Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 20.12.2016 11:14
Cevap :
Kıymetli Canmehmet bey; Sanırım birbirimizi çok uzun yıllardır blok ortamından tanıyoruz. Birbirimizi iyi biliyoruz. O bakımdan özellikle aramızda bir bilgi tartışması yaratmaya da gerek yok. Zira her zihniyetin kaynak aldığı eserler farklıdır. Ben kendi kaynaklarıma güvenir, inanırım. Siz ise kendi güvendiğiniz kaynaklara. Osmanlının son dönem padişahları ve yönetimleri benim için birer utanç vesikasıdır. Atatürk ve devrimleri ise o utancı ortadan kaldıran bir güneştir. Saygı ve selamlar...  20.12.2016 13:42
 

Vallahi de en gıcık olduğum insna davranışına değinmişsiniz. Üstelik toplumsallaştırarak çok yerinde tespitler var. Dediğiniz gibi birine "sen ikiyüzlü müsün?" diye soran cevabı saflıkla kabullenirse yüzde yüze yakın kendisini kendi sorusuyla aldatmış olur. Soruyu kendimize sormalıyız. En azından bilinçli biçimde ikiyüzlü olmanın gururunu taşırız. İkiyüzlülükte niyet saklamadan öte bir kandırma amacı vardır. Nitekim verdiğiniz örnekler bu bakımdan ikiyüzlü davranışa pek bir uygundur.

Muharrem Soyek 
 18.12.2016 19:22
Cevap :
Merhaba, Yorum ve katkınız için teşekkür ederim. Saygı ve selamlar...  19.12.2016 10:39
 

Değerli İzmirli97, CHP, M.Kemal Paşa'nın kurulmasında öncülük ettiği (siyasi değil) bir devlet partisi'dir. Görünürde herkes "Atatürkçü", hatta "Kemalist"tir. Ancak, CHP, M.Kemal Paşa dönemi dahil hiçbir zaman serbest seçimle iktidara gelememiştir. Soru: "İkiyüzlü" olan kim, kimlerdir? Daha da geriye giderek, "Milli Mücadele" dönemine geçmeden! Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 16.12.2016 22:31
Cevap :
Atatürk ve devrimlerine sallayacak fırsatı yine yarattınız. Bu yeteneğinize hayranım. Tebrikler...  17.12.2016 20:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1642
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster