Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '17

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
197
 

Siz kimsiniz, siz nesiniz, siz ne istiyorsunuz?

Siz kimsiniz, siz nesiniz, siz ne istiyorsunuz?
 

Bir örnek ile başlamak istiyorum yazıma. Sonrasında siz ne anlatmak istediğimi anlayacaksınız ve belki de örnekten sonra yazacaklarım gereksiz gelecek.

Öğrencilik yıllarımızı düşünelim. Okulda matematik dersinde zor gibi görünen bir soruyu yapamadınız. Evde o sorunun çözümü için çalışmadınız, dikkatinizi veremediniz, kolaya kaçıp boş verdiniz, yada başka bir şey oldu. Öğretmen size ertesi gün konu ile ilgili bir soru sordu. Verecek cevap bulamadınız ve sınıfın ortasında size tembel dedi. Bu basit işlemi nasıl yapamazsın dedi. Birde kafanıza hafifçe vurdu. Eğer senin daha önce matematik dersinde problemleri kolayca çözebilme ile ilgili bir deneyimin, çalışman ve uğraşın yoksa sen kendini bir anda tembel, başarısız hissetmeye başlıyorsun. Ondan sonra her problem çözümünde gerildiğini hissetmeye başlıyorsun. Acaba bana soru soracak mı?  Acaba çözebilecek miyim? Acaba öğretmen bana kızacak mı?

İşte  başarısızlık korkunuz başladı. Eğer bunun farkına varıp çözemezseniz ondan sonra okul hayatınız boyunca “ben matematikte başarısızım” kodu bilinçaltınıza yerleşecek. 

Bu sadece basit bir örnek. Hayatımızın her alanında bu kaçınılmaz. Okulda, işte, aile hayatımızda, sosyal çevremizde. Ama üstesinden gelmek bazı durumlarda kolay olmasa da MÜMKÜN. Yeter ki kendinize inancınızı kaybetmeyiniz, farkında olunuz ve kendi kodunuzu kendiniz belirleyin.

Kimimiz bunu daha ağır yaşıyordur. Belki sen de bunu en ağır yaşayanlardan birisindir. Belki de yıllardır seni inandırmışlar yalnız başına üstesinden gelemeyeceğine. Hep birilerine bağımlı kalarak  “bana muhtaçsın” komutuna uyumladılar seni. Tabi ki gerçekler göz ardı edilemez. Ama işin özünde sen neye inanıyorsan onu yaşarsın. İnandığın şekilde yaşamını sürdürürsün. Bu bir kaçış da olabilir” daha fazla sorumluluk almamak için” veya bir kabul de olabilir “ben buyum, ben bu kadarım, ben yapamam”.

Hayat sizin hayatınız. Nasıl yaşamak istediğinize, başarıyı nasıl elde edeceğinize, nelerden mutlu olduğunuza, huzuru nerde bulduğunuza siz karar vermelisiniz. Farkına varmalısınız yaşamın. Geçen zamanı durdurabilecek bir güce sahip değilsiniz ama kendi hayatınız üzerinde tek söz sahibi kendiniz olup, hayatınızı değiştirme gücüne sahipsiniz. Yeter ki kendinize inanın. Baskılanmaktan, hor görülmekten, başaramamam korkusu kalıplarını yıkıp kendinizi kurtarmak elinizde.

Haydi, ne duruyorsunuz, bakın 3-5 dakika daha geçti hayatınızdan siz düşünürken. Alın şimdi zamanı geri. İmkansız. Peki durdurun zamanı. İmkansız. İstemek ve başarmak elinizde.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 446
Kayıt tarihi
: 16.02.10
 
 

Yazmak, ekmek gibi su gibi.... Ruhumun nefes alması gibi.... Hayatı tanıyabildiğim, kavrayabildiğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster