Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
53
 

Siz merkezin neresindesiniz?

Siz merkezin neresindesiniz?
 

Siz merkezin neresindesiniz?


Siz merkezin neresindesiniz? Sorumuz bu.

Hangi merkezin mi?

Siz hangi merkez diyorsanız onun.

Şu ya da bu kurumun, şu ya da bu aşiretin, şu ya da bu işin, uğraşın, şu ya da bu ailenin.

Daha da arttıralım mı?

Şu ya da bu toplum yararına çalışan kuruluşun, şu ya da bu suç örgütünün, şu ya da bu topluluğun, siyasal partinin. Ne bileyim, bildiğiniz, yakınında ya da uzağında durduğunuz başka bir merkezin…

Şimdi bu yazıyı okuyan birilerinizin “git işine kardeşim, benim ne işim olur suç örgütüyle” ya da “valla çok isterdim ama iş yoğunluğum ya da ekonomik durumum nedeniyle hiçbir toplum yararına çalışan kuruluşa katkı sağlayamıyorum” veya “birine oy veririm ama siyasi partilerle hiç işim olmaz” dediklerini işitir gibiyim.

Haklısınız.

Bu saydıklarımızın ya da başkalarının hiçbir yerinde olmamak da gerçekte bir yerde olmak aslında.

Bir yerdesiniz ve o bulunduğunuz yerden, her neyin merkezi ise konu olan, orası gözükmüyor. Öyle bir merkezin farkında olsanız da, olmasanız da hiçbir yönüyle size değmiyor.

Yani merkezin hiçbir yerinde değilsiniz. Yakınında da, uzağında da değilsiniz.

Dünya öyle geniş, “merkez” diyebileceğimiz yer sayısı o kadar çok ki. Bundan daha doğal hiçbir şey olamaz.

Bu Türkçe yazıyı okuyanlarımızın hangisi “Çin İthalatçılar Birliği’nin” yakınında bir yerde olduğunu iddia edebilir ki! Edemez. Bu çok doğal. Milliyet Blog okurları arasında yukarıda ifade edilen kuruluşla az çok, uzaktan yakından bağlantısı olan biri bulunabilir mi ki?

Ancak bu yazıyı okuyanlarımızın bir kısmı açılımı İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı olan İHH adlı insani yardım kuruluşunun sıkı bir çalışanı, kendi halinde destekçisi ya da en azından sempatizanı olduğunu ifade edebilir. Elbette yine bu kuruluşla uzaktan yakından bir ilgisinin olmadığını da söyleyebilir. Bütün bunlar da doğal. Çünkü bu merkez bizlere bundan öncekinden çok daha yakın.

Peki, bütün bunları niye yazıyorum?

Küçük de olsa bir farkındalık oluşturmak için.

Biz insanlar hem kendimizi hem de başkalarını belli bir merkeze dönük olarak konumlandırırken o yakınlık ve uzaklığı mutlaka dikkate almalıyız.

O merkezle ilgili ortaya çıkan bir hak karşılığı ödül verirken de, ortaya çıkan bir sorun nedeniyle ceza verirken de bu mesafeyi bir mühendis özeniyle hesaplamamız gerekir.

Zararlı sayılan ve bağlılarına ceza verilen merkezlerden tamamen uzaksanız size ceza gerekmez. Bundan dolayı hor görülmeniz de mümkün olmaz.

Yararlı sayılan ve bağlılarına ödül verilen merkezlerden de tamamen uzaksanız ödül alamazsınız. Bundan dolayı gülümseme bile alamazsınız.

Uzaktakilerle yakındakileri karıştırdığımız her durumda hak ihlali olur.

Hangi konuda mı?

Her konuda.


*


Merkez mi demiştim?

Takmayın canım, takılmayın.

Siz nokta deyin. Falanca insan deyin. Falanca ülke ya da zaman deyin.  Hatta benim şu an düşünemediğim başka bir şey deyin.

Zaten soyutlamıyor muyduk?

Geliştirin.

Hiç fark etmez.


12.08.2016

14:30

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 223
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 196
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster