Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '07

 
Kategori
Meslekler
Okunma Sayısı
576
 

Siz ne zaman yaşamayı düşünüyorsunuz?

Siz ne zaman yaşamayı düşünüyorsunuz?
 

Bugün neredeyse tüm günümü bilgisayar başında geçirirken aklıma şu soru geldi: "Ne yapıyorum ben?" Tamam cevap basitçe "İnternet'e giriyorsun." olabilir ama daha farklı sormuştum soruyu kafamda. Bugün internete giriyorum. Peki yarın, ya ondan sonraki gün? Belki bugünü karpuz gibi yatarak geçirdiğim için yarın pişman olacağım.

işte bir hikaye;

İşadamı balık tutmakta olan balıkçıya yaklaşır ve sorar:

-Ne yapıyorsun burada?

-Akşam yemeğinde yemek için balık tutuyorum.

-Ben senin yerinde olsam birkaç tane fazladan tutardım.

-Neden?

-Neden mi? Satmak için elbette!

-Neden onları satayım ki?

-Onları satınca daha iyi bir olta alabilirsin mesela.

-Daha iyi bir oltayla ne yapabilirim?

-Daha çok balık tutarsın.

-O kadar balığı yiyemem ki!

-Yemek için değil, satmak için. Sattıklarınla belki kendine bir tekne bile alabilirsin.

-Peki tekneyle ne yapacağım?

-Daha büyük balıklar tutup, onları daha pahalıya satabilirsin!

-Ee, sonra?

-Belki bir balık şirketi, ya da konserve balık fabrikası kurarsın.

-İyi de tüm bu dediklerin ne işime yarayacak?

-Emekli olduğunda, hiç çalışmana gerek kalmayacak. Bütün gün burada aylak aylak balık tutabileceksin!

-İyi de, ben zaten burada bütün gün aylak aylak balık tutuyorum!

Aslında hiçbirimiz istediği için doktor mühendis, mimar, avukat olmuyor. Hep daha iyi bir yaşam, daha iyi bir gelecek için bu mesleklere ulaşmaya çabalıyoruz. Siz hiç altmış yaşına gelmiş ve işe güle oynaya giden birini tanıyor musunuz? Genelde kanunen emekliliğe hak kazandıktan sonra bir gün bile durmazlar, duruyorlarsa da alıştıkları hayat standardını düşürmemek içindir.

İnsanoğlunun kanına Habil ve Kabil'den beri işlemiş olan kıskançlığın sonu yalnızca kardeşini öldürmeye değil, bazen kendini öldürmeye gidebiliyor. Hiç şehir hayatını bırakıp gitmek istemediniz mi? Hiç çocukça birşey yapmak istediğiniz zaman takım elbisenin altında ezilmediniz mi? Ya da herşeyi bırakıp, ortadan kaybolmak istemediniz mi?

Birkaç kişinin hırsı, tüm dünyayı etkileyebiliyor. Dünyadaki herkesin bu koşuşturmacada ayaklar altında ezilmemek için koşmasına, birkaç devlet başkanı, birkaç gazeteci ve birkaç ekonomistin hırsı neden olabiliyor. Sizce üçyüzyıl önce hayat böyle miydi? O zaman da ekonomik faaliyetler vardı, o zaman da insanlar zengin olup rahat yaşayabiliyordu. Ama maceraperestlerin sayısı hiç de azımsanacak ölçüde değildi. Ki benim en sevdiğim, Evliya Çelebi'dir. Bohçasını sırtına atıp dolaşmaya çıkmış bu Türkmen köylüsünün anıları milyonlar tarafından okundu, kentlerin resmi tarihlerinin yazılmasında kaynak olarak kullanıldı.
Siz başarılı avukatlar, doktorlar; üçyüzyıl sonra hanginiz hatırlanacak? Bırakın üçyüzyılı, torunlarınızın çocukları adınızı bilecek mi? Arzu ettiğimiz başarı mı yoksa sadece kendimizi tatmin etmek mi? Küçüklüğümüz belli olmasın diye mi kendimizden bahsederken ağzımızı doldura doldura konuşuyoruz?

İlkokulda sıra arkadaşımızdan daha önce okuma-yazma öğrenmek için giriştiğimiz mücadeleyle başlayan serüven, artık gücümüz hiçbir şeye yetmediğinde son buluyor ancak. Derimiz bedenimizden kayıp gitmek istermişcesine yere doğru eğildiğinde, kolarımızdaki kudret eridiğinde ve o ışığa baktığınızda yüzünüzdeki parıltılı gülümseme kaybolduğunda aklımız başımıza geliyor ve o zaman hayatın sadece o andan ibaret olduğunu anlamaya başlıyoruz. "İnsan yaşlandıkça çocuklaşır" denir ya, bir ömür boyu yapamadıklarımızı yaptığımız dönemdir o aslında.

Hayat sadece şu andan ibaret, geleceği planlayın, ama hayal etmeyin, geçmişi hatırlayın, ama özlemeyin. Yaşadığınız kadarını götüreceksiniz yanınızda, ve ben "Ne yaşadın?" diye sorulduğunda, "Daha yaşamadım ama yaşayacağım." demek istemiyorum...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 2827
Kayıt tarihi
: 21.02.07
 
 

Dünyanın bir yerinde, sizi tanıyan, takip eden, belki de sizinle aynı duyguları taşıyan insanların o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster