Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ağustos '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
148
 

Siz neyin nesisiniz?

Siz neyin nesisiniz?
 

Uzun süredir Milliyet'de blog yazmıyorum, uzun süredir de yeniden yazmayı düşünüyordum, dönüşüm kötü bir vesile ile oldu maalesef yine de merhaba diyelim öncelikle...

5 Ağustos'da Facebook denen sosyal saçmalık paylaşma mekanında şunu yazmıştım:

"10-15-20 şehit verdikten sonra bir gazla operasyon yapıp büyük paralar karşılığı alınan silahları 2-3 teröristi öldürmek için kullanan ordu ve devlet olduğu sürece işi zaten gazla çalışmak olan halkımız daha çok paylaşır Facebook'ta her şehit sonrası dönen aynı yazı yazı ve resimleri... Biz sebep sorgulamayız, sonuçtan sebep yaratır, o gazla daha beter sonuçlara zemin hazırlarız... Allah o zavallı şehitlere rahmet eylesin, siz de anlayın artık topla tüfekle bu iş bitseydi 28 yıldır çoktan biterdi..."

Beğenen oldu beğenmeyen oldu fakat bugünkü olaydan sonra daha uzun ve daha ağır şeyler yazmak istedim haliyle buradayım. Yazılanlar doğrusuyla yanlışıyla benim görüşlerimdir. Okursunuz, beğenirsiniz, beğenmezsiniz, kızarsınız, desteklersiniz, ağır gelir, az bile gelir kim ne derse, ne düşünürse düşünsün Kasımpaşa modundayım haberiniz olsun.

Yıllardır şehitler verdik, siviller öldü hepsine Allah rahmet eylesin. Bunlar oldukça da devlet ve millet olarak hemen ayağa kaltık, fakat birkaç gün sonra neden ayağa kalktığımızı bile unutup oturduk sonraki olaya kadar. Sosyal medya denen geyik çıktıktan, saçma sapan bir sanatçının hava ile ilgili ettiği iki kelime bile binlerce defa tivitlenmeye başladıktan sonra da oturup kalkmalar bu mecralara kaydı haliyle ve burada da aynı rutini görmeye başladık. Her terör olayı sonrası değişen siyah bantlı profil fotoğrafları, anti PKK, anti BDP ve anti terör paylaşımları hatta küfürler, hakaretler vesaire. Bunlar olayın gazıyla olsa da çoğunlukla iyi şeyler lafım yok fakat bu durumdan bile yararlanıp saçma sapan ve çoğunlukla yalan, hakaret veya sözde yüceltme amaçlı fakat aslında küçük düşürücü saçmalıkları ortaya atıp "bakalım kaç kişi paylaşacak" sözüyle bitirerek o paylaşma sayısı ile kendini tatmin eden, oturduğu yerde o rakamla orgazm olan bir odun sürüsü var ki onlaraydı yukarıdaki lafım büyük ölçüde. Genelde anın gazı ve agresifliği ile ayağa kalkılıp birkaç slogan, paylaşım, küfür kıyamet her ne kadar "halk ayağa kalktı, vatan millet sakarya" izlenimği yaratsa da şu ana kadar bize bir faydasının olmadığı da açık çünkü insanımız artık saldırı sonrası malum şahıs ve kurumlara küfür etmektense artık konu üzerine aklı selim ile kafa yormalı, gereken mecraları da bu duruma adam gibi kafa yormaya teşvik etmeli, zorlamalıdır. Zira tek tehlike bu silahlı eylemler değil ve silahlı karşılık ile bu sorunu da çözemeyeceğiz.

Bu son cümlem yanlış anlaşılmasın, kürtlere hakları verilsin, etnik azınlıkğa sahip çıkılsın gibi zırvalıklar sayacak değilim. Fakat her silahlı PKK saldırısı sonrası "askerler teröristleri sıkıştırdı", "büyük çatışmalarda 3 PKK'lı öldürüldü", "telsiz konuşmaları PKK'nın durumunun vehametini gösterdi" gibi başlıklar görmelten de bıktım arkadaşım. 8 kişi ölmüş, 70 yaralı ki bir kısmında hayati tehlike mevcut hani bu adamlar iki gün önce korkmuşlardı, kaçacak yer arıyorlardı, dağılmışlardı, keklik gibi avlanıyorlardı? Bu kadar can ve mal kaybından sonra gaz alma amaçlı operasyonlardan ve birişe yaramadığı açık bu operasyonların abartılı haberlerinden ben bıktım siz bıkmadınız.

Bu "büyük operasyonlarda" harcanan cephane, kullanılan silahlar, cephane, mühimmat bu ülkenin parasıyla alınıyor, milyon dolarlık helikopterler beş para etmez onlarca adamdan sadece 2-3 tanesini öldürmek için kalkıp iniyor biz de sevinçle alkış tutuyoruz bir halt olmuş gibi. Sen 2-3 tanesini öldürürken 12-13 tanesi tekrar çıkıyor o dağa ki senin öldürdüklerinin çoğu zaten zincirin son halkası, harcanabilir adamlar. Ne geçiyor elimize? Bir sonraki olaya kadar öldürülen birkaç teröristin yarattığı "post ejaculation syndrome" rahatlığı ve saflığı, teröre karşı kaybedilen para ve hayatların karşılığı bu birkaç günlük veya haftalık safça birrahatlama durumu.

Terröristler karakollara çevre köylerden gelerek saldırdı diyoruz, peki buteröristler bu çevre köylere nasıl geldi? Buralarda nasıl barındı? Buraların halkı neden bunlara izin verdi veya göz yumdu? Cevaplar farklı olabilir, korktular, onları destekleyen hainlerdiler, kandırıldılar vesaire... Bir milletin kolluk güçleri kendi vatandaşının, kendi evinde, kendi köyünde teröristler tarafından korkutularak manipule edilmesine veya zorla istediklerini yaptırmaya zorlanmasına izin veriyorsa; bir milletin yöneticileri kendi halkının bu ülkeye bağlılığını sağlayamıyor, gidip başkalarına sapılmasına sebep oluyorsa; bir devlet halkını yeteri kadar eğitemiyor, bilinölendiremiyor üç beş çapulcu tarafından kandırılmasına sebep oluyorsa o köylerden gelen teröristleri saldırı sonrası cehennemin dibine kadar da kovalasa ne bir işe yarar ne o köylerden gelenlerin ardı arkası kesilir.

Bölge insanının feodal, töresel zihniyetini kıramadan, sosyal, eğitim ve ekonomik sorunlarını çözmeden istedikleri kadar kürtçe kursu açtırın,kürtçe kanal açın bu millete, devlete bağlılıklarını nasıl sağlayacaksınız? BDP'liler o şereften yoksun teröristlerle buluşurken yanların 70'lik nineler var, küçük çocuklar var, bunlar sizce gönüllü mü takıldılar aynı oranda şereften yoksun vekil şahışların peşine? Buna sebep olan korkuyu, cehaleti ortadan kaldırmadan nasıl kurtulacaksınız o yol kesme süsü altındaki aleni buluşmalardan?

Son zamanlarda kaçırma olayları da arttı malum, biri AKP'nin biri CHP'nin admı 2 kişi kaçırılıyor, biri serbest kalınca BDP'ye katılıyor, biri BDP ve PKK çığırtkanlığı yapıyor onları detekleyeceğini söylüyor, "neredeyse okeye dördüncü gittim yahu kaçırılma yok" diyecek konuma greliyor. Bu korkutma, şantaj, tehditle mi olyor, beyin yıkamayla mı oluyor, ne haltla oluyorsa saldırı sonrası operasyon yerine bu adamların alıkoyulmasını engelleyemiyorsan bunlar olmaya devam edecek ve halkı korkutarak, sindirerek tarafına çekenler bu yeni strateji ile devlet yönetimindekileri bile sindirmeye çalışacak belli ki. Bunu engellemek için ne yapacaksınız?

Oy kullandığım bütün genel seçimlerde oyumu AKP'ye verdim, sonraki seçim de verir miyim? Muhtemelen, kötünün iyisi durumundalar zira. Fakat genelde politikasını doğru bulsamda bu konuda Başbakan'a doğrudan bir sorum var. Bugüne kadar her terör saldırısı sonrası "onları dışarıdan destekleyenleri de biliyoruz, hesabını gerekirse sorarız" gibi iddialı laflar etti tamam fakat bunları ne zaman uygulamaya koymaya cesaret veya zahmet edecek? Gökdelenlerimize(!) Boeingler girdiği zaman mı?

Yine haberlerde izlemekteyim ki terörist eylem sonrası askerimiz operasyon yapmış terörist öldürmüş falan... Sonraki operasyon öncesi kaç kişi ölecek bi onu deyiverin bana... Operasyon yapacaksanız da eylem beklemeyin bari yemiyorum artık bu ayakları ben...

Son olarak bu olayın gazı ile ilk kez ben de bir iki söz savurmak isterim... PKK'lı PKK'sız teröristler, BDP'liler ve onların yalakaları; hepiniz o... çocuklarısınız, sizin yüzünüzden canından, cananından olan insanlar bu vatanın evlatları da, onları sizin gibi şereften muaflardan koruyamayan, kurtaramayanlar neyin nesi henüz karar veremedim...

Hadi hayırlı geceler...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 853
Kayıt tarihi
: 17.03.09
 
 

Yaklaşık 3 yıldır teknoloji sektöründe çalışmaktayım. Basketbol, bilişim teknolojileri, teoloji, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster