Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '20

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
157
 

Siz Olsanız Yazar mıydınız?

Burası kimin?

Burada yazıyor olmak, lafın gelişi “benim” demeyi gerektirse de,  şu temel gerçeği yansıtmaz:

Biz burada birer konuk konumundayız. Kuşkusuz, konuk konukluğunu bilmeli, bulunduğu yerin kurallarına uymalı.

Blog’da bir fırsat, sözgelimi yazma, “güvenirlik üyelik” verildiği gibi geri de alınır.

Niye yazmıyorum?

Bügüne kadar burada bu sorunun yanıtını doğrudan vermedim.

Buna gerek yoktu da…

*****

Blog’da kategori olarak “Gündelik Yaşamı” seçtim ama değişik konularda, türlerde yazdım.

İlk yazım, 12 Kasım 2008’de yayımlandı:

“Milli duruş”ta standart eksikliği

Yazıda, Milano Havaalanı’ndan eve gidene kadarki gözlemlerimi kısaca ele almıştım.

milliyet.com.tr'de yazma önerisini kabul ettikten sonra ağırlıklığı, futbol üzerine yazılarım aldı.

ilk yazım 08.06. 2012’de yayımlandı:

EURO 2012’de  yokuz; yerimize Cüneyt Çakır var!

Zaman içinde beğen de oldu, beğenmeyen de…

“Seni buradan attıracağız." yollu tehditleri (!) ülkemin genel havasına uygun gördüğüm için yadırgamadım.

Bilinir ki geçmişte olağan sayılan, yerinde bulunan yazılar, günün birinde ortamın, buna bağlı olarak koşulların değişmesi ya da yazılar konusunda karar verme yetkisi bulunanların farklı düşünmesi, değişmesi durumunda “sakıncalı” sayılabilir.

Sonra?

19 Temmuz 2017’de yayımlanan, Alaçatı’daki “meşhur olay” üzerine kurduğum bir yazıyla milliyet.com.tr'de yazma serüvenim bitti.

Fatih Terim, “Var”larla Nereye Koşuyor? başlıklı yayımlandıktan kısa bir süre sonra, “Görüş Açısı” adını verdiğim “köşe” iptal edildi.

Bende sadece, boş http://milliyet.com.tr/turgut-celik adresi kaldı.

“Köşem” iptal edildiği, ama “Blog”um kaldı.

(milliyet.com.tr'de de yazma fırsatı verilenlerin  yazıları Blog’da da yer alıyor.)

“Yazılarına Milliyet Blog’da yazmaya devam edebilirsiniz.”  denmesini bir “lütuf” gördüğüm için o günden sonra bilmeyene hiçbir şey anlatmayan iki yazı dışında yazmadım.

*****

Her şeyin bir sonu vardır. Bu “son”u ya biz hazırlarız ya karar vericiler.

Yazma fırsatına son verilmesini normal görsem de, “köşe”min iptal edilmesini, doğrusu garipsedim!   Çünkü  Bugün Milliyet’in web sayfasında, bırakın öbür dalları, “spor” bölümüne girildiğinde (https://www.milliyet.com.tr/skorer/yazarlar/ ) gazetede ya da sadece milliyet.com.tr'de daha önce yazan, ama bugün şu ya da bu nedenle yazmayanların köşeleri/ yazıları  duruyor.

Benim “Köşe”min, dolayısıyla yazılarımın kaldırılmasının demek ki farklı bir anlamı var/mış!

“Blog”umun “iskeleti” kalırken, o yılın temmuz ayında yazığım kimi yazılar da buharlaştı.

(Futbolda Fenerbahçe için “kırmızı çizgiler” olarak gördüğüm, 3 Temmuz, 12 Mayıs, 04 Nisan, benim için unutulmayacak, üzerinde yeri geldiğinde yazılar yazılacak tarihlerdir. Başka yerlerin dışında, keyfim yerine geldiğinde, https://turgutcelik.blogspot.com ‘da futbol üzerine yazıyorum.)

*****

Blog’da yazar mıyım, yazmaz mıyız?

Uzun süredir yazmadığıma göre, “pratik”te “yazmama”nın işaretidir şimdilik bu!

Futbol üzerine yazmak, “şimdilik”in dışındadır.

Yani?

Dün olan, bugün şu ya da bu nedenle olmayanların adları “yazarlar” listesinde olmasına rağmen, benim “Görüş Açısı” köşem ve dolayısıyla yazılarım olmadığına göre, Blog’da futbol üzerine yazmam kesinlikle söz konusu olamaz.

Özellikle uzmanlık alanımla ilgili yazdığım, kimileri “Blog” kategorisinde yer alan, günlük, haftalık, aylık okunma sayıları bakımdan ilk sıralarda olan, kimileri bir milyon okunmaya ulaşan yazılarım, yazmasam bile benim burada kalmamı sağladı, sağlıyor.

O yazılardan birkaç örnek mi?

Gün, ay, yön adları nasıl yazılır?

“ki”nin bitişik mi, ayrı mı yazılacağını nasıl anlarız?

“de”nin ayrı mı, bitişik mi yazılacağını nasıl anlarız?

“Ka” mı, “ke” mi?

*****

Merak edenlere şunu sormak isterim:

Siz benim yerimde olsanız futbol üzerine yazar mıydınız?







 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazmanın nedeni yok, koşulu da.Yazmak istiyorsanız yazarsınız.Ben kendim için yazıyorum, hoşuma gidiyor, okunmasa bile.En çok okunanlarda sürekli varsınız.

Kerim Korkut 
 17.05.2020 11:52
Cevap :
Doğru, isteyen yazar isteyen yazmaz. Koşulları, kuralları kendi koyar, yazar da yazar. Zaten ben de futbolla ilgili “koşul”u, açıkladığımız nedene bağlayarak koydum. Soru içeren, okuyana yönelik başlığı koyarken, yazıdan da anlaşılacağı üzere, yazılarıma milliyet.com.tr'de yer verilmemesi değil üzerinde durduğum, “köşem”im iptalidir. Yani yazılarınıza son verdik demek olan yazı girişini kapatma, normaldir. Garipsedim, bunun örneğini göremediğimdir. Yazılara yer yok, ama “köşe”, dolayısıyla yazılar kalsına örnekler ortada. Futbol dışında hele bir örnek var ki, yazıların durması örneği, kimilerin “casus”, “hain” dediği bir gazeteci ve yazarın yazılarına dokunulmaması. Saygılar, selamlar.  18.05.2020 16:08
 

Turgut bey merhaba, YAYIN İLKELERİ veya PRENSİPLERİ maddeler halinde yazılıp duyurulsa en azından uymayan yazıları yayına vermeyiz, emek verip yazdığımız reel bloklarımızın red edilmesi demoralize ettiğinden insan yazmaya uzaklaşıyor. Selamlar

Kadri KANPAK 
 16.05.2020 20:36
Cevap :
Yazımda da belirttiğimi gibi, farklı editörler, ortamın ve koşulların değişmesi, yazı konularına bakışı da etkiliyor. Bunları normal karşılamak gerekir. Öteden beri, “güvenir üyelik” bana da verildiğinde, yazıların yayımlanmadan önce denetimden geçmesi gerektiğini savundum, şimdi de yanı düşüncedeyim. Şunu da önceki cümleye bağlayarak söyleyeyim: Her zaman tutarlık aramak olmuyor. Reddedilen bir yazının aynısı yayıma alınsın diye “tıkla”nınca, yayımlandığı da oluyor. Zaman zaman eski yazıların yayımdan kaldırılmasının da kuşkusuz bir nedeni olmalı. Yazanın dışında yazıların sorumluluğunu taşıyanlar da oluyor. Ben özgürüm, istediğimi yazarım demek olmaz. O zaman kendinize bir "blog" açar, orada yazarsınız. Benim bir "blog"um var. Kendimi denetimden geçirerek yazıyorum. Kısacası duruma göre neyin, hangi cümlenin sakıncılı olduğunu biz sezmeliyiz. Saygılar, selamlar.  18.05.2020 11:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2459
Toplam yorum
: 2830
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2207
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

İspir, hem doğum yerim, hem memleketim. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Dil ve Tarih-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster