Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
384
 

Sizce de, bence mi?

Sizce de, bence mi?
 

Arada bir, gerçek olalım, somut, elle tutulur, gözle görülür. Uzaklaşmadan birbirimizden, düşten sıyrılıp yanıbaşına konalım birbirimizin. Anlayalım ama önce dinleyelim, sözünü kesmeyelim dinlerken karşımızdakini, kendimizden bile uzak hayallerin diliyle. Hani “laf dediğin aslında gözle dinlenir, buna mukabil laf; aslında göze verilirmiş” desturunca, gerekirse dik bakalım adamın yüzüne, ama göz göze konuşalım, arada bir gerçek olalım.

Bekliyorum, gelmiyorsun !

Ne hayaller büyütüyorum oysa.

Hayaller getirir mi seni?

Beklemeler öldürür mü beni?

Ölsem gelir misin!

Öleyim mi!

İnsan olarak hepimiz bilerek yahut bilmeyerek, dualarımız/ taleplerimiz vesilesiyle hayatımızı şekillendiriyoruz. Dua/talep temelli isteklerimizi, bilginin ve sonrasında bilmenin gayreti eşliğinde, irademizin yönlendirmesi ile inşa ediyoruz. Akabinde dualarımızın/taleplerimizin karşılığı da, hak etmişlik şeklinde arz olunmaktadır. Nerden yada kimden arz olunmaktadır? diye sorulacak olursa; cevabını isteyen yaşam felsefesine göre, isteyen inanç merkezli versin; yani kişinin kendisinden kendisine arz, hayattan kişiye arz, yada Rahmeti sonsuzdan kula arz, şeklinde değerlendirilebilir.

“Yarim bir bilmecedir! Çözdüm zannettirir hep beni. Her yerde yar, hiçbir yerde ben”

Arada bir gerçek olalım; Bilmeden konuşmayalım, tanımadan sahiplenmeyelim, inanmadan inandırma gayreti içinde olmayalım. Zira; Bilgi düşünmektir, yer yer düşten sıyrılmak. Ve bilgi fark etmektir, farketmekse sorumlu olmak, sorumluluksa müdahil olmanın ilk adımıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan yaşadıkça ne gerçek ne yalan kim samimi kim değil öğreniyor. Evet elbette yanılgılar oluyor ama gözlerinden kelimelerinden anlıyorsun gerçek olanı. İnandırma gayreti diyorsun ya bu çok önemli işte. Dünya o kadar yalan üzerine kurulu ki; kimi doğruyu söyleyip de, dünyanın yalanın bilincinde olduğu için inandırma gayreti içine giriyor kimi de yalana boğazına kadar batmışken yeminlerle yalanını gerçek yapma gayretine giriyor. Kalbe güvenmeli sahici olanı bulmak için. Başka pusulamız var mı ki?

Fulya 
 26.07.2007 17:56
Cevap :
Evet, söylediklerine katılıyorum. maalesef, inandığı gibi yaşamayanlar, bir müddet sonra yaşadığı gibi inanmaya başlıyorlar. herşeyi reklam malzemesi yaparak pazarlayabilir insan isterse şayet, yada erdem ve fazilet değerlerinden yoksunsa herşey beklenebilirde. Lakin hiçkimse yoktur ki vicdanın reklamını yapsında pazarlasın! Vicdanı kontrolör makamında tuttuğumuz vakit; öyle herşeyi gelişigüzel yapamayacağız elbette. Ama şu husuta haklısın ; kalbe güvenmeli elbette, çünkü kişi nasıl konuşursa, aynı şekilde dinlenir. Kısaca insan inanamadığı bir şeyi ifade ediyorsa, karşısındakini asla inandıramaz. Pusulamızın şaşmaması dileğiyle, sevgiyle  26.07.2007 18:34
 

yüreğin ve aklın demlenmiş haliyle sunmalı kendimizi diye düşünüyorum. sadece yürek ve sadece akıl ağır, taşınamaz, anlaşılamaz kalabilir belki...ne düşleri ezmeli gerçeğin ağırlığında, ne de gerçeğin düşlerde kaybolmasına izin vermeli...

beenmaya 
 26.07.2007 14:56
Cevap :
amenna. ztaen bu yüzden aradabir gerçeklikten bahse girdik, hani hayat gibi, tatlı ve sert bir arad, iniş ve yokuş bir arad gibi, hepsinden kıvamında, zıtlıkta ahengi yada dengeyi sağlama. teşekkür ederim. başarı ile  26.07.2007 15:12
 

gerçek olmak o kadar da kolay değil. Herkes kendine göre gerçek.Aslında ne kadar göz göze konuşsak da mertlik herkese göre değil.(bu arada yazınızı ilk okuyan benmişim:)

Ebru Vatan Arda 
 26.07.2007 12:46
Cevap :
İfadelerinize "mevcut yaşam" başlığı altında birebir katılıyorum. Bu durumu farkeden bir arkadaşında yırumunu burada görmek sevindirici bir hal şahsım adına. zaten bu yazının maksadı da; "biz böyle değildik" serzenişini ortaya koymaktır. Olması gerekene işaret etmektir bir yerde. Bu sebepten, parmağın kendisiyle meşgul olmayı bırakıp, parmağın işaret ettiği nokta üzerine yoğunlaşmamız gerekir kanaatindeyim. Herkesin gerçekliğinin beslendiği ve dayandığı tek bir gerçek vardır illaki, orada buluşmak gayret ve temennisi ile. Bir şairin dediği gibi " nedir bu kavga telaş/ hele gel biraz yanaş/olmuyor ki sevgisiz./ adem ile Havvadan/ ta ki kalu beladan/ biz gardaş değil miyiz." sevgiyle kalınız  26.07.2007 13:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 50
Toplam yorum
: 121
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 593
Kayıt tarihi
: 20.03.07
 
 

  Yıldız yüklü gecelerde Üşüyerek beklerim. Canım tellere takılır, Ellerimde yüreğim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster