Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '11

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
554
 

Sizin bakış açınız hangisi?

Sizin bakış açınız hangisi?
 

bakış açısı


Seminerlerimde çok kullandığım bir örnek vardır: 

Kayınvalide ve üç gelinine ait bir öyküdür bu. 

Şehir dışında yaşayan kayınvalide, birer gün oğullarının evinde kalmak üzere gelir. İlk gün onu büyük oğlu karşılar, evden içeri girdiklerinde gelin güzel bir sofra hazırlamıştır. Keyifli bir akşam geçirilir ve yatılır. 

Sabah gelini ve oğlunun işe gitmesinin ardından kayınvalide mutfağa girer ve bütün gün boyunca yemekler yapar. Akşam olup da gelin içeri girdiğinde, kayınvalidesi mutfakta görür ve suratı asılır. Kayınvalide akşam yemeğe kalmaz, oğlu onu bir küçük kardeşin evine götürür.. 

İkinci oğlunun evinde kayınvalideyi yine güzel bir sofra beklemektedir. Keyifli bir akşam geçirilir, hasret giderilir ve sonra yatılır. 

Sabah gelini ve oğlunun işe gitmesinin ardından kayınvalide yine mutfağa girer ve bir önceki gün yaptığı yemekleri burada da yapar. Akşam olup da gelin içeri girdiğinde, kayınvalidesini mutfakta görür, gülümser. Bir yandan sohbete devam ederlerken gelin ocağın başına gider ve henüz dumanı tüten tencerelerin kapaklarını kaldırmaya başlar. Tekrar kayınvalidesine döndüğünde suratı asıktır. Biraz sonra kocası gelir, kayınvalide en küçük oğlunun evine gitmek üzere yine yola çıkar. 

Küçük oğlunun evinde kayınvalide yine gerektiğince ağırlanır, keyifli bir akşam geçirilir, hasret giderilir, sohbet edilir ve sonra yatılır. 

Sabah gelini ve oğlunun işe gitmesinin ardından, tahmin edeceğiniz gibi kayınvalide mutfağa girer ve yine iki gündür yaptığı yemekleri yapmaya başlar. Akşam olup da gelin içeri girdiğinde, kayınvalidesini mutfakta görür, gülümser. Bir yandan sohbete devam ederken bir yandan da ocağın başına gider ve henüz dumanı tüten tencerelerin kapaklarını kaldırmaya başlar. Tekrar kayınvalidesine döndüğünde, hala gülümsemektedir. Birlikte sofrayı hazırlarlar. Keyifli bir akşam yemeği ardından küçük oğlu annesini havaalanına bırakır. 

Bu hikaye burada biter gibi görünse de muhtemelen sizin de fark ettiğiniz gibi, asıl hikaye gelinlerin bilinçaltındaki kayıtlara göre verdikleri tepkilerin içinde gizli. 

Kayınvalide aynı kayınvalide, her evde sergilediği davranışlar ve hatta pişirdiği yemekler bile aynıyken nasıl oldu da üç gelin farklı tepki verdi? 

İlk gelin, içeri girdiğinde “benim mutfağımda!!!” “benim alanımda!!!” bakış açısından gözlemlediğinden, ne yapıldığına, neden yapıldığına odaklanmaktan uzak kaldı. 

İkinci gelin için “benim alanım” kısmı nispeten duygu düşünce ve davranışları olumsuz tetikleyecek bir güce sahip değildi ama o da tencere kapaklarını kaldırınca dağıldı. Muhtemelen ya kendisinin çok iyi yapamadığı ya da onun sevmediği ama kocasının çok sevdiği bir yemek pişirilmişti. Onun bakış açısına göre kayınvalidesi ya yeterlilik ya da değerlilik alanlarında bilmeden bilinçaltı kodlarına meydan okumuştu. 

Peki ya üçüncü gelin? Alanın gerçek sahibinin kendisi olduğunu biliyor ama geçici süre hakimiyetini kayınvalidesine bırakmaktan rahatsız olmuş görünmüyordu. Yemek belki onun da daha önce iyi yapamadığı ya da çok da sevmediği bir yemekti ama yapamadığı için yetersiz, sevmediği yemek servis edileceği için değersiz hissetmemişti. Kısaca hakimiyet ve özgüven konusunda etkilenmemişti. Hatta muhtemelen, işten yorgun argın geldiği bir günün akşamında hazır yemek ve kurulu sofra bulmanın keyfini yaşayabilmişti. 

Hayata ve onun getirdiklerine verdiğimiz tepkiler de genelde böyle. Aynı olayı tamamen farklı algılamamızın altında, bilinçaltımızdaki kayıtlar var. 

O anki etkiye yine anlık bir tepki geliştirdiğimizi sansak da aslında tamamen depomuzda biriktirdiğimiz öğrenilmişlikler, paradigmalar, önyargılar ve beklentilerle karşılık veriyoruz. 

Kayınvalideyi değiştiremeyeceğimiz gibi, çevremizdeki çoğu kişi ve onların etkilerini de değiştirmemiz her zaman mümkün olmayacak. O halde hayatı kendimiz için daha kolaylaştırmak için kendi tepkilerimizin ardındaki dinamikleri gözden geçirip dönüştürmek daha akıllıca değil mi;) 

Bakış açısı değiştiğinde, algı da değişiyor. 

Yukarıdaki resim tam da bunun için uygun örnek: 

Yakından baktığınızda soldaki resim kızgın, sağdaki sakin bir ifadeye sahip. Uzaklaştığınızda ise tam tersi. 

Bazen yakından veya uzaktan bakmamıza göre, algılarımıza yansıyanlar değişiyor işte, kabul edelim. Olaylara doğru mesafeden ve açıdan bakabilme yetimizi geliştirebilmemiz dileğiyle… 

 

Müjde Özdemir 

www.bilincaltiterapisi.com 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar...Öncelikle aramıza hoş geldiniz...Şu an keşke mümkün olabilseydi de size bir bardak çay ikram edebilseydim. :-)))Yukarıdaki blogunuzla ilgili olarak; vaktiyle gelin idim, şimdi ise kayınvalide...Yeni gelin iken ve sonrasında da, kayınvalidemin negatif tepkilerine maruz kaldığım zamanlarda ve her daim şöyle düşündüm: "aramızda iki kuşak fark var. (ben ondokuz yaşındaydım, kayınvalidem 65 yaşında) Aramızdaki iki kuşak yaş farkını hiç unutmadım ve o ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin haklıdır, çünkü çok sevdiğim eşimin annesidir. Eşimi o dünyaya getirmiştir, o büyütmüştür. O olmasaydı ne eşim, ne de şu andaki mutluluğumuz olurdu...Bu düşüncemin verdiği ruhsal rahatlıkla herhangi bir polemiğe zemin hazırlamadım. Ve dört gelinin içinde en çok beni sevdiğini her fırsatta hissettirir ve dualarında dile getirirdi...Düşündürücü öyküleriniz ders alınacak nitelikteydi...Selam ve sevgilerle...

Yurdagül Alkan 
 08.09.2011 23:28
Cevap :
Bir gün içeriz belki karşılıklı çayımızı belli mi olur:) Ne güzel yorumlamışsınız rolünüzü. Önce gelin sonra kayınvalide oluşunuz arasındaki geçişi ve sizden yansıyanlara göre karşı taraftan alınan tepkiyi. Güzel paylaşımlarımız olsun. Sevgiler, Müjde  09.09.2011 1:57
 

Rahmetli kayınvalidem ile çok güzel bir ilişkimiz vardı. Ben hep şöyle düşünerek davrandım ' Kayınvalidemin söylediği sözü annem söyleseydi, ne yapardım? '. Ve tavrımı hep buna göre ayarladım:-) Doğrusu güzel bir formüldü bana göre:-) Hoş bir aktarımdı. Sevgilerimle...

Tülin Aksoy 
 08.09.2011 16:35
Cevap :
Tülin Hanım, Bilinçaltı çalışmalarında bu örneği danışanlarıma veriyorum:) "Bunu anneniz söyleseydi/yapsaydı tepkiniz ne olurdu?" harikasınız:)  08.09.2011 17:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 903
Kayıt tarihi
: 03.09.11
 
 

1969 yılında İstanbul'da doğdum. Şişli Terakki Lisesi'nin ardından, İstanbul Üniversitesi Turizm ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster