Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '06

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
2273
 

Şizofren mi cinci mi?

Şizofren mi cinci mi?
 

Bildiğiniz gibi şizofrenide en büyük özellik olmayan bir şeyi varmış gibi görmektir. İnsanlar da bilinmeyen bir nedenle şizofrenleri deli zannedip köşe bucak kaçarlar. Düşünüyorum da, çoğumuz öyle değil miyiz zaten? İçime doğdu, hissediyorum, yok kesin beni seviyor, vb... Onların bizden tek farkı bunu somut olarak karşılarında görmeleridir. Siz hoşlandığınız biriyle sezgilerinize dayanarak evlilik hayali bile kurabilirken onlar düğün yapar ve sizi de çağırır, hepsi bu.

Bazı kişiler de vardır ki, sezgilerinin mutlak doğruluğuna inanan. Bu kişiler karşımıza efendi, medyum, falcı vb. gibi sıfatlarla çıkarlar. Suya bakar, sana geleceğini anlatırlar. Rüya görür, o günlerini ona göre geçirirler. Yalnız sakın ola ki astrologlar alınmasın üzerine bu yazımda. Çünkü astrolojinin bilimselliğine inanan biri olarak bu konunun tamamen dışında tutuyorum onları.

"Akıl Oyunları" filmini çoğunuz bilirsiniz. Filmdeki baş karakter kendini gizli bir ajan tarafından göreve çağırılmış biri zanneder. Devlet tarafından çok önemli bir şifreyi çözmesi için görev verilmiş bir matematik dahisi. Bir matematik dahisi olduğu doğrudur. Zaten filmin künyesini bilenler, bu filmin Nobel ödüllü bir profesörün hayatından esinlenilerek çekildiğini bilir. Üniversite yıllarında bir oda arkadaşı vardır. Daha sonra bu arkadaşının kız kardeşi çıkar piyasaya. Tabii daha sonra ortaya çıkıp hayatını altüst eden gizli ajan. Ve bu üç kişi her zaman çevresindedir. Hatta bir anne olarak en çok etkilendiğim sahnelerden biri de bebeği küvetteyken arkadaşına emanet ettiği andır. Küvete su dolmaktadır ve John arkadaşının bebeğine göz kulak olmasının verdiği rahatlıkla banyoda başka bir işle uğraşmaktadır. Birden bebeğin annesi bir panikle bebeği alır. Çünkü bebek suya gömülmüştür. Buna sebepse orada John ve bebekten başka kimsenin olmamasıdır! Öyle bir arkadaş yoktur, gizli bir ajan yoktur, kızkardeş filan da yoktur.Bu gerçeği John'un anlaması uzun zaman alır. Yıllarca kabul etmek istemez. Ama birgün farkeder ki küçük kız hiç büyümüyor, kimse üstünü değiştirmiyor. O zaman kendisinin imajine ettiğini anlar herşeyi...

Ya, kaç senelik bir filmi ne diye anlatıyorsun ki, dediğinizi duyar gibiyim. Benim bilmek istediğim bir şey var aslında. John Nash 'in kendinden emin olduğu gibi, etrafımızda da baktığı faldan, baktırdığı faldan emin nice kimseler var. Cinleri olduğunu söyleyen, altıncı hissi kuvvetli olan, telepati yeteneğinin yüksek olduğunu iddia eden,vs.vs... Hele bir de bir kaç şeyi bildiyse onlara olan inancımız dehşet boyutlara gelebiliyor. Ben kimseye hasta ya da dolandırıcı demek istemiyorum ama, geçenlerde bir arkadaşıma fal baktırdık laf olsun diye. Falcı, arkadaşıma senin annenin psikolojik sorunları var dedi. Oysa arkadaşımın annesi öleli onbeş yılı geçmişti. Ama aynı falcı, kimsenin bilemediği şeyleri de söylüyordu. Bizim de inanın çok kafamız karıştı ve yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan mantığı işlemeye başladı. Olduğuna ve olacağına kesin gözüyle bakan, size tavsiyeler veren bu kişiler, bizim göremediğimiz varlıklarla arkadaş olan bu kişiler sağlıklı mı, sağlıklıysa şizofreni nedir? Gerçekten cinler bize görünür mü, eğer görünüyorsa şizofreni teşhisi almış bir kişinin başına cinlerin musallat olmadığı ne malum? Yani ya bütün bu kişiler şizoid bozukluklar taşıyor, ya da bütün şizofrenler aslında üçüncü gözü açık kişiler. Bu yazımı bir psikiyatrist ya da bu konuda derin bilgi ve deneyimi olan biri okursa lütfen beni aydınlatsın. Sezgi gücü, telepati, cinler ve şizofreni... Ben işin içinden çıkamadım, çıkabilene aşkolsun.




http://biryardimeli.bz.tc

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gece uykum kacmis blogculari ziyaret birazda benim homesickness hastaligima care buyazilar o ne birden akilli uslu tatli bir kizin yazdiklarina takildim. Tarot fal vs hatta astrolojinin bilim dali oldugu iddiasi .... Hele bir psikiyatr hekiminin dogru yonde yonlerdirmesi gereken yolda sizofreni... Tum bunlarin tatli bir hoby yazisindan ote olmadigi dusuncesiyle esen kaliniz.

Newyorker 
 12.12.2006 10:41
Cevap :
Teşekkürler, sevgiler...  12.12.2006 12:18
 

tarot yorumcuları da alınmadı..hem biliyoruz seninde super fal baktığını canım:)) yılbaşında ben sana anlatırım şekerim sezgiyi ve telepatiyi..ama cinler periler konusundan hiç anlamam.. şizofreni ayrı bir dal..ama son derece zeki ve sezgileri güçlü oldukları kesin..karıştırmamak lazım ama sen güzel bir ayrım yapmışsın meloşcum..eline sağlık:)) sucuk

Su Karakuş 
 11.12.2006 19:16
Cevap :
:))))) Ne falı yahu! Ben bugüne bugün başarılı bir tarot yorumcusuyum değil mi ama :))) Yok yahu, ne anlarım öyle şeylerden. Bu arada tarotun gizemine inandığım için aklımdan onun fal olduğu bile geçmedi, ondan yazmadım oraya. Bu arada şu yılbaşı hakkındaki söylemlerin yüzünden şu anda havalardayım, klavyeye tepeden uzanıyorum. Sevgiler...  11.12.2006 19:27
 

Merhabalar. İnsan beyninin bizim henüz bilmediğimiz bir çok geliştirilebilir özelliği olduğuna inanıyorum. Ancak şizofreniklerin ortak özelliği sosyal yeteneklerinin sınırlı olmasıdır. Yani bu kişiler bir şeyler gördüklerini sansalar bile bundan para kazanmaya çalışmazlar. Bu nedenle medyum, falcı diye tabir edilen kişiler insanların duygularını sömüren dolandırıcılardır. Şunu da eklemek isterim ki; psikotik bozukluğu olan biriyle uzun süre birlikte olanlarda, paylaşılmış psikotik bozukluk olarak tanımlanan bir durum oluşabilir. Yine de eğlence amacıyla; 'Fala inanma, falsız da kalma' diyebilirim sizin için. Saygılarımla.

Bird of Poem 
 09.12.2006 10:56
Cevap :
:) Teşekkürler, sevgiler...  09.12.2006 17:49
 

Sizi okuduğumu söylemiştim... İçtende buluyorum .. yine içten bir yazı... Ama Bir biliminsanı size cinler hakkında bilgi vermez Melda hanım... Fal hakkında da vermez... İyi niyetli sizin gibi insanların kafasının karışmasının tek nedeni bilgi eksikliği... Örneğin Şizofreni, delilik, telepati v.b konular genel bilgilerle ve sınırlı olan bu tür iletişimlerle anlatılamaz... Yeni yanlış bilgiler edinirsiniz.. Ama çaba gösterirseniz bir yığın kaynağı internet sayfalarında bulabilirsiniz örneğin... Sevgiler, saygılar

Yücel EVRENN 
 08.12.2006 16:42
Cevap :
Sevgili Yücel, Ben zaten konu hakkında yeterince bilgi sahibiyim ve bilim insanlarının da bu tarz şeylere inanmadıklarını da çok iyi biliyorum. Ama kesinlikle bir çelişki var. Yani ya onlar deli ya şizofrenler dahi. İkisinden biri. Kimsenin de bu sorularıma cevap verebileceğini sanmıyorum zaten. Öylesine, içimden geldiği için sordum, cevap beklediğim için değil açıkçası. Çünkü gelecek cevapları zaten biliyorum. Falcılar kesinlikle doğru, bilim adamları da tamamen saçmalık diyecekler çünkü her iki çevreden de birçok kişi tanıyorum. Yazılarımı takip ettiğiniz için ayrıca teşekkür ederim, sevgilerimle...  08.12.2006 20:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 132
Toplam yorum
: 698
Toplam mesaj
: 177
Ort. okunma sayısı
: 2442
Kayıt tarihi
: 24.09.06
 
 

Dünyayı, yaşamayı ama adam gibi yaşamayı, arkadaşlığı, dostluğu ve en önemlisi çocuğumu, müziğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster