Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
616
 

Şizofrenik aşkların kılıfı...?

Şizofrenik aşkların kılıfı...?
 

Hayalle gerçekliğin ayrıştırılamadığı, olmayan bir ilişkide aşk yoktur.


Arzu ve aşk… Önce arzu vardır. Sonra aşk…

Aşık olunan her insan, aynı zamanda arzulanandır. Ama arzulanan her insan, aynı zamanda aşık olunan değildir. Arzulanılmayan hiçbir insana aşık olunmaz. Arzulanılan her insana da aşık…

Ancak arzu ile aşk arasında nesnesine yönelişleri ve ilişki kurma biçimleri açısından temel farklılıklar vardır.

Arzu, öncelikle yönelenin yöneldiği nesneyle, esas olarak iki tür ilişki kurma biçiminde kendini gösterir.

Bunlardan birincisi, ona sahip olma, onu kendinin kılma isteğidir. Bu isteğin şiddeti, arzulayanın arzuladığını, bir nesne olarak elde edip onu tüketmesine de, elde edemeyip kendini tüketmesine de, dahası hem kendini hem de nesnesi yok etmesine de yol açabilir.

İkincisi ise, nesnesini yüceltme, onu ulaşılmaz bir varlık olarak algılama ve anlamlandırma noktasında, yönelenin, kendini yöneldiğine nesne kılma ve ona hasretme biçiminde gerçekleşir.

Diğer yandan ise, arzu aşka da kapı aralayabilir. Bunun birincil koşulu, arzulayanın arzuladığınca arzulanmasıdır. İşte arzunun aşka dönüşmesini olanaklı kılabilecek olan ilişki burada belirir. Ancak bu yalnızca olanaklı bir ilişkidir. Aşk değil… Yaşanılırlık süresi ne olursa olsun aşk değildir daha…

Aşk; yönelenin yöneldiği nesneyi aynı zamanda bir özne olarak algılamasına dayanır ve birbirlerini birer özne/nesne olarak görüp algılayanların ilişkisinde ete kemiğe bürünüp arz-ı endam eyler. Düşünsel, duygusal ve bedensel boyutuyla bütünsel olarak yaşanır.

Bu ilişki, birbirlerini birer özne/nesne olarak gören, algılayan ve anlamlandıran iki insanın, bütünsel anlamda kendini diğerinde, diğerini ise kendinde var etme yönelişinde hayat bulur. Ki bu haliyle, belki de, eşitliğin yaşandığı yegâne gerçek ilişkidir.

Yönelenin yöneldiğini, salt nesne değil, aynı zamanda bir özne kabulüne dayanan bu ilişki, iki özne/nesnenin birbirlerini üretmelerini koşullandırır. Çünkü o, düşünselliği, duygusallığı ve bedenselliğiyle, teklifsiz, çıkarsız, ödünsüz ve çırılçıplak yaşanan gerçek bir ilişkidir.

Düşünselliğin ve karşısındakini özne olarak görüp algılıyor olmanın, yaşanan ilişkinin her anında var olması, bu ilişkinin şizofrenikleşmesine, platonikleşmesine set çeken temel koşuldur. Bundan dolayı hiçbir aşk ne platoniktir ne de şizofrenik… Keza ilahi de değildir.

Sözcüğün gerçek anlamında platonik olarak nitelenen ve adına “aşk” denilen hiçbir yöneliş aşk değildir. Ama platonik olarak “aşk” denilen her yöneliş ve yaşayış şizofreniktir. Keza “İlahi aşk” denilenler de dahildir buna… Çünkü her şizofrenik arzu yönelişi “ilahi aşk” olarak nitelenmese de, adına “ilahi aşk” denilen her yöneliş şizofreniktir.

Zaten arzulayanın arzuladığı karşısında yaşadığı, gerçekliğe uygun olmayan, bir bilinç yarılmasının ifadesi olan; ama makul, mantıklı ve anlamlı kılınarak meşru gösterilmek istenen her şizofrenik yönelişin yegâne kılıfıdır, “ilahi aşk” nitelemesi; “İlahi aşk” söylemi…

Oysa “ilahi aşk” söyleminin kendisi, eşyanın tabiatına aykırıdır. Kendi inkarını kendinde taşıyan, kendini nakzeden bir söylemdir. (Devamı : “İlahi Aşk” söyleminin paradoksu…)

Atalay GİRGİN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dolayisiyla bahsettiginiz kosullar/iliski var oldugu surece ask devam eder diyorsunuz. Yani olene kadar surme ihtimali de var oyleyse ? "Acaba, ama ..." lar yer almadigi surece diyorsunuz. Atiyorum, platonik ve/veya sizofrenik asklari, ask katagorisinden almak yerine yaptiginiz ask iliskidir onermesini baska bir adlandirmaya gitseniz daha kolay olmaz mi :) Cati/taban Ask olsa, minimumlarin birlestigi yer. Cunku siz ask onermenizde az bucuk degil, bayagi bir sart kosuyorsunuz :) Sadece takildim, A++ (ask-plus-plus) bir yazi olmus, zevkle okudum, dondum bir daha daha okudum, ask-olsun ! :)

Benchwarmer 
 01.06.2008 1:13
Cevap :
Bir kez daha merhaba; Demişsiniz ki, "platonik ve/veya sizofrenik asklari, ask katagorisinden almak yerine yaptiginiz ask iliskidir onermesini baska bir adlandirmaya gitseniz daha kolay olmaz mi :)" Eğer elimde olsaydı, platonik ve şizofrenik olanları aşkla hiç ilişkilendirmezdim. Çünkü onlar, arzuladıkları nesne karşısında, kendini ya da ötekini tüketen, ya da nihayetinde "ilah"laştırıp, kendini arzu nesnesine hasredişe götüren saplantılı, yanılsamalı ve nihayetinde, tedavi edilmesi gereken bilinç hallerinin ifadesidir. Neyse... Burada, yani şu önümde açılan pencerede yazmayı sevemedim bir türlü... Ama şunu da belitmeden bitirmeyeyim : Yazıyı beğenmiş olmanıza sevindim... Umarım, "aşk olsun" dediğinize değer..:))  01.06.2008 12:14
 

Dilinize sağlık,gerçekten çok güzel anlatmışssınız.Gözlemlerinize göre şu anda yaşanan aşkların çoğu şizofrenik mi? Saygılarımla....

mustafa ceydilek 
 03.05.2008 23:32
Cevap :
Merhaba Öncelikle ilginiz için teşekür ederim. Sorunuza gelince : Bu yaşananların çoğu adına "aşk" denilen, ama yalnızca, arzu nesnesine sahip olmaya odaklanmış ilişkilerdir. Söz konusu arzu nesnesini, "aşk, sevgi, ..." ve türevi sözcük ve kavramlarla elde etmeye dönüktür... Bunların içersinde, işi saplantılı, yanılsamalı bir bilinç haline, hatta daha da ileri bir safha olarak hallüsinasyona kadar götürenleri de vardır. Ki şizofrenik olan da işte bu gariplerimdir. "İlahi"lik sıfatına bir taşıyabilseler işi, kendilerini de, davranış düzeyinde yaşadıkları haleti ruhiyenin de hem bugününü hem de yarınını kurtaracaklar... Ama nafile... Şimdiki insanlar psikiyatristin yolunu gösteriyorlar hemen...  04.05.2008 15:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 102
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1423
Kayıt tarihi
: 26.04.08
 
 

Felsefe öğretmeniyim. İzmir'de görev yapıyorum. Edebiyat, felsefe, eğitim ve politikaya ilişkin yazı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster