Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '09

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
3344
 

Skandal harita mı, skandal haber mi?

Skandal harita mı, skandal haber mi?
 

Bugünkü Milliyet'e manşet olan, Abbas Güçlü'nün "skandal harita" başlıklı haberini okumuşsunuzdur...

Habere göre, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün bir çalışmasında yer alan Türkiye haritasının içinde Musul, Kerkük ve Kıbrıs da var.

Harita'nın kaynağı bilinmiyormuş. Ama harita yakından incelenince görülüyor ki, bu harita Türkçe hazırlanmamış. Ya da bir Türk tarafından hazırlanmamış da demek mümkün. Çünkü Türkiye çevresindeki yerler Türkçe yazılmamış...

O zaman akla şu geliyor. Türkiye üzerine çalışmalar yapan dışardan biri, bizim "Misak-ı milli" mize uygun sınırları olan bir Türkiye haritası çizmiş.

Yani, bir yabancı eliyle "misak-ı milli" kağıt üzerinde de olsa gerçekleşmiş...

Milliyet bunu "skandal" olarak nitelemiş. Bu yaklaşım, bizdeki Cumhuriyetin çizdiği "kutsal sınırlar" sendromu'nun bir yansıması bence. Ne eksilsin isteriz, ne çoğalsın...

Oysa, Musul ve Kerkük bizim "milli yemin"le çizdiğimiz sınırlarımız içerisinde idi. Ama, ne olduysa oldu ve Tek Parti döneminde buradaki haklarımızdan vaz geçtik.

Dünya yuvarlak ve herhangi bir şekilde belirlenmiş doğal sınırları da yok. Sınırları insanlar çiziyor. Bazan savaşarak, kan dökerek; bazan anlaşarak, bazan da bugünki Arap devletlerinin sınırlarında olduğu gibi, sömürgeci devletlerin elindeki cetvellerle çiziliyor sınırlar...

Çoğu zaman da, çizilen çizgiler, döşenen dikenli teller, akrabaları, kardeşleri birbirinden ayırıyor. Bizim Suriye sınırımızda, Irak sınırımızda ve aslında bütün sınırlarımız da böyle olmadı mı?

Bugünki sınırlarımızı ihlal eden haritalara "skandal" diyoruz da, ihlal etmek bir yana, sınırlarımızı bizim Kurtuluş Savaşı başlarken ettiğimiz yemine uygun şekilde çizenlere niye "skandal" diyoruz...

Türkiye, geçmişte feda ettiği "misak-ı milli" nin Güneydoğu sınırları yüzünden bugün çok sıkıntı çekti, çekiyor. Aslında, Türkiye haritası şu söz konusu edilen "skandal harita"da gösterildiği gibi olsa, sınır dışından gelen teröre karşı bu kadar çaresiz kalmayacaktık. Çünkü sınırlar aşılmaz dağlarda değil, düzde olacaktı.

Dünya değişir; sınırlar da değişir... Önemli olan, kafalardaki sınırların aşılmasıdır. Hiç bir sınır "kutsal" değildir. En azından genişletmek adına sınır çizgilerinizi değiştirmeye yatkın bir zihniyetiniz olmalı.

"İstemüzük" çü Yeniçeri mantığı ile yeni şartlara direnirseniz, başkalarının sizin istemediğiniz şeyleri size dayatmasına mani olamazsınız...

Merhum Özal bir zamanlar bir laf etmişti. Bir kaç top mermisi -yanlışlıkla- Ermenistana düşse ne olur, demişti. Bununla kastettiği, ülkenin gücünü bir parça hissettirmekti elbette...Ama buna en evvel askeri cenah karşı çıkmıştı...

Şimdi de diyoruz ki, Türkiye haritasını biraz genişletmekten bir şey çıkmaz. Siz genişlemişlerini yayınlayında varsın ilgili ülkeler telaşa kapılsın..

Size ne oluyor?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Osmanlı'nın 624 sene boyunca imanını gevretttiği Anadolu insanlarına "Türk" denir! Osmanlı Türkler için "Etrak-ı bi idrak" demiştir. Türkler de boş durmamış tabii. "Şalvarı yaltak Osmanlı/Eğeri kaltak Osmanlı" demiş. Anadolu'da Eski Yunan var, Bizanz var, Selçuklu var ama nedense Osmanlı yok! Hiç merak etmediniz mi niye yok? Gerçek Atalarınız(Celaliler) 300 sene boyunca başkaldırmıştır Osmanlıya. Fatih'in, Yavuz'un en şanlı zaferleri(!) Türklere karşıdır! Üzgünüm ama Bizanz'ın devamıdır Osmanlı. Selamlar.

Ümit Culduz  
 05.10.2009 1:21
Cevap :
Ümit bey, Osmanlı bizim ecdadımızdır ve Türk ismini öne çıkarmasa bile, Türklüğü de Türkçeyi de dünya ölçeğinde büyütmüştür. Anadoludaki isyanları Osmanlıya karşı göstermek sakat bir bakış açısı..Aynı celaliler Atatürk'e de isyan etmişlerdi; bunların sebebleri başka başkadır..Osmanlı bir cihan imparatorluğu olarak, sadece Anadoluya sahip değildi..Ama bugün tren istasyonları dahil, pek çok şey yine Osmanlının eseridir Anadoluda...Osmanlı, kendisinden İstanbulu devraldığı Bizansı da yok saymamıştır doğru...Aslında büyüklüğünün bir sebebi de buydu..Medeniyetleri ve kültürleri ırkçı bir bakışla reddetmiyordu. Osmanlı hakkında öğreneceğimiz çok şey var daha..Selamlar  05.10.2009 11:16
 

Ben sizi Türk sanıyordum. Aslım Osmanlı derseniz iş değişir tabii. Saygılar. Not: Ama sakın bana "Osmanlı da Türk değil miydi?" diye sormayın lütfen.

Ümit Culduz  
 02.10.2009 1:36
Cevap :
Madem istediniz; "Osmanlı da Türk değil miydi" diye sormuyorum Ümit bey...Ama müsaadenizle şunu sorayım: "Türk kimdir?"...1930'larda peyda olmuş uzaylı bir tür müdür, örneğin...Buna bir cevap verin yeter..Selamlar  02.10.2009 14:05
 

Neresinden tutsam elimde kalıyor Ali Bey. Osmanlı'nın "hakimiyet" alanı oldukça genişti ama sınırları "suriçi'inden" ibaretti desem siz güleceksiniz. Sizde bu "hanedan" tutkunluğu varken biz anlaşamayız. En iyisi sizin "mehterli" yazılarınıza yorum yazmamak. Selamlar.

Ümit Culduz  
 01.10.2009 21:11
Cevap :
Ümit bey, ben Osmanlıya da mehtere de büyük saygı duyarım; aslımı inkar etmem..Yorum yazmak konusu da sizin bileceğiniz bir şey tabii ki..Selamlarımla..  01.10.2009 21:47
 

Merhaba...Dışarda basılan ve Türkiye'yi parçalara bölen haritalar yayınlanıyor; hemen ayağa kalkıp "hop dedik, böyle şey olur mu" diye itirez ediyoruz...Bizde yanlışlıkla da olsa, ülkemizi büyüten bir harita çiziliyor(üstelik bu Atatürk'ten kaynaklanan tarihi bir gerçek de olsa) yine ayağa kalıkıyor, "olmaz böyle şey" diyoruz. Bizi küçültüyorlar kızıyoruz, büyütüyorlar kızıyoruz...Bırakın, bu harita ile topraklarımıza katılan ülkeler kızsın...Bu arada, tarihi ve jeopolitik bir gerçeği de vurgulamadan geçemiyeceğim. Büyümek istemeyeni küçüştürler...Selamlar.

cdenizkent 
 01.10.2009 14:19
Cevap :
Mehmet bey, son blaglarınız konuyla ilgili gerçekten açıklayıcıydı( gerçi okumakta zorlandım çünkü sistem hata veriyordu sürekli)...Biz de eksik olan büyük düşünememek...Küçük olsun, benim olsuncu zihniyet bu...Teşekkürler, selamlar..  01.10.2009 19:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1617
Toplam yorum
: 4204
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 782
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster