Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
400
 

Skor yeter futbol yetmez

Skor yeter futbol yetmez
 

alıntı : www.antu.com


MTK maçında atılan 7 golün havası vardı Fenerbahçe’de Sırbıstan öncesi. Benim hiçbirşey söylemediğim ama yorumcuların çok konuştuğu MTK maçları sonrası daha ciddi ve dişli bir ekiple oynayacaktı Fenerbahçe. Üstelik Balkanlar’ın en azılı ve ateşli üstelik Türk ve Müslümanlığa allerjili Sırp atmosferinde....


Bir şampiyonlar ligi ciddiyetinden çok uzak başladı oyuna Fenerbahçe. Üstelik tüm otoritelerin Aragones’le maç seçmiyor ve rakibi ciddiye alıyor dediği zamanlarda. Oysa Fenerbahçe’de Zico ruhu geri dönmüş ve nasıl olsa kazanırız rahatlığıyla oyuna çıkmış ve atabilmek için de yemeyi beklemişti.

Bağdat caddesinin fiyakalı çocuğu Volkan bir türlü konsantre olamadığı ve kale çizgisinde donup kaldığı maçta daha ısınamadan 2 hatalı gol yedi. 2-3 tane daha yiyebilirdi ama birini Lugano çıkardı birini de Sırplar atamadı.

Shaktar maçından bu yana Fenerbahçe’yi hüzünle seyrediyorum. Hüznüm Alex’in de hüznüdür. Her maçta, Alex’in eski yerine geçip gollerin yaratıcısı olacak milimetrelik paslarını, ince ve zarif bilek hareketleriyle ceza yayı üzerinde kuğu gibi süzüleceğini hayal ediyorum. Ama Dede’m bana inat ısrarla Alex’den bir Appiah yaratma umudunda...

Skor 2-0 olunca Alex Dede’yi bile umursamayıp bir kaptan sorumluluğuyla geçti dümenin başına ve kendisini en mutlu hissettiği bölgeye dümeni kırdı. İyi de yaptı açıkcası. 2 gol atan Sırp savunmasının Alex’in kıvrak ve narin çalımlarına müdahale yeteneği yoktu ve kaptan kendi yarattığı pozisyonda penaltıyı tam da zamanında buldu. Bu penaltı Fenerbahçe’ye umut, Partizan’a keder vererek soyunma odasına götürmüş oldu. Kötü bir ilk yarı moral veren bir skorla bitti.

Fenerbahçe’nin bu kadar çapsız oynamasında en büyük etken sağ tarafta Kazım’ın son dönemlerdeki en vurdumduymaz oyun anlayışını sahaya yansıtması nedeniyleydi.

Ben Kazım’ın ilk yarı oyundan çıkacağını düşünürken Dede hatasını anlamış olacakki daha da gecikmemek için 52.’de Kazım’a kızarak kenara aldı. Kazım kötü futboluna mı yoksa formayı fırlatıp attığı söylenen Fenerbahçe’de geçirmeye başlayacağı kötü kaderemi isyan ediyordu bilmiyorum ama berbat bir surat ifadesiyle ve söylenerek dışarı çıkıyordu. 100 yıllık Fenerbahçe forması kutsaldır Kazım, o formayı atanların kaderini tarih yazıyor.

Sağ tarafın etkisizliğinden bahsederken Gökhan’ın geçen sezon sonunda sakatlanmasından sonra hala tam olarak iyileşemediğini ve hazır olmadığını hazırlık maçlarından bu yana görmekteyiz. Burada hazır olmayan Gökhan’a forma verenemi kızmalı yoksa hazır olmayan bu Gökhan’dan formayı alamayan Önder’e mi kızmalı bilmiyorum. Dün Gökhan’ın tüm ortaları yerden ve etkisiz oldu. Ama Gökhan’ı dün kötü gösteren olgulardan biri de yine Kazım’dı. Çünkü Kazım orta sahada yeteri kadar içeri girmeyip rakibe bir türlü basıp defansa gelmediği ve ileride de çok çizgide kaldığı için Gökhan’la çok uyum içinde olamadılar. Bu tip maçlarda Deivid’i oyuna kattığı pozitif enerjiyi ve yaratıcı futbolu gözlerin daha çok aradığı bir gerçek.

Sağ taraf dedik ama sol tarafta da Uğur’un Gökhan’dan bir farkı yoktu. O da çok çizgide kaldı savruk ve dağınıktı.

İlk yarı atılan gol Fenerbahçe’ye güven verirken rakibinde gücünü azaltıp direncini kırmış oldu. İkinci yarı Fenerbahçe oynamaya başlamıştı. 50’de kral Guiza kendisi için 2 maçta yorum yapan felaket tellallarına da bir ok göndermiş oldu. Bu dakikadan sonra oyunun hakimiyeti tamamen Fenerbahçe’ye geçti.

Özellikle de günün diğer etkisiz ismi Semih’i oyundan alan Dede, çok doğru bir hamle ile Emre’yi Selçuk’un yanına alıp Alex’in esaretini sonlandırınca Fenerbahçe iyice rahatlamış oldu. Beklenen 3.gol’de Guiza ile gelecekti ama şansızlık buna izin vermedi.

Fenerbahçe’nin banko kazanması gereken bir maçı bu kadar bizi strese sokarak bitirmesini sezon öncesine bağlayıp bitirelim.

Özet ;

Fenerbahçe sezon öncesi hazırlık maçları yapmaya devam ediyor. Dede takımı tanımaya ve sistemi oturtmaya çalışıyor. Bazen elmalarla armutlar karışıyor ama net olan şeylerde yavaş yavaş ortaya çıkıyor: Alex orada oynamaz, Orta sahaya iyi bir transfer, Volkan’a ciddi bir rakip.

Sonuç;

Fenerbahçe şampiyonlar ligi vizesi için galibiyetten sonraki en güzel skoru aldı. Bu skor Şampiyonlar Ligi için yeter ama bu futbol Şampiyonlar Ligi için yetmez...

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ

13.08.2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Volkandan yeni bir Rüştü yaratmanın milli takım için hiçbir esprisi yok. Fenerbahçe içinde şunu söyleyebilirim, 4 4 2 oynamadıkça yani Guiza ve Semih önlü arkalı değil yan yana oynamadıkça ne Semihden nede Alex den fayda sağlanır, Semih bir Alex değil, Alexde bir Appiah değil sağda Kazım ın press yapmayışı Devidi mumla aratır, solda Uğur Boralda henüz bir Tuncay değil...Partizan maçı mı? CL için ölçü bile değil????

aslan celik 
 19.08.2008 9:18
Cevap :
Şayet Senna gelirse ve Emre'de 11'e girerse kadro ve oyun yapısı daha efektif olacaktır. Teşekkürler...  19.08.2008 10:34
 

Volkan ile bu iş yürümez...Topu tutamıyor bile. Semih bile etkisizdi dün. Sırplar, geçen maçın kadrosuyla çıkınca bizim takım, şifreyi çözmüşler. Güiza ve Kazım markaj altındaydı. Eksikleri onlar da görüyordur. 31 Ağustos'a kadar kötü oynasınla ki, Başkan yeni oyuncu alsın, sonra telafisi yok...selamlar...

Fatma Köse  
 14.08.2008 10:49
Cevap :
Korkuyorum ki gecikiyoruz ve Başkan yine kumar oynuyor sanki. Serdar Volkan'ın arkasında ciddi bir tehdit'di. Marco'nun yerine en az onun ayarında birisini hala alamadık. Kazım'ın forma atmasını ben göremedim. Attıysa gerçekten bende gönderilmesi taraftarıyım. Vakit geçiyor korkuyorum ve Alex'i bir kaybedersek geri de kazanamayız. Şampiyonlar Ligindeki hiçbir rakip Partizan olmayacak. Teşekkürler Saygılar...  14.08.2008 12:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 252
Toplam yorum
: 490
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 933
Kayıt tarihi
: 17.03.08
 
 

74'ün İstanbulunda, Sultan şehri Üsküdar'ın, kız çocuklarına "Zeynep" erkeklerine "Kamil" adı kon..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster