Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '09

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
2163
 

Soba ve Kestane İkilisi

Soba  ve  Kestane  İkilisi
 

Google'dan alıntı...Börekler nefis gözüküyor değil mi:)))))))


İç Anadolu ve Doğu bölgemizde kaloriferli apartmanların yanısıra, kaloriferi olmayan konutlar da vardır ve buralarda yılın 8-9 ayı soba yanıyordur sanırım.Ege ve Marmara'da da doğuyu aratmayan kışların geçtiği; Kütahya, Afyon, Edirne gibi şehirlerimizde de sanırım birçok insan, sobanın doyurucu sıcaklığından yararlanmaya devam ediyorlar olmalılar. Güney ve Ege gibi ılıman iklime sahip bölgelerde ise, klima ve elektrikli sobalar çoktan odun-kömür sobalarının yerine kuruldu.

Kış başlarında, babamın teneke sobayı yaldız boyayla boyadığı günler, çocukluk anılarımın içinden gülümser bana.Boyandıktan sonra, ilk yanışta boya kokusu olurdu doğal olarak; pencereler açılırdı koku çıksın diye.Bu arada genç okuyanlara ilginç geleceğini sandığım bir boyama işlemini de aktarmadan geçemeyeceğim.Beyaz spor ayakkabılarımız vardı, şimdiki gibi çeşit çeşit marka değil, tek tip.Bunları üstübeç dediğimiz badana gibi bir boya ile boyardık kirlendiklerinde...

Biz, 7-8 yıldır Antalya merkeze bağlı bir köyde yaşıyoruz.Kışları kuzune denilen sobamızı kuruyoruz.Üzerinde kestane pişiriyor, çay, su, yemek ısıtabiliyoruz.Fırınında ise, patates, börek, çörek de pişebiliyor.Bizim gibi eskiye özlem duyan belirli yaştakiler:)))için , görselliğinin verdiği zevk de cabası...Gelen konuklar, "ohhh" diyorlar."Elektrik sobasında, bir yanımız ısınırken, diğer yanımız donuyor, klimayla da ısındığımızı hissedemiyoruz, soba insanın kemiklerini ısıtıyor"şeklinde memnuniyetlerini dile getiriyorlar.En çok da kuzune üstündeki kestaneler onları mest ediyor, tabii bizi de...Sobanın oluşturduğu maddesel sıcaklıkla birlikte, gönül sıcaklığını da yüzlerde görmek mümkün olabiliyor."Bir dahaki gelişimize, kestanemizi de getirelim"diyor bazıları ama henüz kestaneyle gelen konuğumuz olmadı:))))))))))Yüzlerde bir tebessüm adına, şaka yaptım...Ben de çok sevdiğim için, hemen hiç eksik olmaz evimizde bu güzel kış çerezi.

Aslında kalorifer; kış için bir nimet tabiki...Soba temizleme, yakıtını taşıma derdi yok, sobanın isi pisi yok; ayrıca banyo, tuvalet, mutfak gibi mekanlarda bile üşümemek ne büyük konfor.Antalya'da da doğalgaz uygulaması başladı, sanayi kullanıyor, henüz konutlara gelmedi.Ama gelse de bundan üst gelir grubu yararlanabilecek sanırım, en azından yakın bir tarihe kadar.

Soba ; günümüzde, genelde kopuk olan aile bireyleri arasındaki iletişimin oluşması için bir bahane olur, belki insanlar birbirleri ile bir iki cümle konuşabilirler, onun sıcaklığı etrafında diye düşünüyorum.Bence, evinde kalorifer olanağına sahip olanlar bile, bir odasında, sobayı tahtına oturtmalı...Ailece veya dostlarla keyifli anlar geçirmeye vesile olsun diye...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Görsel güzelliği ve nostalji,si ile yaklaşınca konuya, ne güzeldir öylesi bir çinili sobanın ya da yaldız boyalarla boyanmış bir sobanın başında, kızgın tuğlaların yalazı yüzümüze vururken, yapılacak sohbetler. Bu güzel nostaljiyi ekim ayı başında Doğu'da yaşadım. Erzurum'un bir ilçesinde. Ev sahibem sabah sobayı yakıyordu. Kahvaltıda soba gözlerinde ısıtılmış pideleri yerken camdan ceviz kestane ağaçlarını seyir.. Ancak saçaklardan akan su damlalarının donduğu soğuk kış günlerinde pansiyonu işletenler bile doğal gazın olduğu merkezlere gitmeyi yeğliyorlarmış artık. Doğada yaşama hayallerimi baltalayan en önemli nedenlerden biridir bu ısınma meselesi. Sadece sobayı yakmanın zorluğu değil sobalardan yayılan binbir çeşit zehirli gaz bulutunun çökeldiği bir bölgede yaşamanın getireceği sıkıntıları da hesaba katmaktan kaynaklanan bir hayal kırıklığı var doğaya dönüş projelerimde. Size imrenmemek elde mi. Benim için de bir iki patates atıverin ne olur küle. sevgiler.

Ezgi Umut 
 14.10.2009 12:24
Cevap :
Ezgiciğim,ilk önce güzel ve içten sözlerin için sağol.Isınma; hele Doğu söz konusu olunca, önemi tartışılmaz.Yakıtın kalitesiz oluşundan dolayı,hava kirliliği, Antalya'da da, özellikle Kepezaltı, dediğimiz bölgemizde yoğun bir şekilde yaşanıyor.Siyasiler,bedava dağıttıkları kömürün zehrini içiriyorlar halka.Ah keşke yazımda da söylediğim gibi, kalorifer olsa her yerde, soba da, bir odada zevk için yansa...Antalya' ya yolun düşerse, bana mesaj at.Patatesleri koyarım sen gelmeden.Şehirli ağzı ile değil, köylü gönlü ile söylüyorum,çok memnun olurum.Sevgiler...  14.10.2009 19:53
 

Sobanın yeri başka :)

shalimar 
 13.10.2009 21:00
Cevap :
Evet değil mi....Teşekkürler....  13.10.2009 21:02
 

Nerede? Avrupalı şömineden vazgeçince sobayı baştacı etmiş ve hala da baş tacı ediyorlar. Aile bireylerinin kaynaşması açısından yaklaşımınız çok güzel. Güzel bir makale; kutluyorum.

Yüksel ÖNAÇAN 
 13.10.2009 5:14
Cevap :
Selam...Teşekkür ederim.Demek Avrupa'daki insanlar da soba kullanıyor.Çağdaşlık ayrı konu, insan ilişkilerindeki içtenlik ayrı, değil mi.Hele soba etrafında halka oluşturarak oturmak, ayrı bir güzellik...Güzellikler paylaşıldıkça daha anlamlı oluyor.Sevgiler...  13.10.2009 21:01
 

Soba üstüne fokurdayan çayın suyu, yada pişen bir yumurta ve dahası...Canım çekti inanın...Bayanlar için soba zahmetli olsada onun gibi ısıtan birşeyde yok...Bana nostalji yaptırdınız ve özlemişim...Kaleminize sağlık sevgilerimle

Gök Tengri 
 12.10.2009 22:33
Cevap :
Selam...Teşekkür ederim.Olanağınız varsa sobanızı kurun:)))Yoksa, öyle mekanlar var,sobalı...Bir tatil günü sevdiklerinizi alın ,bir keyif yapın.Ama neden, kadınlar demişsiniz,bence erkekler daha fazla ilgilenmeli, sobayla...Sevgiler....  13.10.2009 21:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 307
Toplam yorum
: 767
Toplam mesaj
: 88
Ort. okunma sayısı
: 1371
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüsü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster