Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Aralık '06

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
1235
 

Sobanın arkasında uyurdum!

Sobanın arkasında uyurdum!
 

Bayram Arifesi; böyle dönemlerde eski bayramlar anlatılır ya sürekli. Anneannem ve Dedem yaşıyorken (Allah rahmet eylesin) . Köyde hısım akrabanın hepsinin bir araya geldiği bayram günlerinde, kesilen kurban eti kavurma yapılmak için peçka (ekmekli sobanın) üzerindeki koca bir tencereye konur. Pişsin diye beklenirdi.

Rahmetli Dayım elinde tahta kepçesi, sobanın başından ayrılmaz, sürekli et dolu tencereyi karıştırırdı ki, kavurmanın dibi tutmasın.

O mübarek et de bir türlü pişmek bilmez, beni dayıma yalvartırdı.

— Dayı be küçük bir parça atayım ağzıma.

—Pişmedi be oğlum daha, pişsin beraber yiyeceğiz.

—Çok güzel koktu be dayııı...

—Acele etmesene sen...

— Ne olur be dayııı

—Ali Şimdi vuracağım kafana kepçeyi.

— Yürü git, kuruluktan gündendi sopası getir. Sobaya atalım daha çabuk pişsin.

Ayçiçekleri biçildikten sonra, kış aylarında yakacak olarak kullanmak üzere topladığımız, bizim gündendi sopalarını kırmak, bir kucak getirmek, çocuk oyuncağı.

Dayımın gözüne girmek, bir parça et yiyebilmek için bir çırpıda yapardım istediğini. Sonra yine tencerenin başında beklemeye başlardım fakat nafile. Nuh diyen Dayım Peygamber demezdi.

O sırada sundurmaya çıkan annem seslenirdi.

— Aliiii koş bak kim geldi.

Bu sesleniş, elinin öpülmesi gereken bir misafirin, bayram ziyaretine geldiğinin habercisiydi...

— Ooo Ali ne kadar büyümüşsün...(!)

Cevap yok, kızaran yanaklar, yere bakan gözler...

— Al bakalım, sok şunu cebine

Paraya hiç bakmadan, alır direk cebime atardım. El öpme faslı bittikten sonra, Avlunun dışındaki tahta helâya gider. Çaktırmadan paraları sayardım.

Hava kararınca, sofra bezinin üzerine yerleştirilen sofranın ortasına konan tencerenin, kendimce en yakın yerine oturur. Bulgur pilavı ile kavurmayı afiyetle yutar. Karnım boza güğümü gibi olunca da, sobanın arkasına kıvrılır uyurdum.

Rüya gibi, hiç yaşanmamış gibi... Velhasıl, herkes yaşıyorken, kadro tamamken çıkıyor bayramların keyfi. Eski Bayramlar, o yüzden çok anlatılıyor. O yüzden çok konuşuluyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

eski bayramların neden özlendğini şimdi daha ii anladım ..

Nilay -ca 
 22.02.2011 0:40
Cevap :
Eski bayramlarda herkes var...  23.02.2011 1:13
 

Peçka lafını duymayalı yıllar olmuş, farkettim de..Peçka'nın yerini ''kuzine'' alıvermiş büyük kent yaşamında :)) Bayram geleneklerini anımsayınca, rahmetli anacığımın her bayram için özenle mayalayıp pişirdiği ''nohut mayalı ekmek'' geldi aklıma. Sahii?!! Tanıdıklarınız arasında bu ekmeğin tarifini bilen var mıdır? Anacığım rahmetli olmadan önce öğrenmediğime çok pişmanım. Meşakkatli bir mayalama süreci olduğunu hatırlıyorum hayal meyal ama tadını eksiksiz anımsıyorum :)) Ola ki yaşlı aile üyelerinizden bu ekmeği bilen varsa, tarifi inanın benim için, tarifi imkansız bir mutluluk olacak. Sağlıcakla kalın..

Leyla ÖNDER 
 29.12.2006 4:39
Cevap :
Google’ye “peçka” yazdım aradım. Amacım sobanın resmini bulup yazının ekine koymak. Yok, Ekmekli soba diye yazdım. Ekmek ayrı, soba ayrı çıktı. Sonra kafama vurulmuş gibi, aklıma geldi kuzine diye. Bir soba firmasının sitesinde buldum, griye boyalı “peçka’nın” resmini. Hiç yoktan iyi. Nohutlu ekmek, acaba bizim dızmana mı, bayramda küçük bir araştırma yaparım sizin için. Yoruma teşekkürler. Saygılarımla....  29.12.2006 11:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1268
Toplam yorum
: 7728
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1081
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster