Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '08

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1370
 

Soğuk savaş sonrası dönemdeki konvansiyonel olmayan silahların ve balistik füzelerin yayılması sorun

Soğuk savaş sonrası dönemdeki konvansiyonel olmayan silahların ve balistik füzelerin yayılması sorun
 

SOĞUK SAVAŞ SONRASI DÖNEMDEKİ KONVANSİYONEL OLMAYAN SİLAHLARIN VE BALİSTİK FÜZELERİN YAYILMASI SORUNU İLE İLGİLİ YAKLAŞIMLAR

Soğuk Savaş öncesi ve sonrası dönemde, konvansiyonel olmayan silahların ve balistik füzelerin yayılmasını önlemeyi hedefleyen geleneksel rejimlerin bu alandaki başarılarının sınırlı olması, batılı devlet ve kuruluşları, bu yeni güvenlik sorununu aşmak üzere harekete geçirmiştir. Bu girişimler ABD Hükümeti tarafından uygulanmaya konmuş belirli stratejiler ve politikalar ve NATO bünyesinde alınmış kararlardan meydana gelmiştir.

Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD tarafından nükleer silahların yayılmasını önlemek için geliştirilmiş olan yayılma karşıtı stratejinin en önemli iki unsuru; uzun menzilli konvansiyonel silahlar ve aktif savunma silahları olarak bilinen alan savunma sistemleri oluşturmuştur.

Amerikan Savunma Bakanlığı’nın 1993 yılında konvansiyonel olmayan silahların ve balistik füzelerin yayılmasını önlemek için geliştirmiş olduğu yeni stratejinin önemli bir ayağını Soğuk Savaş dönemi boyunca uygulamaya çalışılmış olan geleneksel rejimlerin kuvvetlendirilmesi ve yeni özendirici stratejilerin benimsenmesi politikaları oluşturmuştur. Bu politikanın unsurları ise ikra, diplomatik baskı ve yaptırımlardır.

1993 yılından itibaren kullanılamaya başlanan konvansiyonel olamayan silahların ve balistik füzelerin yayılmasının durdurulmasındaki Amerikan stratejisinin beklide en önemli ve yeni unsurlarından birini, özendirici tedbirler oluşturmuştur. 90’lı yıllardan itibaren ABD’de yaygın olan inanca göre NBK silahlarının ve balistik füzelerinin yayılmasının durdurulmasında kullanılan geleneksel rejimlerin başarılı olabilmesi için 1997 yılı koşullarında, artık geleneksel rejimlerin tek başına uygulanması yeterli olmamaktadır, aksine bazı ülkelere karşı tamamen farklı ve özendirici stratejiler uygulanması zorunluluk haline gelmiştir.

Soğuk Savaş sonrası dönemde dünyanın belirli bölgelerinde tespit edilmiş kitle imha silahlarının ve balistik füzelerinin yayılma sorunu ile ilgili olarak ABD tarafından önerilmiş yöntemler üzerinde NATO’nun Avrupalı müttefikleriyle ile Washington yönetimi arasında ciddi fikir ayrılıkları ortaya çıkmıştır.

Dolayısıyla konvansiyonel olmayan silahların ve balistik füzelerinin yayılma sorununun önlenmesinde kullanılması gereken yöntemler üzerinde ABD ile Avrupalılar arasında süregelen anlaşmazlığın devam etmesi doğal olarak 90’lı yıllarda geliştirilmiş olan yeni Amerikan nükleer silahlarının yayılmasını önleme karşıtı stratejisinin başarısını sınırlayarak en önemli etkenlerden biri olacaktır.

Söz konusu bu Amerikan stratejisinin yakın dönemde etkisini kısıtlayabilmek için bir başka etken de tabiî ki Rusya Federasyonu’nun tepkileri olacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1543
Kayıt tarihi
: 22.07.08
 
 

Uluslararası İlişkiler Mezunuyum. Yüksek Lisans çalışmaları yapmaktayım. Uluslararası İlişkilerde ak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster