Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
641
 

Sokak sohbetleri ve tespit-i hal

Sokak sohbetleri ve tespit-i hal
 

RESİM INTERNETTEN ALINMIŞTIR


Sokak sohbetlerinin, ülkenin tespit-i hali açısından sıkı kaynak oldukları düşüncesindeyim. 

Duyduğum tespitlerin doğruluğu karşısında, düşünememiş olmanın ezikliğini yaşadığım da oluyor. 

Karşıt fikirlerin senteziyle oluşan önerilerin çözüme yakın durduğu anlar heyecanlandırıyor. 

Tüm bu tespit-i halin neticesine vardığımızda sonuç “Sokak sohbetlerinin tespit-i halinin gerçekliği” ilkesini düşündürüyor bana. 

Ülke gündeminden düşmeyen “Şike operasyonları” ve ordunun yaşadığı sıkıntılı durum. Hatta içeride tutulan gazeteciler, yazarlar ve aydınlar. Özerklik, PKK. Yandaş, candaş şeklinde süren açıklamalara ilginç yaklaşımlar var sokak sohbetlerinde. 

Şike iddialarına bakış çeşitli ve ilginç. Bir o kadar da düşündürücü. 

-Şike diye bir şey yokmuş. Deniz Feneri davasını ört bas etmek için bunu yapmışlar. 

Deniz Feneri’nden içeri alınan var mıymış? Sorgulananlar neden manşet manşet gazetelere çıkarılmıyormuş? Evleri basılmıyormuş, soruşturma raporları basına sızdırılmıyormuş? 

Sebebi belliymiş, Fenerbahçe Spor Kulübü ‘nü Deniz Feneri davasıyla aynı döneme denk getirip hedef şaşırtmışlar. 

Sonunda zavallı birkaç kişiyi tutuklar, “Türk sporu bu sınavı başarıyla atlatmış, hatası tespit edilenler gerekli şekilde cezalandırılmıştır.” Diyip geçerlermiş. 

Şike var olmaz mı? Spor üzerinden kumar oynanıyormuş. Ne paralar dönüyormuş. Mafya bile varmış bu işte. Amaa kimse hesap soramazmış. Hedef Aziz Yıldırım’mış, onu yıpratmışlar. Başkanlığı bıraktırmak için yapmışlar. 

Hadi şike varmış diyelim. Olsa bile ne yapacaklarmış? Oynanan şans oyunlarında geriye dönük hak talepleri karşısında verilecek cevapları var mı varmış Yok. Bir şey olacağı da yokmuş. Deniz Feneri davasından sonra “Ay pardon” der kapatırlarmış. Biz de bakarmışız trene bakar gibi. 

Aziz Yıldırım bir ihaleye mi girmiş ne. Başına gelenlerin sebebi bu ihaleymiş. Birileriniz nasırına basmış. Bedelini ödüyormuş. 

Aziz Yıldırım’ın eski eşinin bedduası tutmuş. Ee, boşayıp karısını alırsa kızı yaşında kadın. Allah da verirmiş cezasını. 

* Kat’a ve kat’a inanmam. Bunlar sokak dedikodusu. Olsa olsa fenerler karışmıştır.  

NOT: Dün oğluma ithaf ederek yazdığım şiiri okuyup mesaj gönderenleri üzdüğüm için üzgünüm. 

Keşke ayrılığımıza ilişkin açıklama kısmını şiirin üstüne koymuş olsaydım. Kusura bakmayın lütfen. 

Sağlıkla ve mutlu kalın 05/08/2011 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 245
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 682
Kayıt tarihi
: 11.03.09
 
 

Buradayım işte. Yaşamın tam içinde. Her anın benim olduğunu bilerek. Yaşamın sadece "Şimdi" olduğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster