Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '19

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
29
 

Sokaklarda Bir Dilenci

Belki kalabalık bir merdiven başında belki de bir kaldırım köşesinde oturup dilenirken görebileceğimiz. Kimi bir şeyler satarak, kimi önüne bir mendil sererek dilenen yaşlılar. Bir kadın kucağında birkaç aylık bebeğiyle beklide 3-4 yaşlarında çocuğuyla yâda engelli birileri…

Çocukluğumdan bu yana alışıldık bir durumdur bu benim için ama kayboldu bu kişiler ve son birkaç yıldır gözlemlediğim ise;

Önünde bir sepet içinde satılacak birkaç bir şeyler ve başında çocuk

Kolunda bir poşet içinde satılacak bir şeyler ve başında bir çocuk

Elinde bir müzikal aleti yanında boş bir kutu ama hep çocuk…

Bizim önündeki sepetinde meyvesini sebzesini satan ve emek veren adama da

Bizim kolundaki poşetinde mendil satan ve emek veren adama da

Bizim elindeki müzikal aletiyle emek veren gençlere de saygımız var. Çünkü hepimizin derdi aynı evimize, eli boş gitmemek.

Benim vurgulamak istediğim konu çocukların dilendirilmesi. Dilenen çocukları hiç gözlemlediniz mi? Fark ettiniz mi hiç? Yaşları çok çok küçük olanları gördüm ben. Dilenmeyi oyun haline getirenleri. Bazıları bir şeyler satarken gözlerini kaçırıyorlar. En acısı da dilenen, bir kız çocuğu önünden geçen başka bir kız çocuğunun kırmızı ayakkabılarına bakmasını görmemdi. Bilirsiniz her genç kızın nasıl gelinlik hayali varsa her kız çocuğunun da kırmızı pabuç hayali vardır…

Eğer sokaklarda bir şeyler satmaya çalışan çocuklar görürseniz. Onlardan alışveriş yapın yada yapmayın ama mutlaka birkaç dakikanızı verin onlara. Konuşun onlarla. etrafınızda mısır satıcıları varsa onlara “Ben mısır yemek istiyorum. Sende istermisin?” diyin. Arkadaşlarınızla gezerken kestane satıcıları varsa etrafınızda bir kaçını “ Bu bize çok fazla seninle paylaşmak istiyoruz” deyin. Kendilerini değerli hissetmeleri sağlayın. Onları görünce boş kutularına para atarak sadece kendilerini kötü hissetmelerini sağlıyoruz. Lakin gündelik telaşımızdan sadece birkaç dakika ayırırsak örneğin bir “delikanlı, nasılsın bugün bakalım ” bile demiş olsak topluma kazandırmış oluruz. 

 

ilhan Aydın bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 159
Kayıt tarihi
: 19.03.17
 
 

Yazar güler gezer ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster