Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '16

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
57
 

Sokakta sanat olsun

Sokakta sanat olsun
 

google görsel


Neydi sanat? Bir duyguyu içtenlikle dışa vurum diyebilir miyiz?

Bir acıyı, endişeyi, heyecanı, sevinci, sıkıntıyı… Beklenenden öte hissettirebilen en kestirme yoldur.

Sanatın görevi; duyguları harekete geçirip, insandan insana aktarmaktır.  İnsanlığı etkileyip, birlik ve beraberliği sağlamaktır. Yani burada sanata gerçekten gönül veren sanatçının hayattaki rolü çok büyüktür.

Sanata değer vermeyi; uğraşmayı bırakalım seyirci olarak bile katılmayı birer lüks olarak görürüz çoğumuz. Çünkü belli bir miktar para ayırmamız gerekir, zaman ayırmamız gerekir. Tanıdık bir yüz var mı? Ne anlatıyordur? Memnun kalacak mıyız kalmayacak mıyız? Çekimserlik ve ön yargılarımızı da ekler böylece;  sanatı kelime olarak anar ve kaparız.

Oysa belki de gerçekten böyle olduğunu gözlemleyen veya düşünen sanatseverler; yollarımız bir arada kesişsin diye sanatı önümüze sürerler. Başka bir deyişle kapımıza kadar gelip, sanatı ayağımıza sererler.  Peki, kimdir bunlar? Sokak Sanatçıları!

Birçoğumuz rastlamışızdır. Belki göz ucuyla bakıp geçmiş, belki durup birkaç dakikamızı ayırmış ya da sonuna kadar bekleme tenezzülünde bulunup iki el çırpmışızdır.

Benim deyimimle hayat sokakta. Hepimiz hayatın zamanla birer tecrübeli oyuncusu isek ve hepimiz birer sokağın yolcusu isek; sanat sokakta! Erdal Çoban’ın deyimiyle de, ‘’güzel sokakta olandır.’’

Sanatı yapanlarla onu izleyenler arasındaki duvarı kaldırıp, her kesim ve yaştaki insanı sanatla bütünleştirme amacı ile büyük bir yola çıkan ve önemli bir role bürünen bir adam var. Sokak Sanatları Atölyesi kurucusu Erdal Çoban,  İzmir’de başladığı yoluna Ankara’yı da katarak insan ayırmaksızın, sokağın herhangi bir yerinde mekân gözetmeksizin;  varlığını tiyatroya, tiyatroyu yaşatmaya adıyor. Aslında tiyatroyu izlemeye zaman ve imkân bulamayan bizler için yola çıkıp büyük fedakârlıkta bulunan Erdal Çoban ve sanatsever ekibinin maddi anlamda pek olanağı olmadığı gibi olanak sağlayacak imkânlarla karşılaştıkları yok. (Bu bir ayıpsa, hepimizin ayıbıdır!) Yani onlar ceplerini; düşleri, duyarlılıkları ve umutları ile doldurup, sokaklarımıza sevgi, iyilik, düşünce, duygu saçan sanatseverler.

’Ekipte arkadaşların çoğu gönüllü ve bu işi para için yapmıyoruz. Sokakta sanat yapılmasını düşündüğümüz için yapıyoruz. Temel amacımız; sanatın sokakta yaygınlaştırılması. Şehirler lambalarla değil sanatçılarla aydınlansın. Ücretsiz eğitim imkânları sunarak; sokakta kutulara atılan bir liralardan eğitim imkânı sağlayıp olanaklar yaratıyoruz. Sponsorlara karşıyız ama bize destek olmak isteyen, ruhumuzu satın almadan bizi sanatla var etmek isteyen insanlardan destek bekliyoruz,’’ der Erdal Çoban. 

İnsanlığın gelişmesinde ve birleşmesinde, en çokta sokaklarda ihtiyacımız olan; şiddetin, savaşın yok olması, güzel olan renklerin, seslerin, içinde güzeli barındıran her şey için; sunucusu ve öncüsü olan aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerinde de yer alan bu tiyatro mimarlarını, korumak, desteklemek ve alkışlamak hepimizin insani görevi olmalı.

 

www.sokaksanatlari.com  adresinden içeriğine ulaşabilirsiniz. Dilerim her birimiz bir kere de olsa onlarla karşılaşır ve sanat sokaklara ciddi anlamda yayılır…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 251
Kayıt tarihi
: 20.07.15
 
 

Hayat bir mikroskoptan bakmak gibi; küçüçük bir şeye yakınlaşmayı bilirsen onu gerçekten görebili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster