Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Sokaktaki hayvanlar sahipsiz değil aslında...

Sokaktaki hayvanlar sahipsiz değil aslında...
 

Güzel kızım...


Aslına bakarsanız farklı bir konuda yazmayı düşünüyordum ancak sevgili Pelin Batu'nun dikkat çektiği konuyu görünce tarafsız kalmam mümkün olmadı... 

Zira, uzun yıllar kedi-köpek fobisi olup da, kırk yaşımda bunu aşmış, üstelik de yedi yaşında bir kız köpeği olan biriyim.

İzninizle az biraz deneyimlerimi paylaşmak istiyorum: Korkularımı aşana kadar ne kadar sevgi dolu olduklarını bilmiyordum!

O karşılıksız sevginin ancak "anne" sevgisiyle eşdeğer olduğunu da...

Sahiplenilmiş hayvanlar elbet çok şanslı, ancak sokaklarda yaşayan hayvanları da sahipsiz sanmayın!

Coğrafyaya, o coğrafyada yaşayan insanların kültürlerine bağlı olarak "hayvanlara" bakış açısı değişebiliyor; dana, kuzu, deve bir yana, kedi-köpek diğer yana! Kuş-balık ise zararsızlar grubunda...

******

İzmir'in Karşıyaka ilçesinde yaşıyorum, belediyenin sokak hayvanları ile ilgili mükemmel çalışmaları var; gönüllüler tarafından takip edilen, evlerine almasalar da beslenmeleri, bakımları, aşıları yapılan "Sokak hayvanı" diye tabir ettiğiniz sevimli canlılar var!

Mesela, her ilde dükkan sahibi olanların kapılarının önünü mesken tutmuş kedi-köpekler vardır; dükkan sahibi tekmelemedikten sonra sığınırlar o kapıya...

Çoğu dükkan sahibi sahiplenir bir anlamda; iki lokma yiyecek verir, bir su kabı koyar... Yokluğunda endişelenir...

******

Sokak hayvanları dedikleriniz aslında sokaklarda yaşayan ama bir şekilde sahiplenilmişlerdir; çevremde öyle çok insan var ki ellerinde yemeklerinden artan gıdalarla kedi-köpeklerin bol olduğu yerlere gidip de beslenmelerine yardım eden...

Ellerine kuru mama alıp da aralıksız besleyenlerden söz etmem bile abes; onlar kedi-köpek anneleri-babaları zaten!

******

Bunlar benim gördüklerim, elbet yer İzmir!

İstanbul, Ankara, Konya...

Eskişehir, Mardin, Antakya?

Farklı mıdır, bilemiyorum!

******

Bildiğim tek bir şey var: Öyle naif, öyle sevgi dolu varlıklar ki onlar; akıllarından ne şeytanlık geçiyor ne de hinlik!

******

Şimdi; insan toplamakta sınır tanımayanlar sokaklardaki kedi-köpeklere gözlerini dikmişler! Söz konusu yasa onanırsa sokaklardaki tüm kedi-köpekler toplanacak!

Güya bakım alanları oluşturulacak ve toplanan kedi-köpekler bu alana tıkılacaklar!

Devletin polisine başvurup da kendisini korumasını talep ettiği kocasından karuyamayan devlet, affedersiniz ama, kedi-köpeği mi koruyacak?

******

Bir de deneylere tabii tutulmalarına izin verilecekmiş!

Bir kedinin, bir köpeğin tüylerini okşamamış, onların bebekler gibi nefes alış-verişlerine tanık olmamış olanlar; uykularında korkup da sıçrayışlarını, ağlayışlarını görmemiş olanlar "Amannn, bana ne!" derler...

Onlara örnek verebileceğim tek şey: Bebeğin koynunda nefes alıyorken kendini nasıl hissediyorsan... Koynunda nefes alan bebek kendini nasıl hissediyorsa... Öyle bir duygu...

******

Belki kedi-köpekten hazetmiyorsun, minik bir kuşu düşün... Uçamasa o da sokaklarda dolaşacaktı; sokaklarda olduğu için bir çeşit toplama kamplarına gönderilmeleri, ölenler ölsün, kalanlar da deneylere tabii tutulsun diyen bir bakış açısının sonucunda telef mi olsun? (Bir vakitler kanatlılar telef edilmişti, Kuş Gribi falan diye... Unakıtan'ın oğlu da peşinden "Pastörize yumurtayı" yumurtlamıştı...)

******

İnsanların değerinin olmadığı coğrafyalarda, ki artık biz de örneklerden biriyiz, hayvan haklarını korumaya çalışmak fazlasıyla lüks gibi görünse de hem insanı hem de hayvanı sevmekte olan, efendime söyleyeyim, hala umut ve güç dolu olan bir kesim var!

Atatürk'ün sağladığı şartlar kadar güzel, umut verici, özgüvenli ve onurlu değil; maalesef...

Ama... Hala... Atatürk'ün köpeğine sevgiyle baktığı fotoğraflar, satıla-satıla bitirilemeyen fabrikalar; vatan bütünlüğü için öngördüğü düşünceler ve vatan için duyduğu endişeler...

******

Sokak hayvanları kime ne zarar veriyor diye sorduğumda aklıma ilk gelen fobi derecesinde korkanlar oluyor ama onlar, ki kendimden biliyorum, korkularının kendileri ile ilgili olduğunu bildiklerinden canlılara bir zeval gelsin istemezler!

Fazlasıyla bu konuya takanlar "kedi-köpek giren eve melekler girmez" diye düşünenler!...

******

Öylesine can bulmuş, tek derdi bir-kaç lokma olan, kediyse fareleri, böcekleri yakalayan, köpekse etrafını kollayan canlıların yok edilmesi için bir kanun çıkartılmaya çalışılması canlıların varolma haklarına karşı bir çalışmadır!

******

Etrafa zarar verenleri ayıklamak istiyorsanız teröristlere "Terörist" demekle başlayın'!

 

 

 

MEHMET ATAK, Mediacat bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Allah hayvanları boşuna yaratmadı bence. Onlardan öğrenecek çok şeyimiz var. Ancak kimimiz kibrimize kimimiz de korkumuza yeniliyoruz. Son cümlene katılıyorum. O cesareti bulsak Atatürk'ün kemikleri sızlamaktan kurtulacak.

Asi Güvercin 
 20.06.2014 2:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1307
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster