Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '12

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
1218
 

Sökeli iş adamı Metin Altınözle bir söyleşi

Sökeli iş adamı Metin Altınözle bir söyleşi
 

Sökeli İşadamı Metin Altınöz


Söke'de İz Bırakanlar:

Söke’de İz Bırakanlar üzerinde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kez Söke sanayisi içinde tanınmış bir işadamı ve sanayici Metin Altınöz’e Milas Aydın yolu üzerinde bulunan METİN ALTNÖZ iş yerinde konuk olduk. Milas yolundan SÖKTAŞ’I geçtikten sonra Metin ALTINÖZ iş merkezine varırsınız. Geçenlerde bir konuşma yapmak üzere bu iş yerinde merhaba dedik. Geniş bir alanda tertemiz bir binadan içeriye giderken hemen karşıda bizi iki adam karşıladı. Az kalsın selam verecektim, meğerse bunlar maketti. Maharetle yapılmış iki insan maketi.  Sağdaki delikanlı tüm giyimi kuşamıyla Sökeli bir köylü çiftçi. Kara sabanın başında tarla sürüyor. Şapkası, gömleği, yeleği, şalvarı, çizmesi tümüyle bir Sarıkemerli.Bir tek cebindeki köstekli saati eksik.Tarlada çalışan onurlu, ekmeğini taştan, topraktan çıkaran bir zarif köylü  delikanlı....

Harika bir maket. Tarlada sağlıkla çalışan tarla başında bir insan maketi. Soldaki  maket ise, o da  tarlada çalışan bir başka  köylü. Ama biraz daha modern giyimli. Bunları izlerken karşıdan Metin Altınöz beni görüp güleç bir yüzle karşıladı…. Makam odasına buyur etti. Kısa bir sohbetten sonra kendisiyle bir söyleşi yapacağımı söyleyince “hay hay memnuniyetle” deyip çaylarımızı içip söyleşimize başladık. Aldığım cevapları aynen burada sizlerle paylaşmak istiyorum: 

 —A,GÜLER, Adet olduğu üzere ilk sorumuzu sorduk. Metin Bey, bize özgeçmişinizden söz eder misiniz?

—M. ALTINÖZ, Dedem Baytar Mithat Bey aslen Selanikli, Üniversiteyi Üsküp'te tamamladıktan sonra İstanbul'a gelmiş ve ilk memuriyetini Baytar olarak Hatay'ın Altınözü kasabasında başlamıştır. Oradan da SÖKE'ye tayin edilmiş ve buraya yerleşmiş, o yüzden bize eskiden "BAYTARLAR" derlerdi. 1905 Söke doğumlu olan Mediha halam ile kız kardeşleri İstanbul'da okuyarak öğretmen olmuşlar. 1910 doğumlu babam Ziya Altınöz ise İzmir Mithatpaşa Erkek Sanat Okulunda okuduktan sonra Söke'ye dönmüş. Fakat o zamanlar mekanizasyon pek fazla olmadığı için, dedem babama bir otomobil, Kemal amcama da bir kamyon almış. Bunlar iki kardeş köylere ve çevre il ve ilçelere ulaşım hizmeti vermeye çalışıyorlarmış. Bu arada tabii ki belirli kimselerde otomobil ve traktör gibi araçlar var. Babam önce bu araçların tamiriyle işe başlıyor ve daha sonra İkinci Dünya savaşı sırasında haberleşme imkânı kısıtlı olduğu için akü ile çalışan Radyolardan başka araç olmadığından Babam akü şarj cihazı alarak işini geliştiriyor ve taksiciliği bırakarak oto traktör tamirciliğine başlıyor. O günler her halde zor günlerdi.

Ben, 1940 yılında Söke'de doğdum. Çocukluğum Söke'de geçti. Jaletepe ilk okulunu bitirdikten sonra orta okula gitmeye başlamıştım. Tam bu yıllar da Marshall planı ile Ülkemize bol miktarda traktör ve zirai ekipman girmeye başladı. Ülkemiz, muhtelif marka ve tipte traktör ve zirai ekipmanla dolmuştu. Bunların bakım ve onarımını yapacak elemanlara ihtiyaç vardı. Söke'de ise fazla tamirci yoktu. Zaten bu konuda yetişmiş insan gücü de yoktu. İhtisaslaşmış meslek dallarından bahsetmek ise söz konusu değildi. Biz sadece traktör tamircisi değil,aynı zamanda oto elektrikçi, kaynakçı, doğrultmacı ve hatta oto boyacı idik. Tabii ki bu kadar meslek dalını birlikte yürütmek kolay değildi ama ne yaparsın başka çaresi yoktu. Dahası, traktör sürücüsü olmadığı için traktör kullanıcısı da yetiştiriyorduk.

İşte tam bu sırada ağabeyim ile ben ortaokulda okuyorduk. Babam, "Ben çalıştıracak eleman bulamıyorum. İkinizi de okutamam biriniz bana yardım edeceksiniz"dedi. Her halde beni gözüne kestirmiş olacak ki 1952 yılında ortaokuldan ayrılarak traktör tamirciliğine başladım. Ağabeyim Çetin okuluna devam ederek Siyasal Bilgiler Fakültesinden sonra Sayıştay'da göreve başladı ve oradan emekli oldu. Ben ise babamla birlikte traktör tamirciliğine devam ettim.

1955 – 1956 yıllarında döviz buhranı başlamıştı. Ülkemize pek çok traktör ve zirai ekipman dolmuştu ve bunların hiç bir yedek parçası yoktu. Her şeyi kendimiz yapmamız adeta yaratmamız gerekiyordu. Örneğin, Belediye’nin sokaklara döşediği pik su borularından motor silindir gömleği yaptırıyor ve hatta sekman kestiriyorduk. Gerçi bunlar kaliteli olmuyordu ama olsun hiç değilse traktörler çalışıyodu. Daha sonra zirai araç ve gereçleri kopye ederek,"bunları biz de yaparız "anlayışıyla yavaş yavaş imalata başladık. Yani bir başka deyişle o yılların döviz yokluğu bizi imalatçılığa itmişti. 

1960 – 1970 yıllarında çiftçimizin makinalaşması için büyük gayret sarf edilmiştir. Özellikle bizim, tarım makinalarının yenileşmesi konusunda pek çok çalışmalarımız olmuştur. Şimdi ise ayni şeyi Ziraat Yüksek Mühendisi oğlum Ziya Altınöz devam etmekte ve yeni yeni makinalar yapmaktadır. Örneğin şu anda TÜBİTAK ile ortaklaşa yürüttüğü ve bu güne kadar örneği olmayan iki projenin üzerinde çalışmaktadır. Umarım yakın zamanda çiftçimiz hiç görmediği makinalarla tanışacaktır.  

   —A.GÜLER,Okul hayatınızdan daha çok ve tarım araçları ve makinelerle geçtiğini anlıyoruz bizlere bu konuda neler söylemek istersiniz?

— M. ALTINÖZ: 1952 yılından sonra babamla birlikte traktör tamirciliği yaparken tarım makinalarina yöneldik. 1962 yılında Çift Diskli Gübre Serpme Makinesini, 1963 yılında Disk Sistemli ara çapa makinesini, 1964 yılında Lister Pulluğu, 1976 yılında Frezeli Ara Çapa makinasını Türkiye’de ilk defa yaparak çiftçi hizmetine sunduk. Özellikle Frezeli Ara Çapa Makinasının Çiftçiye tanıtılmasında ve ülkede yayılmasında önemli hizmetlerde bulunduk. Bu konuda toplantılar, seminerler ve kurslar vasıtasıyla halkımızı aydınlattık.

1996 yılında Bitki Seyreltme Makinasını yine Türkiye’de ilk defa üreterek 551 sayılı kanun hükmündeki kararname ile faydalı model Patent belgesini de almış bulunmaktayım. Aldığım patentin adı, tarihi ve numarası aynen şöyledir. T.C. Türk Patent Enstitüsü Faydalı Model Belgesi:( No: TR. 1996.00.689 Y )  Bu makina son patent yasasına göre Tarım Makinaları dalında Türkiye’de ilk patent alan makinadır.  Yine Tarımsal Mekanizasyon 9. Uluslar arası Kongresi Dolayısıyla düzenlenen TARIM MAKİNALARI SERGİSİ ‘ne katıldım. 20–27 Mayıs 1985 tarihinde Adana'da düzenlenen TARIM MAKİNALARI sergisinde, Bakanlık ve Üniversitelerden oluşturulan bir kurulca, Frezeli Ara Çapa Makinamız, Tarım Makinalarında Yenilik dalında ÖDÜLE layık görüldü.

— A.GÜLER, Anladığım kadarıyla rahmetli babanızla birlikte Söke’de tarım Makinaları konusunda bir hayli uğraş verdiğinizi görüyorum. Bu tarım araç ve gereçleri işleri dışında makinadan anlayan bir çiftçi olarak muhakkak mesleğinizle ilgili Söke’de bazı derneklerde de görev aldığınızı biliyoruz. Çünkü ben de 1985’ten beri Söke’deyim ve bu çalışmalarınızı biliyor ve basında okuyorum. Bu konuda bizlere neler söylemek istersiniz?

—M. ALTINÖZ, Haklısınız Kadir Bey, bir küçük sanayici olarak Söke’de mesleğimizle ilgili tarım makineleri konusunda çeşitli alanlarda bazı uğraşlarım oldu. Bu alanlarda birçok derneklerde üye, yönetici ve başkan olarak da görev aldım. 1962- 1968 yılları arasında Demirciler ve Madeni Eşya Sanatkârları Deneği Yönetim Kurulu Başkan yardımcılığı, 1967- 1968 yılları arasında Söke Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Üyeliği, 1973- 1997 yılları arasında Söke Sanayi Sitesi Kooperatife Başkanlığı yaptım. 1973- 1976 yılları arasında 240 iş yeri ve 27 sosyal tesisten oluşan Söke Sanayi Sitesi 1.Kısım inşaatlarını 2,5 yıl içinde tamamlayarak üyelerimize teslim ettim. Bakanlığımızın takdirini kazanan sitemiz 1976 yılında gerek proje ve gerekse inşaat kalitesi ve ayrıca  zamanında tamamlanması bakımından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca Türkiye’de örnek site ilan edildi

 1980 – 1984 yılları arasında 120 işyeri ve 17 sosyal tesisten oluşan 2.Kısım inşaatlarını tamamlayarak toplam 404 İşletmelik Söke Küçük Sanayi Sitesi başkanlık görevimi 1997 yılında kendi isteğimle bıraktım. 1977- 1980 yılları arasında Söke Belediyesi Meclis Üyeliği ve Meclis Başkan Vekilliği görevimi sürdürdüm.

1978- 1983 yılları arasında SÖKKOP Küçük Sanat Kooperatifini kurarak başkanlığını yaptım. 1982 yılında 1.Söke Tarım Fuarının kurulmasına başkanlık yaptım, Zamanın kaymakamı Halil Kanal‘ın teşvikleriyle Söke Sanayi Sitesinde kurulan ilk tarım Fuarını Aydın Valisi Namık Kemal Şenol tarafından açılışı yapıldı.

1987 yıllında İzmir Atatürk Kültür Merkezinde, 1993 yılında Kuşadası Fantasya Otelinde Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri Bölümü tarafından düzenlenen “ Uluslararası Tarımsal Mekanizasyon ve Enerji Kongresinde bir bildiri sundum, 1990 yılında Ziraatçılar Derneği tarafından Ankara’da düzenlenen panele konuşmacı olarak Söke’den katılma onurunu yaşadım.  

1994–1996 yılları arasında kısa adı TARMAKBİR olan, Türkiye Tarım Makineleri İmalatçıları Birliği Başkan yardımcılığı görevinde bulundum.

1989- 1995 yılları arasında Almanya Tarım Makinaları İmalatçıları Birliği LAV ileTürkîye Tarım Makinaları imalatçıları Birliği TARMAKBİR arasında gerçekleştirilen TÜRK-ALMAN Teknik işbirliğinin başarılı olması için çalışmalar yapıldı, Ayrıca TARMAKBİR’in Avrupa Tarım Makineleri İmalatçıları Birliği CEMA’YA üye olması yönünde önemli katkılarım oldu.

1983- 2005 yılları arasında Ege Bölgesi Sanayi Odası ( EBSO ) Meslek Komitesi başkanı ve meclis üyesi olarak tam 22 yıl burada hizmet verdim. Ege Bölgesi Sanayi Odası'nı temsilen katıldığım ve 1996 yılında kurulan SÖKE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİNDE 1996- 2005 yılları arasında kurucu üye, müteşebbis Heyet Başkan Vekili ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak 9,5 yıl görev yaptım, imar ve planlamaları onaylanarak hiçbir sorunu kalmadan yatırım yapılabilir hale geldikten sonra 2005 yılında bu görevi yoğun işlerimden dolayı arkadaşlarıma devir ettim ve kendi isteğimle ayrıldım.

— A.GÜLERSöke Organize Bölgesi ( OSB ) konusunda da bir hayli çalışmalarınız oldu. Zaman zaman geçmişte yapılan sizin başkanlığınızda yapılan toplantılara ben de katıldım. Kısa adı OSB olan bu kuruluş hakkında biraz bilgi verir misiniz?

-M.ALTINÖZ, Daha önce de OSB hakkında biraz bilgi vermiştim. Söke Organize Bölgesi( OSB )  çalışmalarımıza 1996 yılında başladık. O zamanlar OSB kuruluş kanunu yoktu. Sanayi Bakanlığı iç talimatnamesine göre çalışıyorduk. Aydın Valisi Muharrem Göktayoğlu'nun başkanlığınnda Söke Belediye Başkanı Beliğ Azbazdar,İl idaresini temsilen Söke  kaymakamı,Ticaret odasını temsilen Halil Özşarlak ve Ege bölgesi Sanayi Odasını temsilen de bendeniz Metin Altınöz'den oluşan beş kişilik müteşebbis heyet ile göreve başladık. Tüm brokratik işlerimizi Ticaret odasında yapıyorduk.

O günlerde 53 üyemiz vardı. İlk iş olarak Devlet Planlama Teşkilatınca Söke OSB nin programa alınmasını sağladık.Daha sonra Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca 21 Bakanlıktan oluşturulan 30 kişilik bir otobüs dolusu uzman heyet Söke'ye gelerek gerekli incelemeleri tamamladıktan sonra bugünkü OSB'nin yer tesbitini yaptı ve böylece Bakanlık onayı ile yer kabulü tamamlanmış oldu.Bu arada uzun yıllardan beri uğraştığımız 4562 sayılı OSB yasası yürürlüğe girdi ve OSB'miz tüzel kişilik kazanmış oldu. Gerekli işlemler tamamlanarak pek çok işler yanında  KAMU YARARI KARARI alındı. Yapılan proje ihalesi sonunda, mimari projeler ve tatbikat projeleri hazırlandı. İlgili bakanlıklara gönderildi. 

Bu projelerimiz 15 Aralık 2002 ‘de kabul edildi. Yine 23 Aralık 2003 ‘te İl idare kurulunca onaylandı. 12 Şubat 2004’te ise dağıtımı ve yapımı kesinleşti. Söke OSB ‘de yapılan çalışmalarımız gerek ilçe ve gerekse il bazında ve bakanlıkça takdirle karşılandı.Gerçekten muhteşem bir proje oldu. Ben 2005 yılı Mart ayı içinde işlerimin yoğun olmasından dolayı EBSO görevimden kendi isteğimle ayrıldım. Daha sonra OSB başkanlığını Levent Candal devraldı ve halen bu görevi yürütmektedir. 

—A. GÜLER, Bunca yoğun işleriniz arasında bize çocuklarınız konusunda biraz bilgi verir misiniz?

— M.ALTINÖZ,  Evliyim ve iki çocuk babasıyım. Evlatlarımın ikisi de yüksek tahsillerini bitirdiler. Kızım Dilek Muslu, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, oğlum Ziya Altınöz yine Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bölümü’nden mezun oldular. Kızım Dilek Muslu  halen Söke’de Eczacılık yapıyor, oğlum Ziya Altınöz Ziraat Yüksek Mühendisi olarak kendi iş yerimizde görev yapıyor. Çok mutlu bir aile yaşantımız vardır, halen Söke’ de ikamet ediyorum. 

— A.GÜLER, Deneyimli bir usta, bir iş adamı olarak gençlerimize ve çalışanlarımıza özelikle neler tavsiye edersiniz?

— M.ALTINÖZ, Kadir Bey, bu sorunuz güzel ve yerinde bir soru. İnsan her şeyden önce çalıştığı ve yapacağı işi sevmelidir, sabırla, onurla ve azimle yılmadan devam etmelidir. İşine devam ederken de çok çok çalışmalıdır. Mesai kavramının peşine düşmemelidir. Daima içinde yaşadığı topluma faydalı olmaya çaba göstermelidir. Ama tüm bunlara rağmen çalışkan, dürüst olmalıdır. Yapacağı işi zamanında teslim etmelidir. İşinde mutlaka programlı ve planlı olmalıdır.  Ben tüm hayatım boyunca bu şekilde çalıştım ve bu günlere geldim. Ama her şeyden önemlisi dürüst ve doğruluktan ayrılmamalıdır.   

— A.GÜLER, Sayın Metin Altınöz bu söyleşimiz sırasında bize vermiş olduğunuz bilgilerden dolayı teşekkür ediyor, sizlere sağlıklı günler diliyoruz.

— M. ALTINÖZ, Kadir Bey, asıl ben size teşekkür ediyorum. Geçmişte yaptığımız çalışmalarla hakkında halkımıza bilgi vermek bizleri de mutlu kılmıştır. Onun için ben size teşekkür ediyorum

Halil Güven (Sökeli) bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yani dostum bu bizim Metin Beyimiz, tam bir "AHİ"; "akla, ahlaka, adalete, adaba ve aşka" bağlı... Ne mutlu ona ve ne mutlu size:) Tebrikler ve teşekkürler:)

Halil Güven (Sökeli) 
 30.06.2012 14:02
Cevap :
Merhaba Halil Bey, O'dasizin gibi bir AHİ dostu.... Seçerek yazdım. O'da Söke'de İz Bırakanlardandır...Selamlar ve teşekkürler aziz dostum...  30.06.2012 16:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1967
Toplam yorum
: 3936
Toplam mesaj
: 223
Ort. okunma sayısı
: 806
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi'nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster