Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '12

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
213
 

Sokrates' in izinden

Sokrates' in izinden
 

Sokrates


Tarihte ilk üniversiteyi kuran Sokrates' in öğrencisi Platon'dur (Eflatun). Akademi kelimesi de bu okula verilen isim 'Akademia' dan gelmektedir. Peki bize ne oldu da sokrates e küstük? Neden bugün ezbere ve dinlemeye dayalı eğitim sistemi içinde genç akıllar boğulmaktadır?

Sokrates' in bir özelliği var. Hiçbir zaman herşeyi bildiğini iddia etmemiştir. Kendisini ben herşeyi biliyorum diyen insanların karşısına koymuştur. Onlara ben senden daha çok biliyorum  demeden, onları dinleyerek ve söylediklerine sorular sorarak kendilerini mat etmiştir ve o büyük söz çıkmıştır ortaya: Evet herkesten daha bilginim çünkü en azından ben neyi bilip neyi bilmediği biliyorum!!! Bugünkü eğitim sistemize dönersek (üniversitler hariç) tek bir doğru vardır. Öğretmen herşeyi bilir.

Öğrenciler her zaman dinlemeye ayarlanmştır, görevleri 45 dakika sessiz kalmaktır. En sessiz öğrenci en iyisidir. Eğer öğrenci çok soru sorarsa cevap, dinle anlatacağım veya konu dışına çıkma, kendi aralarında sohbet olursa ise kapa çenenidir. Normal koşullarda bir insan seçme tercihi olmayan konuları dinlerken 45 dakika sessiz kalabilir mi?

Annem ortaokulda veli toplantısından geldiğinde öğretmenlerin çoğunun sınıfın gürültülü olmasından şikayetçi olduğunu söylemişti. Fakat bizlere kitap okumayı sevdiren ve here hafta 1 ders kitap okuma zamanı ayıran öğretmenimiz diğer öğretmenlerden farklıydı: Hayır ben öğrencilerimden memnunum, tabi ki gürültü oluyor sınıfta. Ama hepsi genç çocuklar, sizce put gibi otursalar o zaman anormal olmaz mıydı? Öğretmen sayısı çok az olabilir, bir sınıfa 40-50 kişi geliyor olabilir ama en önemli nokta öğrencilerin de konuşması gerektiğidir. Yorum yapmalılar, düşünmeliler, baş kaldırmalılar!

Bir derste öğremen 100 cevap veriyorsa 101 tane soru sorulmalıdır. Tüm yetişkinler tarih ve din kitaplarının peşinden gidiyor, edebi eserler dizilere çevrilince reyting rekorları kırıyor ama neden herkes 'ders' kelimesi devreye girince çıldırıyor? Üniversitenin farkı burdadır, Sorarsın sorgularsın, seçmeli dersler vardır ki en başta bölüme girmeden seçimini yaparsın, okula gitme zorunluluğun yoktur hatta üniversite okuma zorunluluğun yoktur. İşte bu rahatlatır öğrenciyi. Lisede her yıl 20 devamsızlık hakkım varken 19 unu kullanırdım ve rapor alırdım bunun üstüne. Aynı ben neden üniversite de 4 yıl boyunca sadece 4-5 ders kaçırdım. Her ders soru sorduk, her ders tartıştık, susmadık susturulmadık, öğretilenin üstüne cevaplar koymaya çalıştık. birisi bize sizce neden dedi siz ne düşünüyosun dedi. Sokrates' in yaptığı da bu değil miydi? İnsana soru sormayı öğretiyodru.. Neden devamlılık zorunluluğu olmasa da insanlar Platon' un anlattığı Sokrates' i okumak için para ve zaman harcıyor? Sokrates' i her okuduğunda yeni sorular gelmiyor mu aklına?

Diğer yazılar ve tatil rehberi: http://emirergin.blogspot.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1184
Kayıt tarihi
: 14.11.11
 
 

30 ülke ve yüzlerce şehir gezisi için tatiliyet İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Tarih bölümü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster