Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
4832
 

Sol düşünce ve CHP…

Sol düşünce ve CHP…
 

Bu gün, giderek yoğunlaşan, bıkkınlık ve sıkıntı veren politik tartışmaları, beğendiğimiz politikalara övgü, beğenmediklerimize eleştiri yapmayı bir yana bırakalım. Bir anlamda beynimizi biraz dinlendirelim. Malum beyni dinlendirmek farklı konulara odaklanmakla oluyor. Yoksa “bu gün hiçbir şey düşünmüyeceğim” demek beynin yaşam mantığına aykırı olduğundan mümkün olmuyor. Bu gün sol düşünce hakkında bir beyin cimlastiği yapalım.

Tanıdıklar arasında, aile içinde veya işyerinde yapılacak sıradan bir anketle herkes, sol nedir (veya günümüzde sol olan nedir?) sorusuna farklı yanıtlar verildiğini tespit edebilir. Bir çok kişi solun: “solcular”, “Sol Parti”, “sol politika”, “sol düşünceler”, belki sendikalar olduğu yanıtını verecektir. Bazıları ise yanıtlarına “aslında” ekini koyacaktır: İşte sol bugün şöyledir, ama aslında sol şu ve bu olmalıdır gibi.

Modern toplum sol ve sağı, kendi kendini tanımlayan evrensel programlar olarak tanımıştır. Fransız Devrimi’nin sol talepleri “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” karşı devrime neden olmuş ve sağın (“muhafazakârlık”) “düzen, doğal eşitsizlik ve gelenek” bayrağı altında bilinçli oluşumuna yol açmıştır.

Sırf bu açıdan bakmakla bile, solun gerek dünyada, gerekse ülkemizde neden gerilediği hakkında fikir üretmek mümkündür. Sağın bu denli yükselmesini salt sermayeye bağlamak kolaycılığa kaçmak olacaktır.

Sol, formel hakları değil, maddî yaşamın gerçeklerini hedeflemelidir. Sol, iktidar ve mülkiyet sorularını görmezden gelmemelidir, çünkü aksi durumda gerçek koşulların gerçek değişimini sağlayamaz.

Ana hatlarıyla "sol" olarak nitelenen duruş, varolan toplumsal-siyasal-ekonomik düzenin, hakça bir bölüşüm ve siyasal karar alma süreçlerine her düzeyde daha demokratik bir katılım ekseninde dönüştürülmesini savunmaktır.

Sol kavramı belirli bazı ideolojilerinden daha genel bir dünya görüşünü ifade eder. Siyasal anlamda daha katılımcı, ekonomik anlamda da daha bölüşümcü ve sosyal-adaletçi bir yapıyı hedeflemek...

Ulusal olanı savunmayan, kendi yaşadığı coğrafya ve üyesi olduğu toplumu kollamayan, tarihi ve kültürel değerlerine sahip çıkmayan solcu olamaz. Evrensel olana ancak bu yoldan ulaşılabilir. Kısacası gerçek solcular, ulusallık adına başka ulusların ulusal ve kültürel değerlerine yönelik bağnaz bir inkar ve ırkçılık içinde olmamanın ötesinde, kendi ulusal değerlerine de sahip çıkarlar, onları koruyup, geliştirirler, her şart altında o değerlerin savunucusu olmaktan geri durmazlar.

Sol düşünce dinamiktir. Kendi içinde daima daha iyiye, yeniye ulaşma çabası içindedir.

***********

Bu genel kavramlardan yola çıkılırsa, CHP nin neden sosyal demokratlık iddeasına rağmen sol düşünce sahiplerini kucaklıyamadığı ortaya çıkar. Bizce en önemli eksiği, kendi ekseninde düşünmeyen sol düşünceleri içine kabul etmemesidir. Oysa solun olmazsa olmaz yönlerinden biri, düşünce anlamında sürekli bir devrim içinde olmasıdır. Devrim içinse yeni ve değişik fikirler şarttır. CHP, insanların mevcut sol fikirlerinden yararlanmak, onların sol fikirlerini desteklemek ve onlara özgür tartışma ortamı yaratmakla gürevli hissetmelidir kendini.

*********

Özellikle, Özal’dan bu yana baktığımızda sağ, solun fikirlerini de sahiplenmiş görünmektedir. Sürekli özgürlükten, eşitlikten, kardeşlikten bahseden sağ sol kesimde olması gereken bir çok kişiyi kendi yanına çekmeyi başarmıştır. Bu olgu tabii olarak eşyanın tabiatına aykırıdır. Sorulan bir soruya aynı anda hem doğru hem yanlış demek ne kadar tutarlıdır? Örneğin; Egemenliğin kayıtsız şartsız Allaha ait olduğunu savunan bir gelenekten gelen başbakanımızın, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir demesi ne kadar tutarlıdır. İşte bu tutarsızlıklar bu gün çekmekte olduğumuz sıkıntıların da önemli bir kaynağını oluşturmaktadır.

Bu yüzden ülkemizde önemli bir taraftar kitlesine sahip olan, kendini sosyal demokrat kabul eden CHP ye çok önemli görevler düşmektedir.

2009-11-14

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

CHP ne zaman sol düşünceyi ifade etti. Bana göre hiç bir zaman.. Hep statükocu oldu. Şimdiki durumu daha da beter. Solu sahiplenmiş gibi yaparak sol düşüncenin dejenere olmasına sebep olduğu gibi günümüzdde muhalefetinde işlerliğini kaybetmesini sağlamıştır. Aslında sol hep sloganlarla yola çıkmış ne yazık ki onunda ötesine geçememiştir. Ucuz ve basit söylemlerle, çağdışı, sistemsiz bir paylaşım mantığıyla güya sosyal demokrat ve komünist olduğunu ifade eden ülkelerin propagandalarına malzeme olmuş, onların fikirlerini üzerinde kafa yormadan kabul etme kolaylığına düşmüşlerdir. 1940' ların yaşam modeli ile bugün bile idare etmeye çalışarak, bürokrasi diktatörlüğünü solculuk diye yutturmaya çalışarak solcu olunmuyor. Tıpkı 15 asır öncesinin yaşam biçimini, tabularını bu gün din diye satmaya çalışanların ki dindarlık olmadığı gibi.. Bir lokma bir hırka müslümanlık için ölçü olamaz. Ancak bir toplumda herkesin kıt kanaat yaşaması da refahda eşitlik sayılarak sosyal demokrat olunamaz.Slm.

cesurca 
 15.11.2009 4:08
Cevap :
Merhaba, Düşüncelerimizin çıkacağı yol aynı. Bir yere gidecekseniz ve iyi bir arabanız yoksa mecburen kötü araba ile yola çıkıp onu onarırsınız. Bu yüzden sol olduğunu iddia eden CHP gerçek solu dinlemeli ve kucaklamalı. Bu hem kendi içini revize edip gerçek sol olmasına yardım eder, hemde sol düşünce örgütlenebilmek için kuvvetli bir çatı bulmuş olur. Solun başka biçimde geniş bir örgütlenmesi bence zor görünüyor. Saygı ve selamlar...  16.11.2009 17:01
 

yazıp tam bloga transfer ederken yazınızı gördüm..O yazımı okuduktan sonra, daha fazla yazmanız gerektiğini düşüneceksiniz..Eskiden hormonlu siyaset vardı, şimdilerde genleri değiştirilmiş siyaset, bu nedenle daha çok yazmak ve savaşmak gerekiyor. Selam ve saygılar..

ŞEVKET ÇORBACIOĞLU 
 14.11.2009 20:11
Cevap :
Merhaba, Evet, insan bazen bezginliğe düşüyor ama çabuk geçiyor. Ben 68 kuşağındanım. Tabiiki sağlığım el verdiğince yazacağım. Saygı ve selamlar...  14.11.2009 21:06
 

"Egemenliğin kayıtsız şartsız Allah'a ait olduğunu savunan bir gelenek..." Müthiş bir tarif yapmışsınız. Bu durumda Amerika'yı, Rusya'yı, Yunanistan'ı, Maldivler'i, Avustralya'yı, Kongo'yu, Zimbabve'yi, İsrail'i vs. hepsini Allah yönetiyor, öyle mi? Kâh başarılı, kâh başarısız, kâh kapitalist, kâh sosyalist, kâh zengin, kâh fakir... İnsanın değişik bir fikre sahip olması normal ama, sahip olduğu fikri savunmak için böyle basit ve gülünç iddialarda bulunması biraz garip. Sizce başbakan, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde hakimiyetin millete ait olduğunu bilmeyecek, anlamayacak kadar saf mı görünüyor? Bunu anlamayan biri varsa o da "solcu" diye tarif ettikleriniz. Onlar hâlâ milleti yok farzedip, kendi doğrularını kabul etttirmeye çalışıyorlar. Milleti memleketi, insanları, hakkı, adaleti, eşitliği düşünmek, düşünmekten öte fiilen uygulamak için sadece dürüst ve iyiniyetli bir insan olmak yetiyor. Sağ, sol, vs. sadece istismarın öteki adı. Selam ve saygılarımla..

Ahmet YILMAZ 
 14.11.2009 20:06
Cevap :
Merhaba, Ben ne sayın başbakanın ne de onun yakın ekibinin beyninin içindeyim. Ancak siyasi geçmişlerini biraz araştırınca hangi gelenekten geldiklerini öğrendikçe bu yoruma ulaşıyorum. Sizce son 60 yıldır kısa bazı aralarla uygulanan sağ siyasetin bizi getirdiği nokta iyi ise mesele yok. Saygı ve selamlar...  14.11.2009 21:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1615
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster