Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '21

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
149
 

Sol mu Sağ, Sağ mı Sol?

Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisini “sağa çektiği” için yine “eleştiriliyor”.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun independent Türkçe sitesindeki şu açıklamasına;

“21’inci yüzyılın sorunlarını 18’inci yüzyıl kavramlarıyla mı çözeceğiz? Nedir sağcılığın, solculuğun kriterleri? Solcular kamu adına çalışır. Sağcılar kamu adına çalışmıyor mu? Solcular fakire yardım eder. Sağcılar fakire yardım etmiyor mu? Dolayısıyla bizim 18’inci yüzyıl kavramlarına hapsedilmiş bir siyasetle Türkiye’yi aydınlığa çıkarmamız mümkün değil. Yeni kavramlar üretmeliyiz.”

CHP’nin 24’üncü ve 26’ncı dönem milletvekili hukukçu İlhan Cihaner’den tepki gelmiş.

Nedense, CHP bir türlü gündeme “oyun kurucu” bir parti olarak gelemiyor. İçlerinde kendi kendilerini yemeleri, hesaplaşmalar, hizipçilik, CHP’yi gündem belirleyemeyen, daha çok gündeme hapsolan ve siyaset üretmede kısır döngüye ram olan bir konuma dönüştürüyor.

Zaten değerlendirmeler bu minvalde olunca, üretken bir siyaset ortamı da yeşertilemiyor. 1980’li yıllarla neoliberalizmin Reagan ve Tathcher ile şaha kalktığı, Turgut Özal’ın liberal politikaları ülkemizde tedavüle soktuğu bir dönemeçte, sol partiler ve ideolojiler silikleşti. Ya da halk kitlelerini arkalarında göremediler. Tabii klasik sol slogan ve propagandalar, daha çok işçi sınıfının sorunları ve mücadelesi üzerinden okundu. Sendikal hareketler, sivil toplum kuruluşları, ırkçılığa karşı mücadeleler, yabancı düşmanlığıyla savaş, gelir adaletsizliği, yoksulluk, doğanın tahribatı vb. hususlar üzerinden yürütülen siyasal diskur, Türkiye’de sosyoloji ihmal edildiği için, işte böyle tartışılmakta ve iktidara da namzet olamamakta.

ETEM SEVİK, Kerim Korkut bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sol ve sağ soyut ve hiçbir şey ifade etmeyen, belli bir anlam ifade etmeyen kavramlardır. Bu nedenle de aynı sizin “Türkiye’de sosyoloji ihmal edildiği için” söyleminizde olduğu gibi halklara en ufak bir yararı olmayan içi boş kavramlardır. Türkiye’de sosyoloji ihmal ediliyor da ne oluyor? Bence sizin öncelikle bu sorunu açık ve net bir şekilde açıklamanız gerekir ki yazdığınız yazının okuyucularınıza bir yararı olsun . Çünkü “soyut” kavramlarla hamasi edebiyat yapılır ama halkların en ufak “somut” bir sorunu çözülemez. Selamlar

Matilla 
 23.01.2021 11:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 595
Toplam yorum
: 131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 78
Kayıt tarihi
: 18.05.16
 
 

Ben, Uludağ Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunuyum. Şuan için öze..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster