Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
697
 

Sol

Sol
 

Sol siyasal bir kimlik ve göreceli bir kavram. Bu nedenle günümüz solu artık ne sosyal demokratlıkla ne de sosyalistlikle tanımlamaz. İnsan kendi iradesiyle sosyalist olabilse bile solcu olamaz.

Solculuk toplumsal talepler, güç odakları ve resmi ideolojik yaklaşımlar karşısında nerede durduğumuzla ilgili bir olgu. Solculuk kendimizde var olduğunu sandığımız bir özellik değil, siyasi tavrımızın nasıl algılandığı ile bağlantılı bir tanımlama...

Artık bu değişim sürecinde topluma anlamlı gelebilecek bir sol yaklaşımın tek ön koşulu demokratlığı bir ideolojik tutum haline getirebilmeye dayalıdır.

Sosyalistim öyleyse soldayım diyenlerin dikkat etmeleri gereken; temel felsefe açısından liberalizmle sosyalizmin önemli benzerlikleri ortak zeminleri var ve bu ortak zemin çöktü. Bu iki ideolojide bilgiyi maddi bir etkileşimden tüketiyorlar; her ikisi de anlayışlarını iktisadi rasyonalizasyona bağımlı kılınmış edilgen bireylere dayandırıyorlar; her ikisi de homojen bir toplum varsayımına sahipler; her ikisi de normatif toplum modellerini topluma empoze eden ve bunu "bilimsellikle" cilalayan pozitivist bir yaklaşım içindeler; her ikisi de kamu sahasını açık veya zımni bir otoriteye teslim etme eğilimi içerisindeler; her ikisi de otoriter ve her ikisi de relativist bir ahlak anlayışına sahipler.

Değilse ne öneriyorsunuz?

Bunların hepsi aynı kaldığı sürece sağda solda yeni olamayacaktır. kendine bakamak kendi felsefi temelini sorgulamak demektir. Kendi ayak bağlarını tartışmayan bir ideolojinin dünyayı anlama iddaları hüzün vericidir.

Yeni sol eskinin gerçek bir özeleştirisine dayanabilir ve ancak klasik liberalizm ve sosyalizm ekseninin dışındaki bir pozisyona oturabilir.

Herhangi bir ideolojinin sol olabilmesi ancak özgürlük ve adalet arayışını, kendi felsefi temellerini pozitivizmden temizleme çabasıyla bütünleştirdiği takdirde mümkündür.

"Dolayısıyla bu ideoloji, bilgiyi insanın dışından gelen bir yansımaya değil, gerçeklikle insanın iki yönlü etkileşimine dayandıran; tarihin yönünü bilme safsatasını bir kenara koyabilen insanlar için "iyi" olanı dışardan empoze etme heveslisi olmayan; kısacası demokrat zihniyet üzerinde oluşturulmuş bir kavram çerçevesi içinde hayat bulacaktır."

Diyalektik eskisi kadar popüler değil bugünlerde, derdik ki nicelikler niteliklere dönüşürken herşey kendi zıddını yaratır ve hayat yükselen bir sarmal halinde akıp giderdi, derken bazılarımız fiziksel dünyada diyalektik aramanın tam bir şaçmalık olduğunu, ama bu modelin fikirler arenasında hiç de yabana atılmaması gereken bir anlama biçimi ürettiğini fark etti.
Zaman akıp gitmeye devam etti, asıl diyalektiğin algılamalar ile gerçekler arasında yer aldığını fark etmeyecekmiyiz?.

Ancak dünya nereye giderse gitsin hayalimizdeki olması gereken dünyadan uzaklaşmıyoruz, neden bu muhafazakarlık... Yoksa dışımızdaki gerçekliği anlamadığımız halde onun nasıl olması gerektiğini bilenlerdenmiyiz?

Solculuğun ön koşulu demokratlıktır tabi böyle bir derdiniz/yaranız varsa..

kaynak:
http://www.gazetem.net/etyenmahcupyan.asp
http://www.siyar.org/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Daha cesur olun... Ertuğrul Gündayı, Zafer Üskülü anımsayın... Yeni sol, AKP nin çıkar kucağıdır deyin... Ha gayret... müsteşar olmazsanız gelin bana söyleyin:-) Pes yahu pes!

yeşilsoğan 
 22.04.2008 22:26
Cevap :
merhaba, sadece şunu diyebilirim Türkiye 'de yasal siyasal eksenin şu anda en solunda AKP en sağında CHP vardır, arada Milliyetçi partiler. Ertuğrul Günay ve Zafer Üskül Akp de ki demokrat sola yakın unsurlar olarak değerlendirilebilir. Hepimiz cesur olmak zorundayız ön yargılarımızdan arınmak olanı okumak konusunda öncelikle ya sürekli darbeler düzeni devam ya da demokratik bir düzen için demokrasi cephesinde yer alacağız. tarih gerçek yanılgının bir kimliğin ötekini dışlama mantığı ile beslenmesi olduğunu defalarca gösterdi. bir kez daha hala görmeyenlere gösterecektir. Sola ilişkin szi ne öneriyorsunuz onu yazın. Ben yeni solun demokratlardan oluşacağını ifade etmeye çalışıyorum. Demokratlıksa öncelikle herhangi bir yaşam biçiminin var olma hakkını, bu yaşam biçimine ait insanların öteki yaşam biçimlerini savunma iradesiyle ölçen bir yaklaşım. Sizde tavsiyenize uyun daha cesur olun sistemin gerçek yüzünü deşifre etmek konusunda yerinizi alın... Saygılarımla..  24.04.2008 8:52
 

Sevgili Salih Erdağı, senin kullandığın demokrat tanımı ile günümüzde yaygın olarak kabul edilen demokrat tanımı arasında dağlar kadar fark var ve büyük olasılıkla senin demokratlık ifadenle vermek istediğin anlam karşı taraftan aynı şekilde anlaşılmıyor. Demokratlık ve demokrasi hala çok mekanik ve şekilsel bir şey olarak algılanıyor. Demokratlığı organik bir öz olarak değil, işe yarar bir alet olarak düşünüyor insanlar. Bu nedenle zaman zaman başkalarını bu aleti kötü niyetle kullanmakla suçluyorlar ve bir süre sonra o araç olarak gördükleri ve başkalarının elinde kendi aleyhine dönüşen demokrasiye düşman olmaya başlıyorlar. Anlatmaya çalıştığımız demokratlığa başka bir isim mi bulmak gerekir bilemiyorum. Yepyeni bir tanımı eski bir isimle kullanmak ne yazık ki, istediğimiz sonuca ulaşmaya, anlatmak istediğimi ifade etmemize engel oluyor. Ya da süreç içinde değindiğin demokratlık tanımının yaygın tanım olmaya başlar ve demokratlık yaygın bir duruş haline gelir bu ülkede, saygılarıml

Bibliyofil 
 11.04.2008 16:46
Cevap :
postmodern tanım etyen mahçupyan, ali bayramoğlu, kurşat bumin, erol katırcıoğlu, ferhat kentel... Ortak tanımları..Ve insanlar liberalizmin bildiğim en yoğun eleştirisini gerçekleştirmiş insanlar.. Solcu sananlar kendini bu insanları da liberal sanıyo.... çok okuyup çok yazmak gerekiyor bu kavram kargaşasını aşabilmek için ve diyalog içinde kalma yeteneğini gösterebilmek gerekiyor.. Evet yepyeni olan eski tanımla kolaylıkla boğulabiliyor, katkın çok önemli nefes alıyorum evet derken. sağol..  11.04.2008 17:05
 

Solun ideolojik ve politik anlamda ağır yenilgiler aldığı doğrudur,ama şu anda kendini "sol" olarak tanımlamayan insanların "sol"a akıl vermesini doğru bulmuyorum.Bence bırakalım kendini sol olarak tanımlayan insanlar demokrat olup olmayacaklarına kendileri karar versinler.Şayet kendimizi hala sol olarak tanımlıyorsak solun nasıl olması gerektiğinin mücadelesini o platformlarda vermek gerekir diye düşünüyorum....

mustafa ceydilek 
 08.04.2008 21:18
Cevap :
Biz babamızı solcu sanmışız, "ilhan abi"nin gazetesini taşırken kovalanmışız sol diye, memlekette herşey popülizmmiş iyi harcanmışız. siyaset hem farklılıkları anlamaktan, hem de kendimizi bu farklılıklar içinden net tercihler yaparak farklılıştırmaktan geçer. Önce demokratlık farklı zihniyetlerin ayrı olarak var olma haklarının ve siyasallaşmalarının kabülüdür. Bizim kendimizi nasıl tanımladığımız değil siyasi yelpazede başkalarının bizi nasıl gördüğüdür esas olan. Bunu belirleyende yazıda belirtmeye çalıştığım duruşlardır.mesela babamızın partisinde sakıncalı piyadenin eşi "301" i komisyona havale etmedi pişkinlikle "acelesi yokmuş" yazıklar olsun. hala sol deyince bir chp tabelası gelmiyormu önce zihne. Irkçı savaş yanlısı yasakçı yüzünü görmeyen varmı? uğur mumcu yattığı yerde kıvranmıştır. Neden öldürüldü? Ya da sendikalar mı? 10 aralıkçılar mı! Yok öyle bir platform tek tek samimi yaralı insanlar var ama umutlu insanlar var.. Katkın için sağol. sevgilerimle..  10.04.2008 9:56
 

Demokratlığın ön koşulu ne? liberalizm ve sosyalizmin aynı katogoride değerlendirilmesinin mantığını anlayamadım. sosyalist birisi demokrattır. Aksi sosyalizmle örtüşmez.

Yapukay 
 08.04.2008 14:33
Cevap :
merhaba, demokratlık farklılıklara tanınan özgürlük alanı sayesinde, toplumsal yapıyı sürekli devinim içinde ve nasıl yapılanacağı belli olmayan bir varlık olarak algılamaktadır demokratlığın çıkış noktası olan "bilinemezci felsefi temel" üzerinde, çoğulcu ve katılımcı bir bilim dünyasının oluşturulması ve korunması projesidir. Ön koşulu "kuşkuculuktur" hem dışsal gerçeklik hem ahlaki tercihlerimiz karsısında "gerçek" veya "doğru" dediğimiz şeyler bizim inşa ettiğimiz yapay bir dünyanın parçalarıdır. hiç bir konuda belirli bir görüşe bilimsel güven duymak için neden yoktur. İki görüşte modernisttir lib/sosy. pozivitizmden beslenir. Sosyalizmin demokrat olmadan olamayacağına katılıyorum tartışma modernizm sonrası demokrat! kendimizi ne sandığımız değil başkalarının bizi nasıl gördüğü siyasi kişilik. katkın için sağol sevgi ve saygılarımla. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=75620  10.04.2008 9:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 444
Toplam yorum
: 1131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1250
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster