Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Aralık '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
419
 

Solcuyuz dediler, solculukla zerre ilişkileri olmadı

Solcuyuz dediler, solculukla zerre ilişkileri olmadı
 

Ermenilerin 1915 yılındaki tehcirine yönelik blog da çıkan yazıları izliyoruz.
Pek bir keyifli oluyor canım.
Bir tarafta Osmanlı’nın Paşalarına toz kondurmayan bir cenah, bir başka tarafta, tarihsel olayları anlama, algılama ve mukayeselerini yapmak sureti ile doğruya ulaşma çabası içerisinde olan diğer bir cenah.
Garip olan ise Osmanlı Paşalarına toz kondurmama gayreti içerisinde olan kimi Kemalist yazar arkadaşların düştüğü acizlik.
“Acizlik” diyorum.
Çünkü; başka türlü ifade edebilecek bir kelime bulabilmiş değilim bu çevrelere.
Can alıcı hadiseler gündeme oturunca, kendilerine solcu sıfatı yakıştıran Kemalist arkadaşlar, nasıl oluveriyorsa birden, milliyetçi ve de mukaddesatçı arkadaşlarımızla aynı kulvarda koşuveriyorlar.
Birbirlerinin yazılarını öneriyor ve birbirlerine latifeler yağdırıyorlar.

Ne var ki sorun, tırnak içerisindeki solcu arkadaşlarımızın neyi neden savunduklarına dair bir şeylerini anlayamamış olmamız.
Veya anladık da, zaman zaman garip karşılıyoruz.
Karşılamamak gerekiyor muş meğerse.
Bunu anladım.

Bu arkadaşlarımızın isimleri lazım değil, lakin her hadisede solculuğa ihanet ettiklerine bire bir tanık oluyoruz.
Yazılarında tanık oluyoruz.
Yorumlarında tanık oluyoruz.

“Ergenekon” mevzusunda da bu arkadaşlar aynı tavrı sergilediler.
“Mustafa” filminde de bu arkadaşlar aynı tavrı sergilediler.
“Akp” nin kapatılması hadisesinde aynı tavrı sergilediler, ama, mukaddesatçı arkadaşlarla bu hususta ters düştüler.

“Aynı tavır” neydi?
Sol siyasal düşünce neyi işaret ettiyse, bu arkadaşlar, o düşüncenin tam da karşı safında yer aldılar.
Hem de her defasında.
Ve şimdi bu arkadaşlar, “Ermeni Tehciri” hadisesinde sol siyasal düşüncenin durması gerektiği noktada durmaktan imtina ile uzak duruyor ve milliyetçi-mukaddesatçı çevrelerle al takke ver külah oluyorlar.

Aslında bu duruma hemen her yazımız da atıfta bulunuyorduk.
“Kemalistlerin solla uzak yakın ilişkisi yoktur” diyorduk.
Sağ olsunlar, her olay sonrasında bu arkadaşlar bu iddiamızı tescillediler.
Hani nerede özgür düşünce?
Hani nerede fikri hür olmak?
Hani nerede İrfanı hür olmak?

İttihatçi paşaların marifetlerini savunmayı kendilerine borç bilerek Kemalist olan bu çevreler, yetmiyor, bir de solcu olduklarını iddia ediyorlar.
Milliyetçi-mukaddesatçı arkadaşları yadırgamıyorum.
Çizgileri bu.
Ve bu çevrelere saygı duyuyorum.
Ama Kemalist arkadaşlar, solculuk sandıkları çizgilerinde, her defasında, solculuğun tam da zıddı olan bir noktada yer aldılar.

Solcuyuz dediler, resmi ideolojinin çizgisinden ödün vermediler.
Solcuyuz dediler, milliyetçiliğin en uç noktasına kaydılar.
Solcuyuz dediler, demokrasiyi reddetdiler.
Solcuyuz dediler, paramiliter örgütleri savundular.
Solcuyuz dediler, asker postalının gölgesine sığındılar.
Solcuyuz dediler, mukaddesatçılarla aynı kulvarda koştular.

Solcuyuz dediler, solculukla zerre ilişkileri olmadı.
Bunu bir anlayabilseler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anladığım kadarıyla size göre ; Günümüzde solcu olmanın en önemli kriterleri, "Ermeni Soykırımını " tanımak, Ülkenin doğusunun bölünüp yarısının Kürdistan diğer yarısının Ermenistan olmasını savunmak, demokrasi savunuculuğu yapıyor görünerek aslında AB'nin ve ABD emperyalizminin istediklerini yapmak, Atatürk'e saldırmak, orduyu yıpratmak, AKP'nin düzmece demokrasi oyunlarına alet olmak,hiçbir zaman bağımsızlığı ve ülke bütünlüğünü savunmamak, bu tür solculuğun omurgası olan değerleri savunanları milliyetçilik ve faşistlikle suçlamak.... Biz bu tür mavalları nereye Taraf olduğunu çok iyi bildiğimiz kağıt parçasından yeterince okuyoruz zaten sayın Yıldız Nihat.. Yani bir insan hem solcu hemde Atatürk milliyetçisi olamazmı ?..Bir insan hem solcu olup hemde ülkesinin birliğini bütünlüğünü savunamazmı ?.. Şu solculuğu devamlı eleştireceğinize ve CHP'ye saldırmaktan arta kalan zamanlarınızda birazda size göre "gerçek" olan solculuğu tarif etseniz bizde öğreniriz. Türkiye'de.. Saygılar..

cevodem1957 
 01.01.2009 15:37
Cevap :
Ben doğrusunu isterseniz hiç bir düşüncemde bölünme parçalanma v.b. düşünceler ileri sürmedim. Zaten ilginç olan da bu değil mi Cevdet bey sizler illaki her düşünceyi bu noktalara taşıyacaksınız. Resmi ideoloji size ne öğretmişse siz gıdanızı oradan aldığınız için her aykırı düşünce sizin zihninizde bölünme ve parçalanma ile denk düşüyor. Merak ediyorum resmi ideolojinin enjeksiyonundan gıda alarak nasıl solcu olunur?  03.01.2009 11:59
 

tüm görüşlerine katılıyorum ancak; biraz da çuvaldızı kendimize batırmak gerektiğin,düşünüyorum. Bizler, solun ne olup ne olmadığını bildik ama "sol" kavramına ne kadar sahip çıktık? Bölüne bölüne ne hale geldik...Sol solcunun kurdu oldu. Artık solda "solcu" kalmadı...İnsanın sol yanının acıması işte bu olsa gerek...Ben böyle solcu olmak istemiyorum...mutlu yıllar,sevgiler

PınarG 
 31.12.2008 19:17
Cevap :
Beran hanım doğru söylüyorsunuz. Lakin bu ülkede hiç bir şey normal bir evrimsel süreçle gelişmediki. Her alanda çarplık bir gelişim söz konusu. Cumhuriyet devrimleri de normal koşullarda ortaya çıkmış devrimler değil, siyasal ayrışmalar ve sınıfların oluşumu da normal koşullar da oluşmadı. Hal böyle olunca kavram kargaşaları bir birini kovaladı. Evet size katılıyorum solcu kalmadı bu topraklarda. Yok denecek kadar az. Ama bir şekilde algılar ve kavramlar yerli yerine oturacak ve herkes safını belirleyecek. Ha böünme olmaz mı? Olur. Mutlaka olur. Ama bu arada solcu da çok olur.  01.01.2009 19:31
 

Merhabalar, Bazılarını suçlamışsınız, kendi düşünce ve yorumlarınızla... Hiç bir ideoloji torbaya sığmaz, siz bir torbaya sığdırmaya çalışmışsınız...Solculuğu, sağcılığı, Atatürkçülüğü belli kalıpların içine hapsetmişsiniz. Sizin düşüncelerinize uymayanlara hemen yaftayı basmışsınız. Eğer böyle olsaydı dünyada bir gelişme olmazdı. Bazı şeyler bütündür, sağın içinde de, solun içinde de, milliyetçiliğin ulusalcılığın içinde de bir çok unsur birden barınabilir. Bir sınır çizebilmek zordur. Böyle bir sınır çizerseniz kavram kargaşasının yanında düşüncelere de saygısızlık yapmış olursunuz. Sizin anlatımınızla, Solcular Mustafa Filmini sevmek, Ermeni soykırımına imza kampanyasını destek vermek zorundalar mı... Olur mu böyle şey... Ben blog ortamında görüyorum sağ görüşlülerden de imzacılara destek var... Böyle bir ayrım yapmanızı yadırgadım. Bu vesile ile yeni yılınızı en içten duygularımla kutlar esenlikler dilerim.

Erdoğan Şahin 
 31.12.2008 12:54
Cevap :
Hocam solun evrensel normları vardır. İlkeleri vardır. Özgürlükçü olmak, emekten yana olmak, otoriteye ve baskı rejimlerine karşı durmak, resmi ideolojinin çizdiği yol haritasını sorgulamak, demokrasiye sahip çıkmak yanıltıcı ve yalan tarihlere riayet etmeden doğruya ulaşma çabası içerisinde olmak gibi v.b.. Ama dikkat ettiniz mi blog ortamında iş milliyetçilik gibi bir kavram söz konusu olduğunda kendisini solcu diye tarif eden kimilerinin nasıl da sağcı mukaddesatçı çevrelerin yazılarına destek verdiklerini.  01.01.2009 19:36
 

Türkiye'de siyasetin rengini ne yazık ki gerçekten anlamda bir sınıf mücadelesi tarafından belirlenmedi. Eğer bu temel üzerinden gelişse, 21. yüzyılda neredeyse tüm dünyada altüst olan siyasal kavramlara karşın yine dengeli ve ilkeli bir siyasal yelpaze oluşabilirdi. Ancak zaten sahte olan bir siyasal sistem üzerine birde 21. yüzyılın değişen kapitalizm ve toplumsal algılar sistemi binince Türkiye'de neyin sağ neyin sol olduğu tartışılır oldu. Kemalizm bu ülkede hiçbir zaman solun adı olmadı. Bunun onun için kötü bir tanım değil aslında. Kemalizm eğer demokrat bir çizgi yakalayabilse bu ülke, MHP gibi kabadayı ve kaba kuvvet üzerine şekillenen bir parti değil, demokrat, milliyetçi bir partiye sahip olabilirdi. Kemalizmin esas rengini veren şeyler, milliyetçilik ve merkeziyetçi, (ekonomik anlamda değil) siyaseten devletçi bir anlayış olmasıdır. Solu bu sınırlara hapsetmek açıkcası evrensel sol değerlerden kopmayı gerektirir. Bu ne Kemalizme birşey katar ne de sola, bir bir yazı, sygl

Bibliyofil 
 30.12.2008 22:52
Cevap :
Belirtmiş olduğun genel açıklamalara katıldığımı bilmeni isterim.  31.12.2008 10:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1099
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster