Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
344
 

Solda birlik...

Solda birlik arayışları sürerken; seksenli yılların sonlarında, Rahmetli Bülent Ecevit ile Eşi Rahşan Hanım için yazdığım bir mektubu hatırladım.


Sayın Ecevitler,

Partiyle değil, sosyal adalet

Özlemiyle yanıp tutuşan millet,

Görünce sizleri gaflet ve dalalet

Ve hatta hıyanet içinde elbet;

Küsecek gitmeyecek sandık başına.

Akıtıp gözyaşı. Etsiz, yağsız ve de tuzsuz pişen aşına.

Ya sabır çekecek.

Belki bir gün gelir de birleşir sosyal demokratlar diyecek.


Bakacak umutla ufuklarda esen barış rüzgârlarına…


Bir zamanlar, Sındırgı, Emet, Gediz ve Demirci kazalarının yegâne kültür merkezi olan Simav Ortaokulunda, bir kız vardı Rahşan isminde. Çok konuşmaz, çok gülmez ve çok neşelenmezdi ama sulh ve sükûn bulurdu herkes bu güzel kızın zarif cisminde. Gene bu kızın okuduğu sınıfta şair olmak isteyip de şiir yazamayan, ama başkalarının yazdığı şiirleri okurken sınıfta sinek uçsa duyulan, tarih ve coğrafya derslerinde tahtaya kalkınca; dizlerinin bağı çözülüp titreyen, cebir veya geometri derslerine gelince allame kesilen bir çocuk vardı.

Eğer şimdiki rahşan ecevit o rahşan ve bu satırların yazarı; o şiir seven titrek çocuksa: rica edip yalvarıyor şimdiki rahşan ecevit’e o şiir seven titrek çocuk.

Ne olur versinler de el ele ecevit’le inönü;

Kurtarsınlar halkımı,

Hak, hukuk ve adalet ilkelerinden uzaklaşan insanların elinden.

Eğer şimdiki rahşan hanım; daima barış isteyen o rahşan ise:

Barıştırsın bülent ile erdal’ı

Ve olsun bütün sosyal demokratların serdarı

Umudumuz karaoğlan…

Uçuversin barış güvercini bülent’in.

Konuversin erdal’ın altı oku üstüne.

Düşüversin önüne karaoğlanın cumhurbaşkanı olarak erdal.

Ve olsun ismet paşası bülent. Bu milletin onursal…

Biri aklı, mantığı, diğeri cesaret ve atılımıyla.

Erdirsinler refaha halkları. Halkın da katılımıyla.

Tutuşsunlar el ele. Salsınlar barış güvercinlerini göklere.

Uçuşun semalarda melekler. Barış ve mutluluk dağıtsın yüreklere.

Sürmesin karaoğlan inönü’ye çatarak turgut’un ekmeğine yağ.

Ve oluşsun bütün sosyal demokratlardan kocaman bir dağ.

Gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet dedim. İzah edeyim:

Sosyal demokratlar birleşmeden iktidar olunamayacağını görmemek gaflettir.

Birleşmeden kaçıp, inönü cephesi açmak: dalalettir.

Bu durum sağcıların ekmeğine yağ süreceği için; hıyanettir.

Eğer verirlerse el ele ecevit’le inönü;

Toplanır bütün sosyal demokratlar, değişir oyların yönü…

Dün simav’daydım. Orada konu edildi şimdiki rahşan ecevit’in simav ortaokulunda okuyan barışsever rahşan olduğundan. Sonra bir resim tutuşturdular elime. Ve canlandı hatıralar gözlerimin önüne…

Önce süleyman sami evlerinin arkasındaki arpalık belirdi. Ben her gün sütünün sağılıp kaymağını eczacının tombul kızlarına sattığımız mandalarımıza ot yolmaktaydım o koca tarlanın kenarlarından.

Koşarak iki kız geldi yanıma. Biri ebe hanımın neriman, diğeri ceza hâkiminin rahşan’dı. İkisi de mahalle ve sınıf arkadaşlarımdı. Isırganlar elini dalamıyor mu diye sormuşlardı. Utanmış cevap verememiştim. O koca tarlanın kenarlarında ot yoluşumdan…

Sonra kayboldu o rahşan. Nerelere gitti bilemedim. Neriman’dan uzun süre haber aldım ama o rahşan’ı bir daha göremedim.

Bir gün ülker’e rastladım ankara’da. Hukuk hâkiminin kızı ülker’e. Beraber evlerine gitmiş ve eskilerden söz etmiştik. Rahşan da burada demişti. O zaman vaktim olmamıştı kendisini görmeğe…

Uzun yıllar geçti aradan. Ben çoluk çocuğa karışmış ve hayat mücadelesi vermekten eşi dostu unutur olmuştum.

Dün simav’a gittiğimde ilişikteki resim çıktı karşıma. Resimdeki barış güvercini; şimdiki rahşan ecevit’e benziyordu ama gene de bir şüphe vardı içimde. Bu şüpheyi atmak için yazmaya başladım. Ve öyle bir noktaya geldim ki: dönüşü olmayan;

Eğer şimdiki rahşan ecevit o rahşan değilse bile;

Oluversin o rahşan tutturarak bülent ile erdal’ı el ele.

Toplatsın bütün sosyal demokrat oyları. Kaptırmasınlar ele…

Demekten kendimi alamadım.

Saygılarımla… bornova 10 mayıs 1991

Bu gün de durum aynı. Değişen pek bir şey yok. Bana göre chp ye en büyük kötülüğü rahmetli ecevit yapmıştır. Vaktiyle inönü’nün çağrılarına uymuş olsaydı; seksen yedi seçimlerinde kendisi başbakan, inönü de cumhurbaşkanı olabilirdi.

Bu gün sayın zeki sezer’de görüyorum aynı şeyi. Buna inatçılık demeyelim de; aynı çekingen tavırlar var sayın zeki sezer’de de.

Birleşme yönünde bir adım atıldı ama bence noksan. Sayın karayalçın ile sayın soysal olmadan bu tren yürümez. Sayın baykal hırslarından vazgeçip; genel sekreter olarak bu trenin lokomotifi olabilir ama sayın karayalçın ile sayın soysal; fikir yüklerini taşıyan vagonları olacaklardır bence.

Aslında kapsam daha da geniş tutulmalıdır. Diğer partilerde de bu trene katılacak çok güçlü vagonlar var. İşte ben partiler olmasa başlıklı yazımda da belirttiğim gibi; bu yüzden istemiyorum partileri.

Bütün partilerin kapatılıp, bağımsız değerlerden oluşmasını istiyorum meclisin. Bu değerleri liderin emriyle değil, kendi isteğimle, resmine bakarak veya parmak basarak kendim seçmek istiyorum. Ve bu değerlerin kendi hür fikirleriyle konuşmalarını, kendi hür iradeleriyle kullanmalarını istiyorum oylarını…

O zamanlar:

Eğer şimdiki rahşan hanım o rahşan değilse bile;

Oluversin o rahşan tutturarak bülent ile erdal’ı el ele.

Toplatsın bütün sosyal demokrat oyları. Kaptırmasınlar ele…

Salsınlar barış güvercinlerini göklere.

Soksunlar altı oku atamızın sembolü olarak yüreklere

Uçuşsun semalarda melekler.

Huzur bulsun yürekler

Şeklinde haykırıyordum. Şimdi de

Bitsin artık bu çile.

Bağımsız değerler getirsin mecliste isteklerimizi dile.

Biz kendimiz seçelim bu değerleri değerlerini bile bile.

Olmasınlar kulu kölesi hırslarına yenilen parti başkanlarının.

Öpmesinler elini; içmeden sarhoş olmuş iktidar şaşkınlarının.

Konuşsunlar kendilerine has değerli fikirleriyle

Göstersinler kendilerini mecliste zikirleriyle

Kullansınlar oylarını başkanın etkisinde kalmadan.

Yapsınlar görevlerini kimseden günah almadan…"

Diye haykırıyorum…

Yok mu bunun bir formülü acaba?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazıma yazdığınız yorumdan sonra sayfanıza girdim. İyi ki öyle yapmışım. Tarih kokan, mücadele kokan yazınızı zevkle okudum. Rahşan Hanımla keşke görüşseydiniz, inadı biraz daha erken kırılırdı. Yaşamı şiirleştirmiş olmanız çok güzel bir şey. Şiirinizi de zevkle okudum. Anılarınızdan oluşan yazılarınızı bekliyor, saygı ve sevgilerimi yolluyorum.

Erdoğan Şahin 
 24.05.2007 13:46
Cevap :
Yazılarıma gösterdiğiniz ilgi ve destek için teşekkürlerimi sunarım Sayın Şahin. İnancım o ki: Düşüncelerimizi başkalarıyla paylaşırsak; doğru çözümler bulabiliriz. Sağlıcakla kalın  24.05.2007 15:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 334
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 706
Kayıt tarihi
: 11.04.07
 
 

6 Mayıs 1927 Simav doğumlu, İstanbul Yıldız Teknik Okulu’nun ( Bu günkü Yıldız Üniversitesi) son sın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster