Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '11

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
1095
 

Soluklandığımız anlar

Soluklandığımız anlar
 

Ve denizi ilk görüştür çocuksu heyecanla...


Ana kucağıdır bebeklikte,

Helal ak sütü emip ağlarken huzur bulduğumuz.

Açık alanda, usturalı sünnet korkusunu ortak bir gayretle yenip

İlk aşk, ilk buluşma ve ilk öpüşmedir ergenlikte

 

Ve devrim hayali kurularak uykuya dalınan

O ateşli ilk gençlik geceleridir.

Omzunu sıyıran ilk kurşun geçip de gittiğinde

Derin düşüncelerle sigaradan alınan o ilk nefestir,

Güzel bir kitap heyecanla okunup bittiğinde de hissedilen.

 

Mezuniyet belgeleri bir başka soluklanmadır gençlikte

Nice nefessiz kalmaların kapısını açacak olsa da.

Terhis belgesi, işe başlama çağrısı gelir ardından,

Sabırlı çabalar sonrası hak edilen soluklanmalar sınıfından,

Çoğumuz için hayal edilen türden olmasalar da...

 

Bilmem kaçıncı nakıs teşebbüslü aşkın sonucunda,

Gelinen o mantık katkılı son durak da

(“Benimle evlenir misin?” sorusuna aldığımız olumlu yanıt da)

Aslında soluklandığımız bir andır geleneksel anlamda.

 

Yaşama dair onlarca sarmaşığın

Ruhlarımızı sararak oldukça nefessiz kıldığı bir anda

İki kişilik yalnızlığın o dar patikalarında

(Ve artık sigara içil(e)meyen hastane koridorlarında)

“Baba oldunuz, tebrikler” sesini duyduğunuzda hissettiğinizdir

(“Oh! Çok yaşasın, bir kızımız / oğlumuz var artık!”)

Uzun bir kuraklık sonrası yağan yağmurlarla ıslandığımızda

Ya da, betonu delen bir çiçek gördüğümüzde de

Aynı his, aynı heyecan.

 

Terfiler, takım şampiyonlukları, kısa tatiller,

Sapasağlam hastane çıkışları,

Ve tuttuğunuz partinin seçimi kazanması,

Nadiren tanık olduğumuz uluslararası başarılar,

Mal, mülk edinmeler, tapular, ruhsat ve iratlı kontratlar...

Kısmen yanılsamalı soluklanmalarıdır orta yaşların.

Ve yılbaşılar, ay başılar, hafta sonları,

Yok "o" günü, yok "bu" günü, yok "şu" günü de öyle!

"Biz" hep koşar adım giderken önden

"Ben", "sen", "o", kalırız hep

Yavaş ve ağır aksak adımlarla, arkada(n)

Artık, emekliliğe doğru uğurlanırız.

 

Zaman değişmiştir, sorunlar ve hedefler de

Bu bir tür özgürlüktür aslında,

Zaten erk azalınca etrafın da tenhalaşır.

Nihayet, artık uzun uzun soluklanma anları geldi derken,

Çoğu kez bizlerden çalına, çalına

Düşsüz kaldığımız şu günlerde,

Kaygıların tanığı gıpgri bir gökyüzü altında,

Buğulu gözlerle anımsanan bir alışkanlıkla soruyorum

Bilmem ki, yine neden bu kadar nefessiz kalmaktayız?

İ.Ersin Kabaoğlu

15 Temmuz 2011, Ankara

 

Ay Şen bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazımı güzel bir jestle 6 Ağustos 2011 Cumartesi gecesi, TRT Radyo 1'de "Gecenin içinden" programına alan değerli yapımcı Gülname Gümüş Hanımefendiye ve başarıyla seslendiren spiker Pınar Temel'e içten teşekkürlerimi iletir, nice güzel programlara daha atacakları imzaları zevkle izlemeye devam edeceğimi belirtmek isterim.

Ersin Kabaoglu 
 07.08.2011 2:31
 

Hayat yollarında yürüyüşün tasviri yapılmış.Duygu yüklü şiir tadında.

Kerim Korkut 
 24.07.2011 7:22
Cevap :
Bilirsiniz, her şeyin bir tasviri var değerli blogdaşım... Ve ne kadar içten yaşanmışsa, hissedilmişse ve diğerlerinin deneyimleriyle örtüşmüşse gücü de o ölçüde artar. Ama nihai kararı ise okuyucu verir. İçten teşekkür ve selamlarımla...  24.07.2011 12:31
 

astım çağı oldu,nefeslerimizi zorlayan.Bu sıcacık anlatım oksijen verdi Ersin Bey,gönlünüze sağlık,harikaydı,içtenliklerimle,sevgiyle.

Şerife Mutlu 
 23.07.2011 14:35
Cevap :
Sizin değer bilen bu yorumunuz da çok hoş bir "oksijen" oldu sevgideğer Şerife hanım. Zihin çeperlerimize çektik. İçten teşekkürler ve dostça selamlarımla...  23.07.2011 18:22
 

Okunacaklar arasında yerini almış ancak okuyamamıştım. Dün akşam hızlıca gözgezdirdiğim yorum cevaplarımda verilen görevi görünce önce olayı başından anlamam gerekti dedim. Ne güzel soluklanmalar bunlar. Ne güzel dizeler. Nazım sı :) Editöryanın önerileri için de ayrıca tebrik etmem lazım hem sizi hem buradan Emine Hanım'ı.Yüreğine sağlık öncelikle, sonra da bizlerle paylaşan kalemine. Okurken düşündüm, düşünürken yoruldum yazından sonra. Bir nefes.. dur birdakika nereye diyebildiğin bir an. Hayatın "es" leri. Biz koşuşturmaca arasında yaşamaya/soluklanmaya çalışıyoruz. Aslında yaşam arasında biraz koşuşturabilsek keşke. Kim ne kadar kendinden vakitler çalabliyor ki? Hep birşeylere yetişme telaşı. Zamaaannnn. Erkek de olsan, kadın da olsan, batılı da olsan Anadolunun göbeğinde de olsan. Yaşadığın hayat aslında soluklanabildiğin anların toplamı kadar.

Nilay Yıldırım 
 22.07.2011 19:03
Cevap :
Çok teşekkürler Nilay Hanım. Bu güzel ve içten bir yorumunuza içten ve derinden. "soluklanan teşekkürler"... "Yaşadığın hayat aslında soluklanabildiğin anların toplamı kadar" demişsiniz. Ne kadar anlamlı bir söz: İşte bu yüzden olsa gerek, kısa dediğimiz şu 'hayat' aslında çok daha kısa! Yeni yazı konunuzu sahiplenerek araştırmalara başlamanız da biz okuyucularınız için sevinçli bir haber. Bekliyoruz. Sevgiler ve dost selamlarımla...  23.07.2011 18:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 335
Toplam yorum
: 3203
Toplam mesaj
: 251
Ort. okunma sayısı
: 2343
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster