Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '14

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
1909
 

Soma faciası, Türkiye faciasıdır

Soma faciası, Türkiye faciasıdır
 

haber.sol.org.tr


 Türkiye son günlerin en büyük faciasını  Manisa’nın bir ilçesi olan Soma’daki maden kazasında yaşadı.
“Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Soma'da meydana gelen maden kazasında 201 işçinin hayatını kaybettiğini 80 kişinin de yaralandığını açıkladı.”(Gazeteler.14.5.2014)
Tabii bazı açıklamalara göre de aşağıda 500’ü aşkın kişi vardı. Bunların tümü kurtarıldı mı, belli değil. Buna göre verilen 201 rakamı da yarın yükselebilir.

Niye bunlar oluyor? Biliniyor ki, Türkiye İş kazaları ve ölümlerinde  Birinci sırada.

Buna göre , gerekli önlemleri alamıyoruz. Yapılması gerekenleri yapamıyoruz ,demektir.

Her kurumda, olmazsa serbest çalışan “İş Analizi Uzmanları” vardır; bunlar işin özelliklerini incelerler; çalışanın sahip olduğu “Risk Alanlarını” belirlerler. Gerekli önlemleri önerirler. Bunları diğer ülkelerdeki ciddi kurumlar, kendi kurumlarının “Dış Değerlendirilme”sini yaptırmak için sık sık baş vururlar. Gösterilen risk analizlerine göre yapılması gerekenleri adı geçen kurumlar yaparlar,  gereken önlemleri alırlar.

Bizde, ne kurumlar gerekeni yapıyor; nede Devlet… İnsanlar her an Azrail’le karşı karşıya , bir bakıma ona meydan okuyarak çalışmaya, bir yerden bir yere gitmeye , yaşamaya çalışıyor. Bu yüzden de, Azrail, insanlarımızı ilk fırsatta tepeliyor. Hiç kaçma fırsatları yok ki..

Eğer sen, risk analizleri yaptırmazsan; neyin tehlikeli; kazanın nasıl gelebileceğine ilişkin öngörülerde bulunmazsan, elbette Azrail tepende olacaktır.

Bir kurumun, süreğen denetimlerini yapan müfettişleri, uzmanları vardır. Bunlar genellikle o kurumun paralı memurları oldukları için bir çok şeyi görmezler veya göremezler. Türkiye’de her kurumun bir de  “Dış Denetim”in yapılması gerekir. Bunu ya özelleşmiş kurumlar yapabilir veya Devletin bu amaç için oluşturulmuş kurumları. Bunlar da hiçbir tehlike öngörmüyorsa, artık işler Allaha kalmış demektir. İşçiler madene girerken dua okuyacaklardır, bir de çıktıktan sonra. Çünkü hayatları pamuk ipliğine bağlı demektir.

Attila Sertel  yazısında : ”Türkiye ölümlü iş kazalarında Avrupa Birincisi, Çin'den sonra dünya ikincisi. Tedbir almayan yüzsüzler, sorumsuzlar yüzünden Çin'i geçeceğiz…” diyor. (nediyor.com)

İçerde dışarıda yapılan global araştırmalar var. Buna göre durumumuz iş kazalarında, maden kazalarında durumumuz hiç iyi değil. İnsanlarımız oluk oluk ölüyorlar. Bazıları ,”Önlem alın!” diye bas bar bağırıyor… Bunlar sepet altı ediliyor.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’in açıklamasına göre Soma’daki madenlerin durumu Meclis’e getirilmiş. Meclis CHP, BDP ve MHP'nin Desteğine Rağmen Soma Araştırmasını Reddetmiş!  Soma için araştırma önergesi CHP, MHP ve BDP’nin “Evet” oylarına karşın, AKP’nin “Hayır” oylarıyla reddedilmiş.

Yani Soma’daki iş cinayetleri için araştırma komisyonu kurulmasını bizzat AKP engellemiş. Zaten işlerine gelmeyen her konuyu görmemezlikten gelip, yollarına devam etmeleri onların eski huyları.

Şimdi madenlerin önlerinde binlerce kadın, çocuk babalarının cesedinin yer altından çıkarılmasını bekliyor. Yollar arçlarla kapanmış . Çevre ilçelerden, köylerden gelenler babalarını, çocuklarını görmek istiyorlar. Çoğunu sağlam görebilecekleri şüpheli. Ondan sonra, yüzlerce evde  günlerce sürecek yas törenleri, ağlama, bağırma… Azrail ne yapsın? Kendisine fırsat verilince yapacağını yapıyor. Hiç acımıyor.

Beyler insana kıymet verelim; gerekli önlemleri önceden alalım. Yok, kimse dinlemiyor.
Tedbirli olmanın bir yolu da , bütün insanlarımızın eğitimli olmasından, eğitim düzeyinin yükseltilmesinden geçiyor.

Cahil insanlar, korkuyorlar, hayatlarını riske atıyorlar. Kimseyi eleştiremiyorlar. İki kuruşluk maaşları için  günde bilmem kaç saat yeraltında yaşıyorlar. Kolay mı?

Şimdi ne olacak . Bir iki hafta ağlayacağız. Ondan sonra, “Bütün tedbirler alınmıştır.” Diyeceğiz. Bu kez de ölenlerin çocukları, kardeşleri, gençler ocağa girecekler. Niye? Oradan gelecek üç kuruş maaşa muhtaçlar da ondan.

Ondan sonra diğer kazalar gelecek.

Diğer madenlerdeki kazalar.

Fabrikalardaki kazalar,

Doklardaki kazalar…

Kazalar kazalar… Nice kazalar…

Kötü bir dünyada yaşıyoruz. Ve insanlarımız Azrail’le el ele yaşıyorlar,  ama durumun farkında değiller, bilmiyorlar. Zaten onlar için de bu dünyadaki hayat o kadar da kıymetli değil. Sekiz saat yeraltında 10 km derinde  bir kuyuda ömrünü geçirmişsin. Söyle neye yarar… Önemli olan öteki dünya!

Böyle yaşıyoruz.

Devletse. “Geçmiş olsun” birer maaş ikramiye verir. İnsanları susturmasını bilir… Ama tedbirler onlar çok geç gelir.

İnsanlar kurtarırsa ,onlar kendini kurtarabilir. Nasıl mı? Sarı sendikalardan kurtularak… O da hiç de kolay değil. Çünkü artık hangisi Sarı, hangisi Mavi o da belli değil.

Geçmiş olsun. Başımız sağ olsun. Artık Azrail, bu yerlere, bu illere biraz uzak dursun. Bunlar yalnızca dilekler. Olur mu, gerçekleşir mi? Gelecek kazaya kadar bekleyelim bakalım. Yarın mı, öteki gün mü? Bu gidişle başımızın beladan kurtulması pek mümkün gibi görünmüyor. Allah saklasın.

 


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın hocam, Soma olayı tam anlamıyla bir Türkiye faciasıdır. Bu gidişle bu sorumsuzlukla ve bu aymazlıkla bu bencillikle ve bu zihniyetle ne yazık ki ne ilk ne de son olacaktır. CHP milletvekilinin meclise getirdiği Soma madenleri araştırmasını reddeden AKP milletvekillerinin vicdanları şimdi nasıldır acaba? Yüzlerce yetim çocuğun feryatlarını işittiler de geceleri uyku giriyor mudur gözlerine o milletvekillerinin? Biz sade vatandaşlar bile halâ kendimizi toparlayamadık :-(( Saygılarımla...

Yurdagül Alkan 
 20.05.2014 16:17
Cevap :
Bu soruları herkesin kendisine sorması gerekir. 301 vatandaşımız o kara madenin derinliklerinde öldü. Bu kömür karası acaba aslında kimin alınlarına sürüldü ve bu lekeyi kimler ömür boyunca taşıyacaklar? Bunların cevapları herkesin vicdanına göre. Bakalım şimdi Divan kuruldu... Oradan da "Ye kürküm ye.." mi çıkacaktır, göreceğiz Yurdagül Hanım. Sağolun.  20.05.2014 21:57
 

Değerli Dostum, Kömür ocakları kazalarında dünyada 3.,Avrupa'da 1.ülke olduğumuzu TV Kanallarından öğreniyoruz.Kömür ocaklarındaki bu olaylara kaza denebilir mi? Dünyada bu tür kazalar,yok denecek düzeyde azaltılmış;azaltılma yöntemleri bizim ülkelerimiz de uygulanabilir.Yeter ki konu öncelikle,bilimsel veriler doğrultusunda ele alınsın.Saygı ve sevgilerimle

Hüseyin Başdoğan 
 19.05.2014 18:18
Cevap :
Bilimsel verilere kim aldırış eder; bazılarına göre dinsel veriler çok daha önemli! Saygılar, selamlar.   20.05.2014 14:52
 

Değerli Dostum, Konuyu çeşitli boyutlardan ele almış; enine boyuna irdelemiş,önerilerde bulunmuşsun.Ama,bir atasözümüz var:"Cemaat ne kadar çok olsa da imam bildiğini okur." Saygılarımla.

Hüseyin Başdoğan 
 18.05.2014 20:30
Cevap :
Önemli olan, cemaatı güçlendirmek, uyandırmak. Konuşmak gerek, yazmak gerek. Gerektiğinde tartışmak gerek. Ama kavga yok. Çünkü esasında kavga isteyen çok. Kavga şimdiye kadar neyi çözümledi ki. Saygılar Başdoğan.  19.05.2014 18:39
 

Kıymetli Öğretmenimiz, Sayın Erdal CEYHAN :Hocam bu konu sadece bizde böyle, Babam görmüştü bize anlattı,ben gördüm, çocuklarım gördü. onlarda çocuklarına anlatacak.Böyle gelmiş böyle gitmemeli.Bunun adı " Dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucunda birden ziyade kişinin ölümüne neden olmak" Tedbir için harcayacağı parayı biriktirecekler, Tertemiz alın teri akıtan işçinin sırtından geçinenler buna neden olmaktadır. Geçmiş yıllarda 'Konya'da demirsiz,çimentosuz, çöken inşaatta ölenler toprağa gömüldü.inşaat sahibi baklava çalandan önce tahliye edildi.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 15.05.2014 17:37
Cevap :
Sayın Burakgazi, Adalet kurumunda yıllarca çalışmış bir insan olarak, bu düzenin nasıl çalıştığını çok iyi biliyorsun. Üstelik, adalet kurumu bir de kötüye kullanılıyor. İşte bu verdiğin örneklerden belli. Daha gösterilecek nice örnek vardır. Ama neremiz doğru ki. Tedbir, önlem için harcanacak paralar patronun cebine gidecek tabii ki. Ve artan kömürler paylaşılacak. Niye insanı düşünsünler ki..Kim düşünüyor ki... Türkiye öylesine bir memleket. Yazık.  16.05.2014 0:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 770
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster