Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ocak '11

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
7757
 

Somatizasyon Bozukluğu

Somatizasyon Bozukluğu
 

Somatizasyon bozukluğu, fiziksel bir nedeni olmaksızın, tekrarlayan belirsiz bedensel yakınmalar ile belirlenen bir somatoform bozukluktur. Gerçekte hastalarda kişisel ve toplumsal sıkıntıların beden dili ile ifade edilmesi söz konusudur. 

Bu hastalık genelde 30 yaşından önce başlar. Süreğen bir hastalıktır, sık tekrarlayan, değişen ve ağrı ile karakterize olan bedensel belirtiler görülür. Genelde bu ağrıları açıklayacak bedensel bir hastalık bulunamaz. Hastanın yaşam öyküsünde benzer şikayetlerin sıkı sık tekrarladığı görülür. Tekrar tekrar yapılan muayeneler ve ayrıntılı tetkiklerde ağrıları açıklayacak bir neden bulunamaz. Sürekli yakınmaları olan bu hastalar zaman içinde toplumda dikkat çekmeye ve bu sayede bazı sorumluluklarından kurtulmaya başlarlar. Herkesin bir araya geldiği toplumsal olaylarda (düğün, bayram ve cenaze gibi) bu kişilere hal hatır sormanın ardından hastalığı sorulur, hasta oldukları için onlardan bir şey yapması beklenmez ve özel ilgi gösterilir. 

Bu hastaların yıllardır hasta olduğu bilinir, ancak hastalığının ne olduğu tam olarak bilinmez. Her seferinde farklı yakınmalar getirirler ve bu yakınmalara genelde tanı konamaz. Hastaların yanında mutlaka bir ağrı kesici vardır ve bazen bu hastalar birbirlerine şeker gibi ağrı kesici ikram ederler. Hemen hemen tüm ağrı kesicileri kullanmışlardır ve ağrı kesici tüketimi çok fazladır. Gittikleri doktorlardan değişik ağrı kesiciler talep ederler ve çok sayıda ilacın olduğu reçeteler yazıldığında memnun olurlar. Doktor bir neden bulamadığında veya ilaç önermediğinde bundan memnun olmaz ve başka doktor arayışına girişirler. Erken yaşlarda başlayan bu hastalık kişilik sorunu gibi süreğendir. 

Hastalar bu hastalıkları yolu ile toplumsal ilişki kurarlar. Başkalarına karşı duyulan öfkenin represyonu (bastırma); öfkesini kişinin kendisine yöneltmesi söz konusudur.Güçlü süperegolu, cezalandırıcı kişilik örgütlenmesi söz konusudur. Özsaygı düşüklüğü yaygındır. Hasta rolünü benimseyen ebeveyne benzemeye çalışma söz konusudur. Dinamik açıdan depresyona benzerlik vardır. Beden yakınmaları ile ifade edilen arzu veya dürtü represe edilmektedir. Süperego çatışmaları, kısmen belirtilerle ifade edilir. 

Somatizasyon bozukluğu adı altında toplanan belirtiler şunlardır: (Bu tanıyı koyabilmek için DSM 9’a göre tanımlanan bu 34 belirtiden en az 13 tanesi aynı kişide görülmüş olmalıdır): 

1. Kusma
2. Kol ve bacak ağrısı
3. Nefes darlığı
4. Sağırlık
5. Yürüme zorluğu
6. Karın ağrısı
7. Sırt ağrısı
8. Çarpıntı
9. Çift görme
10. Kas ağrısı
11. Eklem ağrısı
12. Bulantı
13. Sersemlik
14. Bulanık görme
15. İdrar yapma güçlüğü
16. Karında şişkinlik hissi
17. İdrar yaparken ağrı duyma
18. Unutkanlık
19. Körlük
20. Cinsel ilişki sırasında cinsel organlarda yanma
21. İshal
22. Baş ağrısı dışındaki bedenin herhangi bir yerinde ağrı duyma
23. Yutma güçlüğü
24. Bayılma
25. Cinsel isteksizlik
26. Değişik besinler yediğinde bunları tolere edememe
27. Ses kısıklığı
28. Sara benzeri nöbet geçirme
29. Göğüs ağrısı
30. Cinsel ilişki sırasında ağrı duyma
31. Ağrılı adet görme
32. Düzensiz adet görme
33. Aşırı adet kanaması
34. Gebelik boyunca kusma 

Belirtiler genelde hastayı da rahatsız edici düzeydedir. Bu nedenle hastalar sıklıkla doktora başvururlar, değişik ağrı kesiciler kullanırlar ve genelde yaşam tarzlarını da hastalığa göre değiştirirler. 

Somatizasyon Bozukluğunun Görülme Oranı
11) Kadınlarda erkeklerden 5- 20 kat daha fazla görülmektedir.
22) Genel toplumda %1- 2 oranında görülür.
33) Birinci basamakta %5- 10 oranında görülür.
44) Eğitim durumu düşük ve geliri az olanlarda daha fazla görülür.
55) 30 yaşından önce, sıklıkla ergenlikte başlar. 

Somatizasyon Bozukluğunun Ortaya Çıkış Nedenleri 

Hastalığın neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Hastalığa biyolojik, sosyal ve psikolojik faktörlerin yol açtığı ileri sürülmektedir. 

*Sosyal nedenler: Hastalar sosyal ilişik kurabilmek için bedensel yakınmalarını kullanıyor olabilirler. Örneğin kocasının her akşam kahveye gitmesini istemeyen bir ev hanımı bunu direk ifade etmek yerine kocasının evde kalmasını sağlamak için sürekli hasta olduğunu yalnız kalamayacağını öne sürüyor olabilir. Yine çocuklarından bir istekte bulunurken hastalığını öne sürebilir. Bazı hastalar yaşadıkları stresle başa çıkmak için bedensel yakınmalar kullanırlar. Örneğin psikolojik kökenli bayılmalarda olduğu gibi kişinin bilinç dışı çatışmalarının doğurduğu stres bayılma ile sonuçlanabilir. 

*Psikodinamik nedenler: Freud’a göre cinsel içgüdülere bağlı bilinç dışında olan çatışmalar bazı hastalarda bu belirtileri ortaya çıkarmaktadır. 

*Biyolojik nedenler: Bazı araştırmacılar bu hastalığın nöropsikolojik nedenlere dayandığını öne sürmektedir. Bu hastalarda dikkat ve bilişsel işlevlerde bozukluk olduğu ve bunun sonucunda algı bozuklukları oluştuğu ileri sürülmektedir. Bu hastalığın genetik yatkınlığı olduğu düşünülmektedir. Hastaların birinci derece yakınlarında hastalığın görülme oranı %10-20’dir. Yine bu ailelerde madde kullanımı ve kişilik bozuklukları daha sık görülmektedir. Yine sitokinler denen bağışıklık sisteminde haberci rolü oynayan bazı maddelerin bu hastalığın ortaya çıkışında rol oynayabileceği düşünülmektedir. 

Somatizasyonla Seyreden Diğer Psikiyatrik Rahatsızlıklar 

Bazı hastalar da az sayıda belirti olabilir ve zaman zaman somatizasyon tanısı koyulamayabilir. Somatizasyon bozukluğu tek başına görülebileceği gibi bazı diğer psikiyatrik hastalıklarla da sıklıkla bir arada bulunabilmektedir. 

- Depresyon
- Panik Bozukluk
- Yaygın anksiyete bozukluğu
- Obsesif- Kompulsif bozukluk
- Posttravmatik Stres bozukluğu
- Psikotik Bozukluklar
- Uyum Bozuklukları
- Alkol- madde kullanım Bozuklukları 

Somatizasyon Bozukluğu Hipokondriasis İle Karıştırılır mı? 

Somatizasyon bozukluğunun ayırıcı tanısında hipokondriazisi düşünmek gerekir. Hipokondriasis daha geç yaşta ortaya çıkar, genelde tek belirti ile karakterizedir. Örneğin hastaya göre kendisinin midesi çürümüştür, yakında bu hastalıktan ölecektir ve doktorlar bu hastalığa tanı koyamamaktadır. Hastalar bu hastalıktan öleceğini düşünür ve bu düşünceleri saplantı düzeyindedir. Gidilen her doktorda tekrar tekrar bu hastalığın ortaya çıkarılması istenir. Yapılan tetkikler ve muayeneler hastanın böyle bir hastalığı olmadığına telkin etmeye yeterli gelmez, her seferinde başka doktorla aynı araştırmalar tekrarlanır. 

Somatizasyon hastalarında ise değişik belirtiler söz konusudur, birkaç ay başı ağrır bunun araştırılması yapılır buna yönelik ilaç başlanır, iyileştikten bir süre sonra sırtında açıklanamayan ağrılar başlar, çok sayıda doktora başvurur ve değişik operasyonlar geçirirler. Ancak her seferinde bir süre sonra hastalık başka belirtilerle tekrar başlar. 

Somatizasyon Bozukluğunun Tedavisi 

Somatizasyon tedavisinde genel kabul gören belli bir tedavi yaklaşımı yoktur tedavide göz önüne alınması gereken ve daha çok deneyimlerden elde edilen bazı ilkeler vardır: 


- Hastanın tedavisi belli bir hekim tarafından üstlenilmelidir.Fakat semptomlarıyla ilgili birçok uzmana göndermekten sakınılmalıdır.
- Hastanın yakınmalarının gerçek olduğu kabul edilmeli ve hastanın önemsendiği ve yakınmalarına inanıldığı izlenimi yaratılmalıdır.
- Tedavi hedefleri konusunda hasta ile hekim uzlaşmalıdır.
- Hastada tam iyileşme değil işlevselliğin artırılması hedeflenmelidir.
- Hastaya yetersiz ve uygun olmayan güvenceler verilmemeli ve hastalığın kronik bir seyir gösterdiği belirtilmelidir.
- İstirahat raporu düzenlemekten kaçınılmalıdır.
- Gereksiz müdahele, tetkik ve reçetelerden kaçınılmalıdır.
- Hastaya konversiyon şikâyetlerinin ciddi bir hastalığın sonucu olmadığıyla ilgili bilgiler verilmelidir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2602
Kayıt tarihi
: 10.12.10
 
 

Uzman Psikolog Sabahat Erler, İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun olmuştur...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster