Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '07

 
Kategori
Alternatif Enerji
Okunma Sayısı
1258
 

Son bir şans daha tanrım...

Son bir şans daha tanrım...
 

Tanrıya yalvarıyordu, yaşama döndür beni ne olur diye. Bir şans daha ver doyamadığım yaşam için diyordu gözleri yaşlı. Hayatının en anlamlı döneminde bittiğinden yakınıyordu yaşamının. Sesi dağların çok ötesinden yankı yaparak, kendisine geri dönüyordu adeta. Aşkı yeni tatmıştı. Sevgiyi yeni öğrenmişti sanki. Rüzgarın sesini, çiçeklerin binbir rengini ve kokusunu yeni yeni hissetmeye başlamıştıki, biten dersin teneffüs zilinin çalması gibi çok büyük bir çınlamanın ardından uzaklaşmıştı yaşamdan. Bu ayrılık hazır olmadan yakalamıştı onu.

Çok ama çok kısada olsa dönmek istiyordu yaşama. Bu bir özlem, yakarıştan çok duaya dönüştü ruhunda. Sonunun olduğuna inandığı bir yaşamı bitirdikten sonra, eksikliklerini ve içinde olduğu halde farkedemediğine inandığı renkleri bir kez daha görme isteğinin utanmışlığında yeniden yankılandı sesi kendi kulaklarında. Tanrım ne olur bir kez daha. Bir yaşam daha lutfet ne olur. Boşlukta yankılanan sesi, umutsuzluğa dönüşmeye başlamıştı yavaş yavaş. Gittikçe hafifleyen ruhunun, yaşamın içinde bıraktığı sevdiklerinin hayalleriyle hissettiği ateşin içinden koparak savrulduğunu hissetti. Bir anda yaşamın tüm özünü ruhunda hissederek, bir kez daha kendisine şans verilirse nasıl yaşayacağının bilincinde olduğunu farketti. Bir kez daha yalvardı Tanrım bir şans daha. Kısacık bir şans daha.

Hiç ses gelmedi kendi sesinden başka. Fakat kulaklarının çınlaması rüzgarın ıslığına dönüşmüş, zorlukla tutunmaya çalıştığı sertlğin bir ağacın kabukları olduğunu farketmişti. Rüzgarın ıslığı diğer seslerle birlikte adeta bir yaşam senfonisine dönüşüyordu. Kuşların büyüklüğü, etrafını saran yaprakların yeşil bir yorgan gibi onu sarması ve kokuların binbir çeşidini hissedebilmesi başını döndürmüştü adeta. Ağaçtan aşağı bıraktığında kendini, rengarenk kanatların havada tuttuğunu farketti ruhunu.

Olması gerektiği yerde, yaşamın tam ortasında doyasıya dans ediyordu. Tanrı onun bir kelebek olarak yaşamasına izin vermişti. Duaları kabul olmuştu. Koskoca bir yaşam onu bekliyordu artık. Ruhunda anlatamadığı ve bilmediği bir özlemle evlerin içine dalıyordu farkında olmadan. Aradığı sevginin ve bilmediği kutsal duygunun arayışında yaşamın kendisi olmuştu sanki. Tanrının verdiği bu inanılmaz şans hayatın saf ve karışımsız özünü içine çekmesine sebep olmuştu. Yorgun kanatlarıyla kendini yavaşça çiçeğinin üstüne bıraktı. Hafif haif yağan yağmur, onu uzun bir yaşamının sonunda tanrıya uğurluyordu sanki. Belkide koskoca yaşamında hissetmeyi başaramadığı duyguların ülkesinde dans ediyordu doyasıya.

Metin Özkaya

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

farklı ve güzel bir yazı olmuş. Biz insanlar yaşadığımız günü tadını çıkarmıyoruzda sonradan özlemini çekiyoruz keşke o günler geri gelse diyoruz. İmkansız dimi. Ama istiyoruz. Oysa kelebeğin ömrü bi gün. Ama bizim yaşadığımız bin yıla bedel onların özgür ruhu... Kaleminize sağlık..

ScReAm 
 21.07.2007 13:49
Cevap :
Yaşadığımız bin yıla bedel onların ÖZGÜR RUH'U... Farkında olmadan benim yıllarca kullandığım bir rumuz u yakaladınız. Yazımın şifrelerinden en önemli kelimeleri ve vermek istediğim mesajın özünü çözmüşsünüz. Tebrikler.  21.07.2007 14:17
 

o rengarenk kelebeğin üzerine konduğu, mor renkli, mis kokulu leylak çiçeği olarak yeniden dönebilir miyim hayata ? sevgiler...

Neşe İleri 
 20.07.2007 16:32
Cevap :
Bence iyi düşünün. Sevgiler  20.07.2007 20:54
 

Hep bir fırsat daha istemez miyim şu üç günlük dünyada kelebek gibi kısa olsa da tadında yaşamak dileğiyle

Meral Yağcıoğlu 
 20.07.2007 14:59
Cevap :
Bence henüz geç değil kelebek tadında şimdi yaşamak için. Yorumunuza teşekkür ederim. Sevgiler  20.07.2007 20:57
 

yazıyı okuduktan sonra hep kelebek aradı gözlerim ..her yerde görüyorum..SEVGİLER..

aygoz Özlem Eryoldaş 
 20.07.2007 14:52
Cevap :
Bence çok uzaklarda kelebek aramaya pek gerek yok. Aynaya bakın kanatları rengarenk bir tane göreceksiniz. Sevgiler  20.07.2007 19:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 641
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 3145
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

İstanbul' da doğdum. Antikacı, saray restoratörü ve eksperim. Antika konusunda 50’ye yakın belgesel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster