Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '09

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
679
 

Son Ders .

Son Ders .
 

Son Ders, Babam ve Oğlum sonrasında duygusal anlamda en etkileyici filmdi bana göre.
Özellikle final bölümüne neredeyse koca bir yaşamın özetini sığdırmışlar, bir kaç damla gözyaşı bırakıveriyorsunuz elinizde olmadan!
Bu film’i izlemekte geç kaldığım için çok kızdım kendime, ancak böyle bir filmin varlığından hiç haberim olmadı.
Tanıtım konusu o çoook önemli baş yapıt “Recep İvedik” furyası nedeniyle ihmal edilmiş olabilir !
Ferhan abi kendi tarzında döktürmüş yine.

Ancak bu defa sadece komedi değil, aynı zamanda aşkı ve siyaseti de konu eden güzel bir gençlik filmi ortaya çıkarmış.

Bu filmi izlemediyseniz çok şey kaybetmişsiniz demektir, çünkü etkisi altında kalmamanız mümkün değil.

Konusu kısaca şöyle; Film yetmişli yılların aldanmışlıkları üzerinden gelişen olayların hem bireyler üzerindeki etkilerini, hem de çocuklarına yansıtılış biçimlerini başarılı bir şekilde anlatıyor.

Yurt dışından gelen bir öğretim görevlisinin üniversiteli gençlere öğretecekleri, okuldaki müfredatla sınırlı değildir.

Ve ilk dersine kimsenin buradan alınacak derse ihtiyacı olmadığı sözleriyle başlar.

Ve “Hayatta söylemek istediklerini, duygularını, sevdiğini söylemeyi erteleme, çünkü hayat planladığın gibi gitmeyebilir, yarın hiç olmayabilir” mesajını verir.

Öğrencilerinden bir tanesinin onun hayat hikayesini anlatan günlüğünü fark etmesi ile bambaşka bir dünya açılır önünde.

Beni bu kadar düşündüren bir başka Türk filmi daha gördüğümü hatırlamıyorum desem yalan olmaz.

Çocukluğumdan beri hayranı olduğum ve hiç bir oyunu kaçırmamaya çaba gösterdiğim bir oyuncudur Ferhan Şensoy.

TRT'de yayınlanan "Var sayalım İsmail" dizisinde ki İsmail karakteriyle tanımıştım ilk defa.

Sözlerinin arasına serpiştirdiği ve kendine has ince esprileri hala zihinlerimizde!

Bilindiği üzere, Ferhan Şensoy bir döneme damgasını vuran ortaoyunu efsanelerinden İsmail Dümbüllü’nün Osmanlı’dan gelen bu efsaneliğinin simgesi olan o meşhur kavuğuna sahiptir.

İsmail Dümbüllü usta çırak ilişkisinin gereği olarak, hayattayken kavuğunu Münir Özkul’a devretmişti,
Münir Özkul da, Ferhan Şensoy’a.

Bu gün, bu ödülün kendisine yüklediği sorumlulukları harfiyen yerine getirmekte olduğunu görüyoruz..




Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1021
Toplam yorum
: 4165
Toplam mesaj
: 254
Ort. okunma sayısı
: 1583
Kayıt tarihi
: 19.10.07
 
 

Çok eski olmayan bir tarihte tıpkı sizler gibi Melek'lere gülümsermişim uykulu hallerimde!  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster