Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '17

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
88
 

Son durak

Son durak
 

SON DURAK


Niceleri geldi, neler istediler,

Sonunda dünyayı bırakıp gittiler... 
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?

O gidenler de hep senin gibiydiler.

Hayat üç günlük… Dün, bugün ve ömür verirse rabbim belki yarın. Günümüz insan yaşantılarına bakıyorum da insanlar şunları hiç düşünmüyor. Niçin yaratıldık? Rabbimiz bize ne mesajlar veriyor. Bu muhteşem kâinatın sahibi kim? Vs. gibi soruları çoğaltmak mümkün. İbadethaneler boş, ,insanlarda aşırı  iman zayıflığı… Sıkıntılarımız büyük. Şair ne güzel de anlatmış esasında bu günü:

Ye, iç, yat, uyu, gez, seviş, eğlen, dolaş

Hayat dediğin sadece bunlardan mı ibaret arkadaş

İnsan olduğunu, seni yaratan Rabbin olduğunu hatırlayasın ki

İmtihan dünyasında, sende hakkıyla ver savaş

Hayatta tek gerçek var o da ölüm. Her insanın tadacağı duygu. Göz açıp kapayana kadar geçen süre dünya hayatı. Şimdi sizleri konumuzu tam da anlatacak bir kısa güzel bir hikaye ile baş başa bırakmak istiyorum;

Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu.
-"Gel seni camiye götüreyim" dedim. "Bugün cuma biliyorsun."
-"Sende benim camiye gitmediğimi biliyorsun. “dedi.
-"Biliyorum ama sebebini gerçekten merak ediyorum."
-"Ne bileyim, olmuyor işte. Hem pantolonumun ütüsü bozulup, dizleri çıkar diye endişe ediyorum. “dedi.
Gayri ihtiyari gülmeye başladım.
-"Herhalde şaka yapıyorsun. Bunun için cami terk edilir mi?
-"Ciddi söylüyorum. Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin. “dedi.
Gerçekten de öyleydi. Giydiği birbirinden güzel elbiseleri; mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı.
-"Peki" dedim. "Hayatında hiç camiye gitmedin mi?"
-"Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim. Hem o yaşlarda dizlerimin aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum. Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum." 
Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmisti. Daha sonra tokalaşıp ayrıldık. Onunla konuşmamızdan iki ay sonra; kendisinin camide olduğunu söylediler. Hemen gittim. Bahçedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve yine yeşiller vardı üzerinde. Yavaşça yanına yaklaştım ve Kısık bir sesle:
"Hani camiye gelmeyecektin ?" dedim 
Hiç sesini çıkartmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 364
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 498
Kayıt tarihi
: 22.12.12
 
 

4 Aralık 1982'de Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde doğdu.Tavşanlı Fevzi paşa ilköğretim okulu,İmam h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster