Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
431
 

Son günde en büyük av

Son günde en büyük av
 

Dün, İstanbul’u kana bulamak isteyen PKK militanının Metro’ya yönelik bombalama eyleminin son anda önlendiğini, İstanbul’un büyük bir faciadan ucuz kurtulduğunu yazıyordu gazeteler…

Çoğumuz olayın ciddiyetini anlamadık, büyük bir çoğunluk farkında bile olmadı. Oysa olay gerçekleşseydi ve birkaç kişi ölseydi, bunu duymayan, üzülmeyen, bu acıyı yüreğinde hissetmeyen kalmayacaktı.

Konuşacaktık, yazacaktık, kızacaktık, şikâyet edecektik, hükümete topa tutacaktık, polisi eleştirecektik vs vs. Peki buna benzer olaylar nasıl önleniyor, kim bunları engelliyor, polis bunu başarmak için nasıl çalışıyor, hiç düşündünüz mü?

Polisi, güvenliğimizi sağlayan, bizim rahat yaşamamızı temin eden, dost bir kurum olarak görenlerin sayısı hayli azdır. Daha çok korkulan bir birim, mümkün olduğunca uzağında kalınması gereken kişiler olarak algılarız onları.

Oysa onlar da bizim gibi bir insan. Ekmek paralarını kazanmak için farklı bir meslek seçmişler. Gece gündüz hayatları tehlikede. 24 saat kolay geçmiyor onlar için. Üstelik bir gün, iki gün değil ki bu, sürekli bir iş…

Bir polis sabah evden nasıl çıkar, akşam eve nasıl döner, eşi neler hisseder, çocuklarının yüreği nasıl atar, bilemeyiz. Ne zaman sevinirler, ne zaman üzülürler, neyle gurur duyarlar, onların da korkuları var mıdır, hayata hangi pencereden bakarlar, hiç düşünmeyiz.

Hürriyet gazetesinin manşetinde bugün, dünkü olayın kahramanlarından bir polisin öyküsü var. Önemli ve ilginç tarafı, bombacıyı yakalayan polisin, görevinin som gününde olması. Eğer kazasız belasız o günü de atlatırsa emekli olacaktır.

“Son Gününde En Büyük Av” manşetli haberde, PKK’nın Mecidiyeköy’ü kana bulama planını engelleyen polislerden birinin dün emekli olduğu anlatılıyor. Teröristin üzerine ilk çullanan kahraman polis, görevinin son günü evinden helalleşerek çıktığını anlatıyor.

******

Güne damgasını vuran haberse Genelkurmayın operasyonlarla ilgili yaptığı açıklama. 200 kadar hedef vurulduğu, 150 civarında teröristin etkisiz hale getirildiği belirtilen açıklamada, teröristlerin kardaki ayak izlerinin bile takip edildiği anlaşılıyor.

Hürriyet gazetesi “Temizlik Raporu” manşetini kullanmayı tercih etmiş. Milliyet gazetesinin manşeti ise “Teröristler Kamerada.” Sabah gazetesi “200’den Çok Hedef Vuruldu” derken, Star gazetesi “Ayak İzleri Bile Takipte”, Yeni Şafak da “Kardaki İz BBG Evine Götürdü” manşetleriyle farklı bir yöne vurgu yapmışlar.

Bugün gazetesi, “222 Hedef Vuruldu”, Vatan gazetesi “200 Hede Vuruldu, 175 PKKlı Öldürüldü”, Posta gazetesi “PKK Yerle Bir”, Cumhuriyet gazetesi “200 Hedef Yerle Bir”, Güneş gazetesi de “PKK Darmadağın” başlığını kullanmışlar.

Bugün gazetesi ise, “Sınır Ötesi Dil Operasyonu” başlıklı haberinde komşularla sıfır sorun politikası izleyen Türkiye, halkları kazanacak adım atıyor. Bir devlet kanalı Arapça, Farsça ve Kürtçe yayın yapacak, diyor.

*****

DTP milletvekili Fatma Kurtulan’ın eşinin terör örgütüyle birlikte dağda olduğu haberini geçtiğimiz günlerde işlemiştik. Kurtulan, Radikal gazetesine manşet olan açıklamasında, “Yakınları Dağa Çıkan Tek Vekil ben Değilim” diyor ve ekliyor:. Bir bakanın kuzeni de PKK’lıydı, çatışmalarda ölmüş. Toplumsal bir gerçek bu. Ben Kürt sorununu bir sonucuyum. Operasyonlarda nefesimi tutuyorum.

*****

İstanbul’da son günlerde gece park eden arabaları ateşe veren bir çete türediğinden bahsetmiştik. Başbakan Erdoğan buna seyirci kalamayız diyerek Neron çetesine el atmış. Daha önce olayları büyütmeye gerek yok diyen yöneticiler de tayakkuz durumuna geçmişler. Akşam gazetesi haberi “Neronu Bul Emri” manşetiyle vermiş.

*****

Adalet, bir ülkenin insanlarını gerçek vatandaş yapan unsurlardan biridir. Adaletin sağlanmadığı bir toplumda, insanların mutlu ve güvenli bir hayat sürdürmesi düşünülemez.

Biz sorunlarını mantıklı yollarla çözmesini bilen bir toplum değiliz. Bazen çok basit nizaları bile mahkeme kapısına ulaştırmadan halledemiyoruz. Bu sebeple gereğinden çok yargıyı meşgul ettiğimiz bir gerçek.

Buna karşılık mahkemelerimizin kadroları, hatta fizik mekanları yetersizdir. Davalar uzar da uzar. Yıllar geçer, davacılar, davalılar ölür, dava hala devam eder. Geciken adalet, bir nevi adaletsizliktir.

Mahkeme kararlarını inceleyen üst makam Yargıtaydır. Senelerce süren bir davadan sonra temyiz edilen karar da yıllarca sürüncemede kalır. Bu yüzden zaman aşımına uğrayan davaların sayısı az değildir.

Vatan gazetesinin manşetinde bu konuya dikkat çeken bir haber var. “5 Yargıcız, 49 Bin dosyaya Nasıl Bakalım?” başlıklı haberde Yargıtay üyesi Ertosun, Zamanaşımı meselesiyle ilgili olarak, Olacağı bu, bize gelen davaya ancak üç yıl sonra sıra geliyor demiş.


*****

Küresel ısınma herkesin gündeminde. Din adamları da ister istemez bu konunun içindeler. Bu yıl hem müslümanların hem de hıristiyanların kutsal günlerine küresel ısınma ve çevre sorunlarının damgasını vurduğuna dikkat çeken Vatan gazetesi, “Dünyayı Isıttık Allahım, Bizi Affet” şeklinde bir başlıkla haberi irdelemiş.

*****.

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde Harward üniversitesi profesörlerinden Dani Rodrik’in bir görüşü ilaç gibi sunulmuş. “Neoliberalizm Tıkandı.” Rodrik ekonomide kamunun önemine vurgu yapmış.


******

Trabzonda bir cami, yıllar önce oranın papazı olan Vasil’in adıyla tanınıyormuş. Daha doğrusu Ayvasil adını taşıyan köyün camisi de aynı adla anılıyormuş. Ancak köyün adı Akoluk olunca, beldenin CHP’li belediye başkanı, bu zamanda böyle cami adı olmaz diyerek caminin adını da değiştirmiş.

Taraf gazetesi haberi “Camiyi İslamlaştırdı” manşetiyle vermiş.

*****

Spor haberlerine gelince:

Fanatik gazetesinde Galatasaraylılar için “1 nolu Aslan İsaksson” Fenerliler için de “Semih Yuvada Kalıyor” şeklinde iki manşet var.

Fotomaç gazetesi yine Fener taraftarları için “Wagner Löve” manşeti atarken “Lucescu’dan Galatasaray’a Evet” manşetiyle Cimbomları sevindirmeye çalışmış.

Fotospor gazetesi ise “Cimboma Süper Güç” manşetiyle Galatasaray’ın arayışlarına ışık tutmuş.

*****

Bugünlük de bu kadar. Yarın yeniden buluşabilmek umuduyla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yargıyı meşgul ettiğimiz noktası ve bir olay olmadan ciddiyetinin farkına varmamamız. Aah Ahmet Bey biraz uzun yazıyorsunuz ama olsun yine de güzel okunuyor.:) Sağolunuz.

Baver Ergun 
 27.12.2007 10:44
Cevap :
Çok uzun oluyor gerçekten haklısınız. Yeni yılda yeni bir şekil vermeye çalışacağım başarabilirsem. katkılarınız için teşekkürler.  27.12.2007 18:58
 

Ben bu bilgi dolu yazınızın içinde kahraman polisimizle ilgili habere takıldım... Tv kanallarından birinde adını hatırlamadığım bir programın sunucusu bir Mayıs Kadıköy olayında göstericiler tarafından linç edilen polis memurunun nerede ve ne şekilde yaşadığına ilişkin görüntüler veriyordu... O güne kadar ne olduğunu, ne yaşadığını, psikolojisini hiç düşünmediğim bu polis memuru evini Ukrayna'ya taşımış... Ruhsal çöküntüden kurtulmak için sığındığı bu ülkede ekonomik şartlarının zorluğundan ve aldığı emekli maaşından bahsetti... Biz değerlerimize malesef böyle sahip çıkıyoruz:(( Ama suç sadece onları koruyup kollamada yetersiz kalan devlette değil biraz da bizlerde... Tekrar teşekkürler, iyi seneler. İyi kalın.

mihasu 
 26.12.2007 23:13
Cevap :
Katkılarınız için teşekkür ediyorum efendim...  27.12.2007 8:00
 

Bu güzel haber özetleri için. Elinize sağlık

Ayrıntıda gezinmek 
 26.12.2007 22:05
Cevap :
Teşekkür ederim. katkılarınız için sağolun.  26.12.2007 22:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 970
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster