Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
939
 

Son sardunyalar

Son sardunyalar
 

**“Ah o yazlık sinemalar,
Kapı önü akşamları
Saksıda son sardunyalar
Avluda el yazmaları

Ah ne kahraman, ne cesur,
Ne güzel çocuklardık
Her yeni günü ümitle
Nasıl da kucaklardık.

Ah kaldırımlar inliyor,
Bir devir muhteşemdik.
Güz güneşinden hüzünlü,
İlk yazdan şendik.

Sabah saat 10:00’da kapı çalardı. Mahalleden arkadaşlarım : "Özleeeem, gelmiyor musun biz sokağa indik" diye beni de çağırırlardı. Anneme bakardım: "Git hadi, öğle yemeğine gel ama" derdi.

Kapıdan çıkarken benden dört yaş küçük kardeşim "Ben de gelicaaaam" diye peşime takılırdı.

Sabahları bebeklerimizi alırdık. Sabahki oyunumuz "evcilik"ti çünkü. Benim kara saçlı bir bebeğim vardı. Gözüm arkadaşımın sarı saçlı bebeğinde, onun gözü benim kara saçlı bebeğimde... Öğlen olur, yemek vakti çoktan geçer biz "evcilik" oynardık…

Akşamüzerleri ayrı bir alemdi. Mahallenin kızları ve oğlanları "yakan top" oynardık.

Kızlar, erkeklere karşı. Kızlar erkeklere savaş açardı oyunun sonunda. Onlar da ne acımasızdılar ama…. Sonra dağılırdık erkekler futbol oynardı. Biz "seksek". Nereden çıktı, kimin icadı hala bilmem "lastik" oynardık... Zıp zıp zıplardık .
Kendimize özel lastiklerimiz vardı. Annelerimizden lastik ister dururduk. Bildiğimiz "don lastiği" bile önemliydi bizim için o günlerde

Kış gelince sokak faslı biter mi? Kar yağsın diye gökyüzünün gözünün içine bakardık. Biraz kar tutsa yerleri, arabaları, gece yarısı bile sokakta olurduk kartopu oynamak için. O ayazda sokak, sokak dolaşan bozacıdan boza alır içerdik. Kardeşim daha küçük o zamanlar, bozacının sesinden korkar, kaçacak yer arardı.

İzmit’le Gölcük arası şirin bir köyde yaşardı anneannem ve dedem. Dedemin sağlık sorunları nedeniyle, emeklilik dönemlerinde yaşamayı seçtikleri bu güzel köyde de bambaşka çocukluk anılarım yüklüdür benim.

Elmayı, kirazı dalından koparır yerdik. Hormonlu sebze ve meyvelerle tanışmamıştık henüz. Bahçesinden maydanoz, taze soğan, taze nane toplardım anneanneme.

Ne zaman taze nane koklasam, aramızdan ayrılalı 20 koca yıl geçen, sevgisine doyamadığım anneanneciğimi hatırlamam bundandır.

Körfez de bu kadar kirli değildi o zamanlar. Oradaki arkadaşlarımla sandal sefalarımızı unutmam mümkün mü?

Akşam üzerleri yaptığımız voleybol maçları. Beyaz saçlı tombik dedem maç hakemliği yapardı da taraf da tutmazdı hiç. Voleybol milli takımının hakemiymiş gibi yönetirdi mahalledeki voleybol maçlarını. Sezar’ın hakkı, Sezar’ a derdi.

Ya o yazlık sinemalar? Kıyısından köşesinden ben de yakalamıştım o yazlık sinemaları. Ne özenir bezenirdik o sinemalara gitmek için. Sandalyelerde rahat edemezdim bazen çocuk aklımla… Şimdi "olsa da rahat edemesem" diyorum.
Çekirdek çitlemeden de film izlemezdik, illa olacaktı elimizde külah, külah ay çekirdekleri. Havası bir başkaydı yazlık sinemaların.

Bazen aklıma düşer o günler. Unutamadığım, çocukluğum.

Biz aslında, Sezen Aksu’nun o unutulmaz şarkısındaki - Son Sardunyalar- dık.

Şimdi, Dört yıldır anneyim. Artık her şey değişti. Eskisi gibi değil hiç bir şey.
Yine de şimdiki koşullara elimden geldiğince direniyorum.
- Oğlumu jetonlu oyuncakların esiri yapmamaya çalışıyorum.
- Hafta sonları doğa ile iç içe olmasını sağlayacak fırsatlar sunuyorum.
- Süperman, spiderman gibi çizgi filmleri izlettirmiyorum mümkün olduğunca ( o bir yerlerden öğreniyor ama) - Bilgisayarla da mümkün olduğunca geç tanıştırmayı planlıyorum.
- Televizyona bağımlı kalmaması için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

Bizim çocukluğumuz kadar özgür ve mutlu olabilir mi?

B İ L M İ Y O R U M!

Anne olarak belleğinde güzel çocukluk anıları biriktirmek istiyorum oğlumun.
Tüm çabalarım bu yönde. Çünkü büyüyünce anlıyor insan, güzel çocukluk anılarının insanı hayata karşı dik tuttuğunu.

** Son Sardunyalar
Söz : Sezen Aksu- Yelda Karataş
Beste : Ara Dinjian

NOT: Bu gün başka bir blog yazacaktım aslında. Sevgili Nazan ve Sevgili Yeşim, Yazılarınızla beni çocukluğuma döndürdünüz de bunları yazdırdınız ya siz çok yaşayın olur mu?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

biz mi onu terkettik, o mu bizleri bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey, o yılları doyasıya yaşadığımızdır. Elinize, yüreğinize sağlık.

Kuşkayası (Turgut Erbek) 
 15.06.2007 12:10
Cevap :
Bence de doyasıya yaşadık Turgut Bey. önemli olan da bu değil mi? Teşekkür ederim paylaşımınız için. Sevgi ve saygılarımla  15.06.2007 12:15
 

mamalarına bir şeyler karıştırarak böyle yaptı diyor çocuklarını her anlamadığı anda çaresizlikle. O kadar yaramazlıklara ve o kadar sokak bağımlılığına rağmen meğer ne kadar sorunsuz çocuklarmışız biz şimdi anlıyorum. Şimdi sokaktaki çocuklardan ödümüz kopuyor öyle içim yanıyor ki sırf bu yüzden..... Yüreğine sağlık arkadaşım, sevgiler yolluyorum

kevser şekercioğlu akın 
 14.06.2007 18:48
Cevap :
Evet katılıyorum sana tüm kalbimle. Biz kendimizle barışık, mutlu çocuklardık. "Az " ve "öz" dü herşey çünkü. Marka bağımlılığı nedir bilmedik. Elimizdekiyle yetindik her zaman. Son Sardunyalar oluşumuz bu yüzden değil mi zaten? Canım arkadaşım, benden de sana kucak dolusu sevgiler. Teşekkürler güzel yorumun için.  15.06.2007 9:55
 

Sevgili özlem yolculuk yapabilsek geçmişimize gidipte geri dönmeyeceğim tek yer çocuklugumdur. Bugün okuduğum üçüncü yazı bu beni aglatacaksınız. eline yüreğine sağlık. ESEN KAL...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 13.06.2007 0:10
Cevap :
Canım, Senin de yüreğine sağlık. Biz mutlu çocuklardık öyle değil mi? Bu yüzdendir çocukluğumuzu unutamayışımız. Sevgiyle kal .:))  13.06.2007 9:33
 

İşte nihayet güzel şeyler duyup hissetmeye başladık. Bir bayrak yarışı misali, çocukluklarımızı, anılarımızı yürekten yüreğe devrediyoruz. Sanırım hepimizin bir dönem için bile olsa, o günlere dönmeye ihtiyacı vardı. Gözümüzün bebeği onlar bizim:) Asıl ben hepinize teşekkür ederim güzel çocukluklarınızı ve yüreklerinizi paylaştığınız için. Yazmayanları da bekliyoruz...Neşe sen de duy beniiii:) Bu sıcacık yazı için sana çokk teşekkür ederim Özlemciğim. Sevgiyle kal...

Yeşim Özdemir 
 12.06.2007 18:59
Cevap :
Bence de yazmayanlardan beklemeye devam edelim. Gör bak Yeşim'ciğim, ne güzel anılar ortaya çıkacak.:)) Güzel olan da ne biliyor musun? Ben örneğin, bu blogu yazdıktan sonra, bir de dün senin o güzel yazını okuduktan sonra hala çocukluk anılarımda geziniyorum. Şu da vardı, bunu da yapardık keşke şunu da yazsaydım şeklinde.:) Sevgiler sana kocaman:))  13.06.2007 9:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 1552
Toplam mesaj
: 264
Ort. okunma sayısı
: 1658
Kayıt tarihi
: 12.10.06
 
 

İstanbul doğumluyum ama 20 yıldır Antalya'da yaşıyorum. 3 yaşında bir oğlum var ve eğitimciyim. Kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster