Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
532
 

Son uçuş...

Son uçuş...
 

Her birinin kendince bir dünyası vardı.
Hani hep denir ya “ benim hayatım, yazsam roman olur” diye…
Belki de her birinin hayatı yazılası bir romandı.

Hayalleri, hedefleri, umutları, beklentileri, sıkıntıları, sevinçleri, hüzünleri…
Sevdikleri, ayrıldıkları, kavuşmayı düşledikleri, kaybettikleri, birlikte olmayı istedikleri…
Düşündükleri, düşledikleri farklıydı…
Her biri, bambaşka bir dünya idi.

***

Gökyüzüne baktığımda ne zaman bir yıldız kaysa "birisi öldü" diye düşünürüm.
Bu hissi neden duyarım bilmem.

Belki gözümün görebildiği alanda bile bu kadar çok yıldızın olması, belki saman yolunun sisli görünümünde gizlenen yıldızların dünyanın görmediğim, bilmediğim yörelerindeki insanları temsil ettiği hissine kapılmamdandır öyle düşünmem…

Bazı geceler tek tük olur yıldız kayması ama bazı geceler ve bilhassa senenin belli zamanlarında daha çoktur.

Kimi yıldız aniden kayar gider, kimisi ardında önce parlayıp sonra sönen bir iz ya da özel bir duman bırakırcasına daha uzun süre izlenebilir şekilde kayar.

Uçağın düştüğünü öğrendiğimde gözümün önüne, öyle iz bırakarak uzun uzun kayan yıldızlar geliverdi .
Her biri sadece kendilerinin bileceği düşünceleri ile baş başayken ve inmeye çok az bir zaman kalmışken bir anda kayıverdiler bambaşka bir aleme…

***

İnme hazırlığı anonsu ile kemerlerini takmış bekliyorlardı.

Birisi yarın gideceği cenazeyi düşünürken içi titriyor, üzülüyor, bir diğeri eşine kavuşacağı için sabırsız, kimi ailesi ile görüşme sevincini yaşıyor, kimi işini düşünüyordu.

Bilemeyiz elbette ama belki de tam o sırada bir şeyleri hisseden bebek ağlıyor, anneciği de telaşla nesi var diye yavrusunu koklayıp, sarılıyor,
- Ağlama bebeğim bak geldik , çok az kaldı, babaya, babaanneye, dedeye kavuşacaksın ” diyordu.

Değerli bilim adamları muhtemelen çalışmalarını düşünüyor, belki de ertesi günün programı hakkında konuşuyorlardı.

Bir diğeri dalıp gitmişti uzaklara.
Camdan akseden kendi yüzüne ve camın ardındaki karanlığa bakarken bilinir mi belki de hayatının muhasebesini yapıyordu.

***

O an…
O an nasıl bir andır acaba?

Çarpmanın ardından koltuklar yerinden sökülüp gökyüzünden yeryüzüne serpilen kar taneleri gibi savrulurken yaşıyorlar mıydı?

Ölüm bir anda mı geldi hepsine ?
Yoksa her biri farklı dakikalarda mı göçtüler bu dünyadan ?

Uçarken ölüme uçmak…

Bir film şeridi midir yaşam, göz önünden akarken?
Bir varmış, bir yokmuş mudur?
Göz açıp kapayana kadar geçen kısacık süreymiş gibi bir his duymak mıdır?
Anlamışlar mıdır, ölmek üzere olduklarını?
Yoksa hiç anlayamadan mı uçtular başka bir aleme?
Hani doğarken nasıl bilemiyorsak doğduğumuzu, öldüğümüz anı da bilemez miyiz?

Onlar artık yoklar.
Elli yedi yıldız birden kaydı gökyüzünden

Elli yedi can...
Belki de elli yedi saniye bile sürmeden,
Bir uçak içinde uçarken,
Gidecekleri yerin Isparta olduğunu düşünürken,
Belki de hiç hazırlıklı olmadıkları bir anda
- hiç bilmedikleri bir yere uçuverdiler.

Hepsine, gerçek dünyaya uçtukları bu son yolculukta, kabir genişliği ve Allah’tan mağfiret,
Şu yalan dünyada acılarıyla kalanlara da sabırlar diliyorum.


Resim http://www.guzelresimler.net/ sitesinden alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizin aklınıza gelenlerin hepsini ben de aynen düşünmüştüm. O an ben de o uçakta olsam neler hissedip, son anlarımda neler yapabileceğimi kestirmeye çalıştım ve süratle bu düşüncemden vazgeçtim. Başrolünü Jeff Bridges'in oynadığı "Fearless" isimli filmi izlemediyseniz mutlaka izleyin. Orada buna çok benzeyen bir sahneyi son derece vurucu bir şekilde izledim ve tüylerim diken diken oldu. Kalanlara dayanma gücü diliyor, bu duyarlılığınızdan ötürü de sizi yürekten kutluyorum. Sevgilerimle...

Yeşim Özdemir 
 07.12.2007 18:01
 

Ortak duyguları çok güzel dile getirmişsin. Ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Kalanlar nasıl olsa alışacak... Allah onlara da sabır versin... Sağlıcakla..

murat ertaş 
 03.12.2007 17:46
 

Amin.Gerçekten zor ; geride kalanlar için de , uçaktakiler için de. Böyle durumlarda insan kendisini daha çok sorguluyor galiba.

Münevver Saral 
 03.12.2007 10:31
Cevap :
Sorgulamak.... Belki de öyle gerçekten...ama sorgulamanın ardından kendimizde görüp beğenmediklerimizi düzeltebiliyor muyuz işte burası çok önemli değil mi?  03.12.2007 12:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 65
Ort. okunma sayısı
: 1943
Kayıt tarihi
: 17.07.06
 
 

Salyangozları bilirsiniz... Onları görmeseniz bile geçtikleri yerde bıraktıkları izlerden anlarsı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster