Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Temmuz '08

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
263
 

Son

Son
 

İNCİR AĞACI...


Hafif kıvrımlı dalları gökyüzüne uzanıp bulutları deliyordu, küçücük kuru gövdesi şakaklarına karlar düşen çelimsiz bir insani andırıyordu…Etrafında küften bitap düşen bir sürü ot vardı;kimsesiz ve sessizdiler…Gövdesindeki derin çatlaklar ona anlamsız bir güven veriyordu, bir dalı bir evin penceresine doğru uzanmıştı, oradaki insanların ilgisi biraz da olsa hafifletiyordu acısını.gözlerdeki o kadim yalnızlık güzide bir olgunluk veriyordu yüz hatlarına…Her yanı yara bere içinde kalmıştı, üstelik şiddetli yağmur suları bile ona deva olmuyordu…Göğü delen o en uzun dalının gene en yükseğindeki dala tutunan milyonlarca yapraktan birisine içten içe süzülüyordu benliği…Hayat tadında bir simayla içine almak, her şeyden esirgemek istiyordu onu, bütün damarları sanki onu sulamak için su çekiyordu içine, o kavisli dalların en üstünde tek başına saltanat sürüyor, adeta koca gövdeye hükmediyordu…Böylesine bihaber bir sevgiden ne bekleyebilirdi?Çaresizdi İNCİR AĞACI; bir gün aksi bir rüzgarın haince saldırısıyla kaybedecekti yüreğini uğruna heba ettiği yaprağını…Aklını bin bir türlü düşünce işgal ediyordu, engel olamıyordu buna;kafi derecede ruhunu incitiyordu onsuzluğu düşünmek…Bir karayel gelip alacaktı kollarından, kayıp gidecekti elleri arasından yasam diye nitelendirdiği o küçücük yaprak…Bu yüzden sonbahar olmasını istemezdi, yaprakları hazin bir güneşin altında hazanlarla dökülürdü zira. Yüreği öylesine yalnızlık nameleriyle çınlardı ki bir bir terk ederdi incir tomurcukları onu. O küçük canlar bir bir düşerken toprağa onunda yüreğine korlar düşerdi. Kaçmak zordu bu gerçekten, bir gün mutlaka yüreğinde ki masallar bitecekti, her gece rüzgara eşlik eden o yaprak hışırtıları da yoktu artık… Hayat karanlık bir harita o kaybolmuş bir nesneydi içinde… Günler günleri kovalarken yüreği ağzındaydı ve bütün dalları öksüz kalıyordu. Bir zaman ilkbahar uğradı; konuk oldu ve gönlündeki ince sızıyı hissetti, günlerce onun coşkusunu izledi ama elleri boş yerini yaza bıraktı ve gitti…. Yaz teselli etti onu; sıcaklığından ekti toprağına, dayanamadı yüz yıldır arkadaşlık ettiği incir ağacının boynu bükük, çaresiz bir sevdaya tutuluşuna, o da bir şey yapamadı. Kavurdu iyi etti yaralarını gönül yarasını bıraktı ve gitti. Sonra sonbaharı ağırladı incir ağacı. Sonbahar ki ağaçlar yapraklarını döker yeni bir yaşama hazırlanır gibi soyunurlar bütün elemlerden her son bir başlangıç iken onun için bu son bitişti…

Gecenin ayazında hafif bir rüzgar uğradı incir ağacına, kaba bir yalpanışla henüz daldığı uykudan uyandı. İşte o an gelmişti… Vedalaşma, vuslat, üzüntü, keder bütün düşünceler beynini kemirdi… Sonra ılık bir nefes yanından, dalları arasından, gözleri önünden ıslak toprağına, köklerine düştü ve küçük bir fısıltıyla: “seni seviyorum” dedi.

Tuğba Çardakkaya ; 31-Tem-08

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok farklı ve enteresan bir konuya değinmişsin. Nerden esti incir ağacının dramı merak ettim. e herşeyin bir başlangıcı ve sonu var değil mi? öyle... öyküyü şiirsel tadla ve hazince yazmışsın tebrikler bu edebiyatın ince noktalarını seçmen güzel. Kuru bir tad yok sürükleyici ben çok beğendim valla senden iyi anlatımcı olur. yazmaktan ziyade anlatmayı-işlemeyi gösteriyorsun yüreklere tuğbacan. Sen bu yolda ilerle... Başarılar dilerim.

Murat Turan 
 20.09.2008 22:21
Cevap :
Çok teşekkür ederim Murat can güzel yorumun beni daha da şevklendirdi.Okuman ve değerlendirmen çok güzel.Sevgiyle!  20.09.2008 22:44
 

MERHABALAR TUĞBA (Hanım)..! PARDON ŞU HANIMI KALDIRIP,DİREK TUĞBA DİYEBİLİRMİYİM..? :))) BAK NE GÜZEL SENİ DAHA DA GENÇLEŞTİRİYORUM,TABİİ DOLAYISIYLA ÇAKTIRMADAN KENDİMİ DE..! :)))) VALLAHİ SİZDE BU ÖYKÜYÜ NERDEYSE BİR ŞİİR DUYGUSU GİBİ YAZMIŞSINIZ..! ÇOK DA HOŞ OLMUŞ BANA GÖRE..! :)) TUĞBA KARDEŞ,SİZLER ANLADIĞIM KADARI İLE EDEBİYAT BÖLÜMÜNDEN,BİZ GARİBANLARDA FEN BÖLÜMÜNDEN OLUNCA,İSTER İSTEMEZ SİZLERİN YANINDA BİR MÜDDETDE OLSA STAJ YAPMAMIZ GEREKİYOR HERHALDE.. ÖYLE DEĞİL Mİ..? BEN DOĞRUYA DOĞRU,EĞRİYE EĞRİ DERİM..! :))) SİZE SEVGİLER ve SELAMLAR...! :)))

Necip Köni - Adana / TR 
 20.09.2008 21:24
Cevap :
Aman hocam öyle şey olur mu? Sizin hayat tecrübeleriniz yeter.Bana sadece Tuğba deyiniz bu sevindirir beni.Ayrıca size Necip hocam demek içimden geliyor,bi sakıncası yoksa ben de öyle hitap edeyim :) Edebiyat dünyaya farklı bi bakış açısı,biraz araştırma ve merakla desteklenince ortaya böyle güzel şeyler çıkıyor.Ancak sizin tecrübeleriiniz daha olgundur o konusa ben stajiyerim :) Saygıyla hocam!  20.09.2008 21:54
 

inan bana sen tam bir delisin bu kadar dogal bır olayı sen nasılda böyle tatlı bır dılle yazarsın hala anlam veremıyorum. senı burda övmek isterim evet çünkü bu yazınla benı bır ddaha buyuledın yazarım :) metino

Kupa Valesi 
 22.08.2008 0:22
Cevap :
Deliyim sanırım...Eee kime çektim acaba?Seninde o güzel paylaşımlarını burada görmek isterim...Her satır,her hece adım adım...Sevgiler Metino !  22.08.2008 13:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 658
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1199
Kayıt tarihi
: 31.07.08
 
 

Yasamanın ve varolmanın en güzel kanıtı olan ALLAH'ın yeryüzündeki en güzel yansımasıyım... İdeal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster