Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
843
 

Sonbahar ki, Acının Dipnotudur

Sonbahar ki, Acının Dipnotudur
 

Gülümseyişinin ardındaki hüznü belli etmek istemese de sonbahar, baştan sona hüzün giymiş bir kadın değil midir aslında? Hüznünü makyajıyla gizlemeye çalışması ondandır. Ve ondandır, sonbaharın çok renkli olması. Sarılar, kahverengiler, turuncular,kırmızılar... 

Ama her şeye rağmen, "Sonbahar ki, -Acının değişmez dipnotudur!"*

Ve bu dipnotta gizlidir ölümün sırrı! Bu sırra varanların arasında kimler yok ki? Orhan Veli, Attila İlhan, Yahya Kemal, Cevat Şakir, Sevgi Soysal, Ümit Yaşar, B.R.Eyüboğlu, Yılmaz Güney, C.S.Tarancı…ilk aklıma düşenler. Bir şiirinde Yahya Kemal, “Teşrinlerin bu hüznü geçer tâ iliklere / Anlar ki yolcu, yol görülür serviliklere”  derken, bir teşrin  öğlesi serviliklere doğru yol alacağını bilebilir miydi?

Ölüm bir yana, aslında en güzel, en yaşanılası aşklar sonbahar aşklarıdır. O aşklar ki, yılların imbiğinden geçmiş, demlenmiş duygularla yaşanır. Ve yarınsızlığın kaygısıyla, “an”lardır yaşanılan doyasıya.  

 Bir sonbahar yitiği olan sevgili Attila İlhan, aşkı İstanbul'un sonbaharında yaşamış belli ki. Şiirin büyusü sonbaharda mı, İstanbul'da mı yoksa dizeler de mi karar vermek zor!

"Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor, / Bu şehir o eski İstanbul mudur? / Karanlıkta bulutlar parçalanıyor / Sokak lambaları birden yanıyor,/ Kaldırımlarda yağmur kokusu / Ben sana mecburum, bilemezsin."

Ve "mecbur" olan bir başka şairin seslenişi:

"Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç..."**

Sonrası "Hiç"tir gerçekten.

Yok oluştur!  Yaz bitmeye görsün; hayatın bu son perdesinde geçmiş uzak, yarın yok... Yaşam yalnızca "şimdi"lerdedir.

“Sonbahar ki, doyumsuz aşkın sonudur” der ya şair, elbet bizim de ilave edeceğimiz birkaç şey vardır. Mesela; ruhla bedenin ikilemi, içimizdeki son med-cezirlerdir. Hesapta olmayan aşklar, yaralanma pahasına sevmelerdir bu mevsim.

İnsan yaşamının sonbaharını anlatan en güzel şiirlerden biri Ahmet Haşim’in “Merdiven”idir kuşkusuz. Hepimizin bildiği bu şiiri yinelemek istemiyorum ama vakti geldiğinde eteklerimdeki güneş rengi yapraklara bakarak ağlamak yerine tebessüm etmeyi umuyorum…

 Hani, iyi kötü yaşadığımız bu hayata bir teşekkür babında…

Hoş geldin sonbahar, ömrümün son çeyreği!

 

*Metin Altıok   ** Hasan Hüseyin Korkmazgil

Adil Serkan SATI, emine gezkin bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzü çok seviyorum. Yaprakların sararıp ıslak kaldırımlara düşmesi, yüzümü okşayan rüzgar, denizin hırçınlaşması... İnsanlar diğer mevsimlerde de yaşama veda ediyor. O nedenle bu mevsime biraz haksızlık yapılıyor gibi geliyor bana. Bir de güneşin ışıkları azaldıkça mutluluk hormonu seratonin de az salgılanıyor ve bu da bizi daha hüzünlü kılıyor sanıyorum. Çok hoş bir yazıydı. Selamlar.

Güz Özlemi 
 01.11.2015 19:28
Cevap :
İnanın ben de çok seviyorum sonbaharı... Yazdıklarım, son çeyreği yaşadığımdan dolayı fazla hüzün kokuyor... Sevgiyle kalın.  02.11.2015 13:32
 

Merhaba. özenli,akıcı ve duygular çok yoğun Bu güzel yazıya benim ekleyeceğim...sonbahar yorgun bedenlerin dinlenmesidir.. Sevgiler..

Birsen yn 
 02.10.2015 12:04
Cevap :
Evet, doğru bir tesbit. Teşekkürler, sevgiler.  02.10.2015 16:43
 

Bu sabah okuduğum ilk blog yazısı ve giriş bölümü bir harika, Sonbahar bir kadın tasviridir aslında değil mi? Bütün olarak da çok başarılı ve güzel bir yazı, çok beğendim, yüreğinizden gelen bu dizelere teşekkürler..Selamlar..

emine gezkin 
 01.10.2015 9:27
Cevap :
Sayfama hoş geldiniz. Beğeniniz için çok teşekkürler.  02.10.2015 10:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 217
Toplam yorum
: 1809
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2070
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster