Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ekim '15

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
103
 

Sonbaharda İstanbul!

Sonbaharda İstanbul'a Gelmek İçin Nedenleriniz Var

İstanbul, bin türlü sıkıntısı ve keşmekeşliğine rağmen yine de güzel kalabilen, her yerinde keşfedilmeyi bekleyen gizemler bulunan muhteşem şehir… Her gün yanından gelip geçen insanların farkında bile olmadıkları ama onunla ilgilenenlere kendini sonuna kadar açan, elindeki bütün nimetlerini verebilen görkemli ve kocaman bir yaşam alanı. İstanbul’un her mevsimi kendine has güzellikleri barındırır. Denizin kokusu, uçuşan martıların coşkusu, vapurların uğultusu ve seyyar satıcıların sesi, İstanbul’un büyülü aleminin en karakteristik öğeleri arasında yer alır. Ne kadar isteseniz de her yanı gezerek bitmeyecek muhteşem mekânlarla doludur. Her köşesinde tarih saklıdır, doğal güzellik ararsanız, birbirinden görkemli onlarca mekânı rahatlıkla bulabilirsiniz. Güzelliği dillere destan olan bu şahane şehirde, sonbahar mevsiminin kendine has güzelliklerini yaşamak fazlasıyla mümkündür. Gerçekten de İstanbul’da sonbahar bir başka güzeldir. İstanbul ve sonbahar temalı birçok şarkı ve şiir boşuna yazılmamıştır.

İstanbul İçin Neden Sonbahar?

İstanbul’a hiç gitmediyseniz ya da son zamanlarda bir kez daha gidip görmek gibi bir planınız varsa sonbahar, İstanbul içinde bir gezi planlamak için belki de en uygun mevsimdir. Ancak İstanbul’un en büyük sorunu olan trafik, yapacağınız gezilerde her zaman dikkate almanız gereken bir gerçektir. İstanbul’u ziyarete geldiyseniz görmek istediğiniz yere doğru yola çıkmadan önce planınızı trafik gerçeğine göre yapmanız her şeyden önce geldiğini bilmelisiniz. Bu nedenle mümkünse gideceğiniz yere sabah erkenden çıkmayı tercih etmek mantıklı olacaktır. Vapur, Marmaray ya da motor kullanmak da size önemli bir zaman kazandıracaktır. Trafik saatlerine göre planlamanızı yaparak, sonbahar kış arasında havanın ilkbahar gibi sıcak olduğu zamanlarda İstanbul turu yapmak şüphesiz kendinizi çok daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

İstanbul’ a Dış Şehirlerden Ulaşım  

İstanbul’a bulunduğunuz şehirden kara yoluyla, deniz yoluyla hatta tren yoluyla ulaşabilirsiniz. Ancak bu güzel şehre uçakla gelmek yorucu trafikle mücadeleye avantajlı başlamanıza yardım eder. Üstelik çok sık uçak seferleri düzenlendiği için İstanbul’a ucuz uçak bileti bulmak da kolaydır. Yeter ki planlarınızı anlık değil öngörülü yapabilin ki bazen anlık olarak da çok ucuz İstanbul uçak bileti bulunabiliyor. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na (Anadolu Yakasındadır) ya da İstanbul Atatürk Havalimanı’na (Avrupa Yakasındadır) iniş yapan uçağınızdan çıkar çıkmaz, taksi ile havaalanından kiralayacağınız araçla ya da farklı toplu taşım alternatifleriyle dilediğiniz yere hareket edebilirsiniz. Uçak biletinizi alırken faklı havayolu şirketlerinin seferlerini ve uçak bileti fiyatlarını karşılaştıran sitelerden güvenli ve kolay bir biçimde online uçak bileti alabilirsiniz. İstanbul’un Sonbaharda Güzelleşen Yerleri İstanbul’da sonbaharı en güzel renkleriyle yaşayacağınız yerler saymakla bitmese de, biz sizin için bazılarını derledik. Listedeki yerleri görünce, eminiz en kısa zamanda yeni yerleri görme isteğiniz daha da artacaktır.

Göktürk Göleti

Göktürk Göleti, İstanbul içinde sonbaharın güzelliğini doyasıya yaşayabileceğiniz yerlerden biridir. Gürültüden tamamen uzak olan Göktürk Göleti’nde, şehrin kalabalığından uzaklaşarak rahatça nefes alabilir ve gönlünüzce dinlenebilirsiniz. Göktürk bölgesinde İSKİ’nin denetimindeki baraj gölü görsel zenginliğiyle de dikkati çekiyor. Estetik cazibesiyle de ilgi odağı olan bu şirin mesire yeri, doğal yaya yollarıyla yürüyüş yapmaya, spor ve doğa etkinliklerinden faydalanmaya son derece müsait. Mavi ve yeşilin buluştuğu bu yerde fotoğraf makinenizle unutulmaz anlarınızı ölümsüz kılabilirsiniz. Unutmamanız gereken önemli bir nokta göletlerde yüzme ve balık avcılığının yasaklanmış olması... Ailenizle vakit geçirmek için ideal olan Göktürk Göleti’nde oksijene doyabilir, Türkiye’nin önde gelen tabiat güzelliklerinin keyfini çıkarabilirsiniz. İstanbul’un merkezinde sayılabilecek bir konumda, hemen hemen tümü ormanla kaplı bu mesire alanında yürüyüşün yanı sıra bisikletinizle de yolculuğa çıkmak için de elverişli toprak yollar ve kavşaklar da size farklı bir etkinlik alternatifi sunuyor.

Pierre Loti

Haliç manzarasına hâkim, eşine az rastlanır bir konuma sahip Pierre Loti Tepesi, sahip olduğu eşsiz manzaranın yanı sıra, titizlikle oluşturulmuş turistik tesisleri ile de birçok kişinin İstanbul’da ziyaret ettiği yerlerden biri olmuştur. Günün her saati ziyaretçisi olan Pierre Loti, özellikle yabancı turistlerin sıklıkla ve İstanbul aşıklarının en gözde uğrak mekanlarından biridir. Dillere destan Haliç panoramasını doya doya seyretmek için en ideal bölge burasıdır. Pierre Loti'nin etrafı birçok tarihi yapı ile doludur. Kaşgari Tekkesi, Çolak Hasan Tekkesi'dir, Sıbyan Mektebi ve meşhur Dilek Kuyusu bu yapılardan bazılarıdır. Her zaman ziyaretçi akınına uğrayan bu ünlü mekan, hafta içi daha az kalabalıktır. Özellikle kahvaltı yapmak için idealdir. Pierre Loti'ye gitmişken akşamüstü, gün batımı eşliğinde içilen Türk kahvesinin tadına doyum olmaz. İstanbul’da sonbaharın ruhunuzda yarattığı dinginlikle beraber dinlenmek ve manzaranın tadını çıkarmak için en ideal mekânlardan birisidir.

Garipçe Köyü

İstanbul'un içinde olup kendinizi İstanbul’un karmaşasından uzakta hissetmeye ne dersiniz? Cevabınız “Evet” ise buna en uygun yerlerden biri olan Garipçe’yi size şiddetle tavsiye ederiz. Karadeniz'e komşu olan bu şirin köy, Sarıyer'e 6 km uzaklıkta yer alıyor. Köye girdikten sonra sahile doğru ilerlediğinizde küçük bir meydan, balıkçı tekneleri ve restoranlarla karşılaşıyorsunuz. Sabahleyin kahvaltı yapabileceğiniz, öğlen ve akşam saatlerinde taze balık yiyebileceğiniz restoranlar ziyaretçiler tarafından oldukça ilgi görüyor. Deniz manzarası eşliğinde Karadeniz kahvaltısı yapabilir, öğleden sonra kendinize balık ziyafeti çekebilirsiniz. Yalnız köyde içkili restoranın olmadığını da belirtelim.

Şile

İstanbul’da sonbaharı tüm renkleri ver güzelliğiyle yaşayabileceğiniz yerlerden biri de Şile… Sonbaharla birlikte kalabalıklar azaldığında Şile'de bir Karadeniz havası almak yapılacak en iyi tercihlerden biridir. Sonbahar havasının en güzel anlarını yakalayıp sahilde dolaşabilir ve güzel bir balık restoranında keyfinize keyif katabilirsiniz. Şile’de aynı zamanda bir tarih saklıdır. Hitit, Roma, Bizans ve Osmanlı Devleti’nden kalan birçok tarihi eseri görebilirsiniz. Özellikle 1859 yılında yapılan Şile Feneri, dünyanın aktif görev yapan ikinci büyük feneri olma özelliğine sahip olması açısından ilgi çekicidir. Ağlayan bir insana benzemesinden dolayı Ağlayan Kaya olarak anılan su kaynağı da keşfedilmeye değer. Cenevizliler döneminden kalan Ocaklı Ada Kalesi’ni ya da Şile Kalesi’ni de ziyaret edilecek yerler arasına not etmelisiniz. Hanımsuyu Çeşmesi ve Kabakoz Köyü Çeşmesi de görülmesi gereken yerler arasında... Birçok doğal güzelliği barındıran Değirmençayırı ve Hacıllı Şelaleleri’nde piknik yapabileceğiniz alanlar bulunuyor. Tüm bu rotaları ziyaret ettiğinizde, Şile de sonbaharın bir başka olduğunu siz de düşüneceksiniz.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 90
Kayıt tarihi
: 27.10.14
 
 

Merhabalar; Ben Haydar Çakmak. 1976 İstanbul Doğumluyum. ITU İnşaat Mühendisliği Fakültesi mezunu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster