Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '15

 
Kategori
Günübirlik Turlar
Okunma Sayısı
168
 

Sonsuz aşk denizine dalıverin

Sonsuz aşk denizine dalıverin
 

Yusufçuk ile kısa ama güzel bir aşk yaşadık. (Fotoğraf: Gülçin Erşen)


Deniz kıyısında yaşayan insanların, denizde yüzmek başta olmak üzere, denizin nimetlerinden her zaman ya da sıkça yararlanma konusunda eksikliği vardır. Bu, "Nasılsa yanı başımda, istediğimde girerim, yaparım" demekten ya da bıkkınlıktan kaynaklanıyordur. Ben denizden, yüzmekten bıkacağımı sanmam. Ancak, yıllardır tekne turuna çıkmadığımı, bu yaz bitmeden oğlumla ya da arkadaşlarla böyle bir şey yapsam iyi olur diye düşünüyordum. Dört günlüğüne Güllük'te konuk ettiğimiz Semra Sander'in isteği beni de heveslendirdi ve 29 Ağustos sabahı Kaptan Mehmet Dönmez'in teknesiyle tura çıktık.

 

Sabah erken kalktığımdan mı, uykusuzluktan mı bilemem; başlangıçta keyifsiz ve uyuşuktum. Ancak, dakikalar ilerledikçe, keyfim yerine gelmeye başladı. Bunda, Mehmet, Gülçin ve Şefik Dönmez'in, çok değerli konuklarını ağırlıyormuşçasına gösterdikleri özen de etkili oldu. Ömür yolunda, ölümler ve doğumlar, düğünler ve cenazeler, acılar, kederler, zorluklar ile mutluluk, sevinç ve keyif paralel gidiyor. İşte, olumlu yönde gösterilen içsel ve dışsal çabanız, kederli bulutları dağıtıp, enerjiyle dolmanıza, hiç değilse o anın tadına varıp, mutlu olmanıza yol açabiliyor...

 

Sırasıyla Karaburun Koyu, Mayınlı Koy, Kleopatra Koyu ve Akvaryum Koyu adı verilen koycuklarda tekne demirlediğinde, Mehmet Kaptan'ın yılların deneyimiyle, tura renk katmak, konuklarına keyif aldırmak yönündeki çabaları sonuç verdi. Önce, yolcular iki ayrı takıma ayrılarak, denizde bir tenis topuyla maç yaptık. Top oynamak yerine yüzmek için sabırsızlandığımdan, erkenden oyunu bırakan ben, takım arkadaşlarım adına da oryantal dans cezasını yerine getirmeyi kabul ettim. Teknede türlü sihirbazlık oyunlarına benzeyen eğlenceli oyunları yolculara oynatan Dönmez, kaybedenlere yine aynı cezayı öngördü. Ancak, yerli ve yabancı iki erkek turist ve benim dışında dans eden olmadı. Bu kez, yabancı konukla ben güzel dans ettiğimiz için, Güllük'ü tanıtan film CD'si ile ödüllendirildik.

 

Deniz içinde "mey/ve"

Kadın erkek hemen herkesin yüzlerine ve vücutlarına denizden aldıkları çamurla "peeling" yaptıkları, benim ise küçük deniz minarelerini içindeki kıskaçlı minik canlıları inceleyip durduğum Kleopatra Koyu'nda bir Dönmez Klasiği yaşandı: Şişirilmiş büyük bir simitin üzerine yerleştirilen siniyle konuklara meyve ve şarap (çocuklara meşrubat) sunuldu ki, suyun içine oturarak yiyip içmenin zevkine vardık.

 

Son durağımız Akvaryum, en derin koy olduğundan, teknenin üst katından denize atlamak isteyenlerin, bu niyetlerini gerçekleştirdiği yerdi. Tabii ben de aynı şeyi yaptım. Ancak, bu koyda beni meğer olağandışı bir sürpriz ve ödül bekliyormuş: "Helikopter böceği" de denilen "Yusufçuk"ları oldum olası severim. Semra Hanım ile kahvesini içip kapattığımız fincanları beklerken, büyükçe bir yusufçuk önce çantama, sonra da belki konar diye uzattığım sol elimin işaret parmağına kondu. Dakikalarca orada durdu. Uzun uzun bakıştık. Pek bir yakışıklıydı. Sonra, onu sağ elime geçirdim. Şimdi uçar düşüncesiyle dudaklarımı uzatıp, böceğin ağzı olduğunu sandığım yere minik bir öpücük kondurdum. Hâlâ uçmadı! Bu arada teknede yusufçuk ile aramızdaki muhabbeti fotoğraf makineleriyle belgeleyenler oldu. Sonra uçtu gitti... Kısa, ama güzel bir aşk yaşattı bana. Bu aşk da sonsuz aşk denizindeki irili ufaklı damlalardan biriydi artık.

 

Ben de ne yapayım; teknenin üst katına çıkıp kendimi yeşilimsi sulara atıverdim. Derinden yüzeye, sanki ana rahminden dünyaya başını çıkaran bir bebek gibi çıktım. Doya doya yüzdüm (desem de ben denize asla doymam).

 

Yaşamda arınıp, yenilenmenin yolları pek çok. Bilinçli ya da bilinçsiz hangisini deneyimlediğiniz size bağlı. Ama, hepsinin için de "Sevi" (Aşk) olmalı.

 

Gülçin ERŞEN – 1 Ağustos 2015 / Güllük

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 101
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 830
Kayıt tarihi
: 06.07.11
 
 

Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu (İletişim Fakültesi) Radyo ve Televizyon Bölümü mezun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster