Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
278
 

Sonsuz bucaksız millet!

Sonsuz bucaksız millet!
 

Yorumsuz...


Son zamanlarda dikkatimi diğerlerinden farklı (çok farklı) fikirler ve davranışlar çekti! Televizyon ve halkın önemsenecek derecede kullanıcısı olduğu, artık bir medya organı olan facebook bu hal ve hareketlerin gösteriş haline geldiği ortamlardır. İç karartıcı kısa filmler, ülkenin onurunun hiçe sayıldığı şarkılar, o anı ölümsüzleştirmek için kareye sıkıştırılan sevimsiz yüzler, yalan dolan beyan ve vaatlerde bulunan vatan soyguncuları cirit atmaktadır! İsminin önemli olmadığı bir sitede, kısa film izlerken, ülkenin gündemini anlamaya çalışırken daha doğrusu hangi konu akıllara sokulmaya çalışıyor ona bakarken bir programda yapılan söyleşi dikkatimi çekti! İzmir’e asılan bayraklardan rahatsız olan bir vatandaş bundan doğran rahatsızlığını dile getirirken ağzından kaçırıveriyor;

-İzmire gavur İzmir denmesinden memnunum

-Şaka yapıyor olmalısınız diye toplamaya çalışan program sahibi bayan ise oldukça şaşkın bir şekilde konuşmacının kıvırmasını izliyor. Devamında ise İzmir’e söylenmeye devam ediyor. Bunun sebebini sadece acıyan yara olarak görüp siyasi bir duruma bağlıyorum! Konuşmacının samimiyetsizliğinden kaynaklanan ortamdan rahatsız olan bir seyirci ise elektronik postayla düşüncesini belirtiyor;

“Özellikle gençleri ve üniversiteleri ırkçılıkla suçluyor konuğunuz, bu ülke insanı ırkçı değil ırkçılığa zorlanıyor. Ben bir mehmetçiği en demokratik açılımdan sonra bile toprağa veriyorsam, yapmadığım bir soykırımla suçlanıyorsam, zaten her hakkı var olan bir etnik küme benim olan haklarımı almak için dağa çıkabiliryorsa biz bu ülkeyi savunmakla yükümlüyüz.” diyor. Seyircinin bu söylemini tamamen psikolojik rahatrızlığa bağlayan sözde konuk edepsizliğine katlanarak devam ediyor. Kürt milletiyle birlikte yaşamamızı savunarak fedakarlıklarda bulunmamız gerektiğini söylüyor ve demokratik açılımı destekliyor. Buraya kadar yanlış bir şey var mı yok mu buna sizler karar verin fakat bundan sonrası asıl önemli olan konu.

1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı "Gülhane Hattı Hümayunu" olarak da bilinir. Bu ferman, İstanbul'da bütün yabancı elçilerin, devlet erkânının, ûlemanın, gayrimüslimlerin ruhanî temsilcilerinin ve halkın önünde okunmuş olup "adaletnâme" niteliği taşımaktadır. Tanzimat Fermanı'nın ilanındaki amaç, devletin güçlenmesi, ülkenin kalkınması ve ülkede huzurun yerleşmesiydi. Sırbistan'ın özerk duruma gelmesi, Yunan isyanı ve sonrasında bağımsız bir Yunan Devleti'nin kurulması, Rusya'nın Panislavist politikası ve Balkan milletlerini tahriki, Batılı Devletlerin Osmanlı himayesindeki azınlıklara yönelik reformlar yapılması isteği ve baskıları Osmanlı Devleti’ni bu günkü haline getirmiştir yani parçalanma ve yok olma!

Bütün bunları yaşayarak öğrenen bir ecdadın torunu olarak taviz vermenin ve eğilmenin ne derece aşağılıkça olduğunu biliyor ve ona göre yazıyorum! Yapılan sözde düzeltmelerin, aslında derininde olan planların en küçüğünü geçmişte yaşamıştık o yüzden okurlara 1839 örneğini verdim. Artık tehditler daha güçlü ve hem simetrik hemde asimetrik olarak üstümüze gelmektedir. Algılanan tehdit cinsleri ve boyutları tüm ulus için aynı olmalıdır eğer bunu farklı gören varsa o zaman da ulus olma kavramnını kazanamamıştır bu da Ulus ve Üniter Devlet yapısı için tehdit teşkil eder. Bir sonraki yazımda kaynak da göstererek kurulan düzenlerin ve yapılan düzensizliklerin açığa çıkmasını sağlayacağım!

EY TÜRK MİLLETİ BAŞINA GELEN VE GELECEK OLANLARDAN HABERDAR DEĞİLSİN! GÖZÜNÜ AÇ, TİTRE VE KALK!! SEN NE MÜCADELECİLER KAYBETTİN, SEN NE KANLAR DÖKTÜN… HEPSİ BUNLAR İÇİN MİYDİ?

*Başkanlık rejimi gelecek,

*Sayın denilen terörist başı dışarıya çıkacak!

*Sanıyor musun ki artık çiftçi başını kaldırabilip toprak sürebilecek!

*Halkın güvendiği kurumları birbirine düşürerek, bir kaos ortamı yaratılıp bu durumdan zaferle çıkmak

*Çocuğuna, torununa ve torbasına senin verdiğin vergilerle gemi, yat alıp, fabrika açıp vergilerini düşürerek

*Sırtına yüklenen vergiler daha da artacak!

*Senin uyuman için toprağa düşen bedenini kurşuna siper eden mehmetçik rahat uyuyamayacak!

*Daha ne açılımlar yapılıp ülkene eyalet sistemi getirildikten sonra bakacaksın dalgalanan sayısız bayraklara!

Milletim, artık kalkın ve gücünüzü rejim değişmeden sandıkta gösterin…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE……

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 285
Kayıt tarihi
: 22.02.09
 
 

Eğitimimi; İlköğretim ve liseyi Denizli'de tamamladıktan sonra üniversite öğrenimime Balıkesirde dev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster