Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
562
 

Sonsuza kadar!

Sonsuza kadar!
 

NİCE MUTLU YILLARA PRENSES!... İYİ Kİ VARSIN!... İYİ Kİ BİZİM KIZIMIZSIN!...


SONSUZA KADAR

Bütün iyiliklerin kapısını açmanın ve mutlu olmanın tam zamanı artık... Hayat yalnızca yaşandığı kadar var çünkü... Tüm güzellikleri, en güzel duyguları bütün sevgimizle ve tüm kalbimizle yaşamalıyız. Yaşamak mümkünken...

Meleklerin şarkısını dinlemeliyiz yüreğimizde, sevginin o eşsiz gücünü ve mucizesini keşfetmeliyiz bir çocuğun gözlerinde. O çocuk gözlerle bakarken hayata, masal kokusunda şeker tadında; eflatun zamanlarda düşlerimize sahip çıkmalıyız. Bir dilek dileyip, yeryüzündeki o küçük melekle sonsuza kadar mutlu yaşamalıyız... Sevgi verebildiğimiz sürece sevgi çünkü...

Rengârenk, cıvıl cıvıl, neş' e dolu, mutluluk dolu, sevgi dolu küçük kızım. O benim hazinem, en büyük servetim. Mutluluktan büyük servet, ondan daha değerli bir hazine olabilir mi? Onu her sabah yepyeni bir günde bir kez daha ve daha çok severek uyanıyorum. O benim en sevdiğim, O benim en kıymetlim, yerlere göklere sığdıramadığım, adını binlerce yıldızla gökyüzüne yazdığım. Yüzünde meeleklere özgü o saf ve o kusursuz ışıltıyı görüyorum, uyurken de meleklere özgü gülümseme ve huzur var yüzünde. Her " Annem" dediğinde bütün dünyayı onun ayaklarının önüne serebileceğimi biliyorum. Yüzündeki o ışıl ışıl gülümseme, çocuk kalbindeki mutluluk kaybolmasın istiyorum ömür boyu... O benim mutluluğum, O benim sevincim. Tanrı' nın lûtfuna şükreden bu yüreğin sahibi!...

Ellerimi sımsıkı tutup bırakmak istemeyişini, sabahları severek uyandırışını, o kocaman kocaman gözlerini, minicik burnunu o kadar çok seviyorum ki, kalbimde saklayacağım sonsuza kadar o çocuk kalbinin ve melek yüzünün güzelliğini!... Ne komiktir ki, başımı göğsüne yasladığımda sonsuz bir huzur duyuyorum. Ona verdiğimden belki de daha fazla huzuru ben onda buluyorum. Sûkunetinde en mutlu anlarımı yaşıyorum. Ondan yayılan ışık her yanda tutkuya dönüşüyor, kanatlı düşünceye...

İlk karşılaşmamız çok özel olmuştu... Yıllarca sürecek bir beraberliğin en sıcak ve en içten buluşmasıydı... İşte aşk demiştim kendime ve bu aşk bambaşka... Bu öyle bir mutluluktu ki, daha önce hiç yaşanmamış. Yaşanmışlıklarınsa en özeli, en değerlisi... Bu güneşi ellerimle tutmak, masmavi göklerde yıldızlarla dans etmek, bir melekle kucaklaşmak gibi bir şeydi. İşte o gün bu gündür sımsıkı tutundum pamuk ellerine...

Kendi yüreğimde seni dinlemeye başladığım o günden beri bambaşka bakıyorum hayata. Bir ağaç gibi dimdik, mağrur... Daha bir dayanıklıyım, daha bir kuvvetli... Hoyrat rüzgârlar esebilir, korkunç fırtınalar kopabilir. Ama umurumda bile değil... Artık sen varsın, seninle yaşanacak koskoca bir hayat var. Ben gücümü seninle çoğaltıp, bütün gücümle hayata tutunarak yaşayacağım ve hep ayakta kalacağım senin için... Hep mutlu olman ve hep gülmen için mutlu bebeğim... Yaşamım boyunca hep yanında olacağım, bana ihtiyacın olan her anında. Seninle binlerce gülüşe başlayacağız küçük Ayışığım; Ve bizim ilişkimiz hep çok özel olacak seninle. Ellerimi ellerinden, yüreğimi yüreğinden hiç çekmeyeceğim; Söz veriyorum!...

Dünyadaki bütün olumsuzluklara, umutsuzluklara inat yıldızları yeryüzüne indireceğiz seninle. İlk karşılaşmamızda başlayan bu bembeyaz aşkın sonsuza kadar uzanması için; yaşanan tüm güzellikleri ışıltısında saklayıp, gözlerinde anlatması için... Bütün benzerler arasında benzersiz olmanın keyfini yaşayabilmemiz için...

Her yeni günde bana mutlulukların en büyüğünü yeniden armağan eden benim özel, benim küçük meleğim!... Diliyorum ki, hayatın sular gibi saf ve berrak, güneş gibi aydınlık ve parlak, yıldızlar gibi ışıl ışıl olsun Küçük Prensesim!... Yolun mutluluklarla dolu olsun; Tüm sevgiler, tüm mutluluklar, her şeyin en güzeli, en mükemmeli senin için ve sana özgü olsun!... Mutluluk gölgen olsun!... Senin için masal kokusunda şeker tadında bir peri masalı diliyorum. Çünkü, sen benim canımdan can dediğimsin, ömrümden ömür bildiğim. Ve her geçen gün gözümde büyüttüğüm...

Sevgilerin en güzeli, en yalansızı Kızım; Şairin dediği gibi; " Ve yaşam sunulmuş bir armağan bize". Sonsuza Kadar seveyim, öpeyim, koklayayım kızımı diye!...

SONSUZA KADAR...

****

" VE HENÜZ HİÇBİR DİLDE

VE HENÜZ YAZILMADI

SANA SEVDAMI ANLATAN CÜMLE..."

****

Evet, Küçük Prenses! Bugün 4 Eylül!... Doğum günün! Doğum günün kutlu olsun!... Bu yazı sen 2, 5 yaşında iken senin için yazdığım 16 bölümlük denemelerin son bölümüydü. O günden beri sana olan duygularım katlanarak büyüdü. Bugün 11 yaşına basıyorsun... Nice 11 yıllara aşkım!... Nice yıllara!... Nice mutlu gülüşlere!...

****

Yaşam bir armağansa bize, sen de bu yaşamın en güzel, en değerli, en özel armağanısın!... Yaşamın boyunca bunu sakın unutma!...

SENİ HER ŞEYDEN ÇOK SEVEN ANNEN VE BABAN!...

****

REZZAN SAİTOĞLU 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1066
Kayıt tarihi
: 18.04.10
 
 

Hayatım boyunca yazı yazmayı çok sevdim. Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü mezunuyum. Kızıma öğr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster