Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
94
 

Sor ve Yanıtla Kendini

Sor ve Yanıtla Kendini
 

   Bir daha filizlenebilsin diye özenle kopartılan bir üzüm salkımıdır insan. Tertemiz çizmelerle, özene bezene bir güzel çiğnenir. Üstelik sevgiyle yapılır bu iş! Sevginin ve aşırılığın eşlik etmediği bir acı gerçekten var mıdır dünyada? İnsan sonunda nerede rast gelir kendine bilir misiniz? Kararmış kazanların içinde. Ateşle kaynatılan ve kaynadıkça tava gelen bir dönüşüm ayininde bulur kendini! İnsan ne de güzel kokar ateşte piştikçe! Tadının değerini de evvelce benzer ateşlerde pişenler bilir üstelik.

   Ama her zaman böyle mi olur bu? Bazen de yeni başlıyordur yolculuk. Bu yüzdendir ki dipsiz kuyulara düşmeyen her çukuru kendi boyunca zanneder. Oysaki elleri nasırsız olan asla göremeyecektir, kazılan kuyuların gerçek derinliğini... Arıyor insan, boyuna arıyor. Henüz bulduğunu fark edemeden de kaybediyor onu. Bir insanın bir ömür aradığı şeyi bulamamasından daha kötü bir şey varsa, o da bulduğunu sanmasıdır.

   Kendi ruhlarıyla başa çıkamayanlar, işte hep böyle başka ruhların ışığını söndürürler. Tam da etin tırnağı sahiplendiği anda olur bu. Ağacı öz yaprağından ayırıp onu solmaya zorlayan döküm gerçekte neydi, diye sormazlar? Üstündeki yükten kurtulup kendini bahara hazırladı, diyerek acınası bir öfkeye kapılır insan.

   Bazen de değişir düzenin dümeni. İnlete inlete öldürerek doğurma hastalığına tutulur yaşam! Gökyüzünün bazen gülümseyen ve bazen de kararan öfkesini önceden kestiremiyor insan. Hayat, saate bakarak yaşamak mıdır gerçekten? Haber güvercinlerinin artık iyice yaşlanmış ve hatta ölmüş olabileceğini düşünerek, kedere dalmak mıdır? Boğulmak mıdır hayat: soluğunu tuta tuta kabarcıklarda nefes almak mıdır? Yoksa yaşamın en kısa tarifi, mevsim geçişlerinde tutulduğu hastalığa bir çare aramak mıdır?

   Belki de her şey göründüğü gibidir. Mesela çam ağaçlarının yaz kış altı kat giyinmesi gibi. Diğer tüm ağaçlar dönüşüm için soyunurlarken, o bir burjuva rahatlığıyla kışa hazırlık bile yapmaz. Görünürde hayat kaynağıdır, ömre ömür katar lakin dondurucu soğuklarda dışarıya adımını atamayan için herhangi bir karartıdır işte.

   Sor ve cevapla şimdi kendini. Kızılcık ateşinde yandığın oldu mu hiç bu güne kadar? İyice piştin mi yoksa çiğ misin hala? Yoksa şarap oldun da yıllandın mı kimselere görünmeden? Daha kötüsü, bilge bir ayyaşın özlemle baktığı bir küpün içinde sirkeye mi dönüştün çoktan?

 

Özkan Sarı, Meryem Kadıoğlu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tebrikler... Uzun süredir okuduğum en iyi deneme yazısıydı. İşte ben buna yetenek derim. Saygıyla...

Özkan Sarı 
 01.12.2017 1:03
Cevap :
Teşekkür ediyorum ilginiz için. Sizler okuyacak olduktan sonra yazmak en asli görev oluyor bize:)  01.12.2017 9:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 70
Kayıt tarihi
: 09.06.16
 
 

Düşünen bir madde! Edebiyat, felsefe, bilim ve evrim meraklısı bir kitap kurdu. Bilim ve sanat! İ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster