Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '09

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
613
 

Sorgulama

Sorgulama
 

Hayatın anlamını ve neden geldik bu dünyaya acaba diye sormak ve anlamaya çalışmak...

Başımıza kötü veya ummadık bazı şeyler geldiğinde, "bu dünya yalan" diye adlandırmanın veya "neden ben" diye sorgulamanın anlamsız olduğunu keşfetmek...

Çoğu insan bu dünyaya yeme içme, rahat bir hayat yaşama gayesi ile geldiklerine inanıyor, olmadı mı da hayata küsüyorlar.

Onun niye çok parası var ?

O neden refah içinde yaşıyor ben yaşayamıyorum?

Onun babası zengin benim ki neden değil ? gibi absürt sorularla vakit geçirip kısa yoldan, emek vermeden herşeyi istiyorlar...

Şöyle bir düşünüyorum ilk çağlarda insanların neleri varmış acaba? Şimdi ki nesle göre pek aç gözlü olmadıkları malum. İnsan geliştikçe nasıl mutlu olurumu sadece maddesel birikimlerle ölçer olmuş. Manevi olan herşey önemini yitirmiş hatta unutulup gitmiş.

Varsa yoksa para ve güç.

Halbuki dünayada mutlu bir yaşam sürdürenlerin çoğunun yegane serveti; sağlıklı ve sevgi dolu bir çevre olmuştur. Bunlara sahip olabilenler ve bütün güçlerini buralarda yoğunlaştıran insanlar kadar mutlu olanlara, ben şahsen pek rastlamadım . Diğer insanlar da bu ince ayrıntıyı anladığı gün aslında dünya yalan olmaktan çıkacak.

Günümüz dünyasında böyle yaşamak elbette hiç kolay değil. Zira birileri dünyayı o hale koydu ki, iyi olan çoğu şeyin yerini madde ve güç aldı.

İşsizliğin ve parasızlığın ve de üstüne üstelik bir de borç varsa, yaşamanın anlamını keşfetmek için anca dağ başında yaşamaya karar verirsen erişebilirsin gerçeği göz ardı edilemez. Belki bu bile yeterli olmaz zira insan gittiği yerlere ruhundaki yükleri de götürüyor. Yani kaçış yok gibi...

İşin felsefi yönüne tekrar dönersem ki zaten esas amacım bu...

Bir kere dünyaya gelip de bunu sorgulamaya eğilim başladı mı orda durup bir nefes alın...Çevrenize, göğe varsa denize, çeşmeden akan suya, çiçeklere, kuşlara ve hatta yerdeki karıncalara, topraktaki solucanlara bakın...

Hiç öylesine durup, sadece nefes alıp hareket etmeden duran var mı? Veya sadece öylesine amaçsız harekete eden bir canlı? Tabii ki göremeyiz, her canlının bu kainatta bir görevi vardır...

Yaşayıp üzerine düşenleri yapmak!

İnsanların üzerine düşen görevler ise çeşit çeşit. İşte bu yüzden herkesin bir mahareti vardır mutlaka. Görevimiz Allah'ın verdiği kabiliyeti en iyi şekilde kullanmaktır.

Ama maalesef üstüne düşen görevi yapmak yerine kendi çıkarının peşine düşüp önüne çıkan herkesi yıkıp geçmeye uğraşanlar çoğunlukta. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesi küçükten büyüğe herkesin yaşam düsturu olmuş...

Deniyor ki insanlık en aşağı çağını yaşıyor...

Ama onlara sorsan kainattaki en yüce varlık insandır...Ne kadar da kibirliyiz ! Böyle devam ettikçe de dibe doğru inmeye devam edeceğiz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çağımızda kanser'in çoğalmasının nedeni de bu...Sağ duyuyu yitirip ''Para göz '' olan insanlar,hırslarından ayaklarının altında var olan çiçekleri de ezip geçiyorlar.Sonunda cepsiz kefenle gittikleri yerde,mezarlarında çiçekler de açmıyor.Selam ve saygılarımla...

Mesut Selek 
 01.09.2009 22:39
Cevap :
Evet çok doğru ama onların farkındalıkları gelişmemiş. Hiç ölmeyeceklerini zannediyorlar. Değerli katkınız için teşekkür ederim. Selam ve saygılar  01.09.2009 23:48
 

Modern ve hızlı yaşamın sıkıntılarını hepimiz hissediyoruz. Mutlu olmayı sahip olduklarımızla ölçüyoruz. Tabiki yaşamak için maddiyat gerekli;ama abartıyoruz. Yüreğimizin ssini dinleyip sevdiklerimizle hayatın tadını çıkarmay baksak... kaleminize sağlık.

tambura 
 30.08.2009 15:42
Cevap :
Sn tambura ,maalesef her şeyde maddiyat kıstas olarak alınıyor. Maneviyata önem neredeyse hiç yok denecek kadar azaldı. Teşekkür ederim değerli katkınıza. Selam ve saygılar.  30.08.2009 18:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 637
Kayıt tarihi
: 30.07.09
 
 

İlkokulu bitirdikten sonra maalesef okuyamadım. Küçük bir bakkal dükkanım var. Arkadaşlarım arasında..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster