Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '16

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
295
 

Şort bahane!

Şort bahane!
 

Kamuoyu günlerdir şort meselesini tartışıyor. Geçen haftasonu Milas'ta, başta Cumhuriyet Kadınları Derneği Milas Şubesi olmak üzere, sivil toplum örgütlerinin, kadın derneklerinin ve bazı siyasi partilerin ortaklaşa gerçekleştirdiği basın açıklaması ve eyleme şortumla katıldım.

Şort aslında bizim için yaşam ve giyim tarzımızda, çağdaş ve özgür olmanın simgesi. Ama, birilerinin gözünde sözde dini ve ahlaki değerlere zarar veren, açık saçık giyinmenin simgesi! Bahane bunlar... İstanbul’da, belediye otobüsünde hemşire Ayşegül Terzi’ye tekme atan gerici ve sapık Abdullah Çakıroğlu’nun saçma ifadesinin altındaki aslında şudur: Kendi kafa yapısı, yaşadığı çevre, yaşam tarzı, kültür ve eğitim seviyesi gibi nedenlerle asla birlikte olamayacağını düşündüğü genç ve güzel bir kadına duyduğu cinsel istekten ötürü, kadını suçlayarak, ona saldırmıştır. Eğer koşullar elverseydi, bu cinsel bir saldırı, tecavüz; Ayşegül Terzi de başka bir Özgecan Aslan olabilirdi. Dolayısıyla, genç ve güzel bir kadının giyim ve yaşam tarzını bahane, suçu hafifletici unsurmuş gibi göstererek, bu tür davranışlara göz yuman, destek olan; aslında tüm cinsel saldırı suçlarını aklamaya çalışıyor, teşvik ediyor sayılır.

Üniversite'de okurken, "Sarkıntılık" konusunda hazırladığm radyo programı için, Prof. Dr. Atalay Yörükoğlu ile görüşmüştüm. Yörükoğlu, özellikle geri kalmış, kapalı ve tutucu toplumlarda, kadın – erkek ilişkisini (salt cinsellik değil, arkadaşlık anlamında da) sağlıklı yaşayamayan, cinselliğini bastırmak zorunda kalan erkek bireylerin, sarkıntılığa, tecavüze meylettiklerini anlatmıştı. Aynı dönemde, bir dergide okuduğum makalede cinsel saldırıların altında, şiddet ve cezalandırma isteğinin yattığını okumuştum. Yani, cinsel saldırılar ve şiddet eğilimi birbiriyle örtüşüyor; biri diğerinin yerini alabiliyor ya da sapık saldırganlar genelde her ikisini birden uyguluyor.

Kadına saldırmak daha kolay

Şortlu hemşireye saldırı haberini ilk duyduğumda, Gezi Eylemleri sırasında bir genç kıza elindeki satırla ve tekmeyle saldıran maganda (Sabri Ç.) aklıma geldi... O magandanın bahanesi de gezi direnişi eylemine katılanların, esnafın iş yapmasına engel olduğu yönündeydi. Abdullah Çakıroğlu adındaki maganda, polise verdiği ifadede; kızın şort yerine daha kapalı bir giysi giymiş olmasının da kendisini – daha az – tahrik edebileceğini söylemiş. Her iki durumda direniş eylemlerine katılmak ve giyim tarzıyla tahrik etmek bahanelerinin özneleri erkek olabilecekken (eyleme katılan ve de şort giyen pek çok erkek var), saldırganlar niye kadın hedef seçmiştir? Çünkü, ödlekler! Kadına saldırmak daha kolaydır, fazla güç ve cesaret gerektirmez. Hem kadın zaten bu tür eylemlere katılmaması, toplumsal yaşamda pek yer almaması, rahat dolaşıp giyinmemesi gereken bir cinstir ya; toplumumuzda hakim kılınmaya ve iyice yerleştirilmeye çalışılan "erkek egemen", "tutucu, gerici, yobaz", "insan hakları, eşitlik, özgürlük, demokrasi ve laiklik karşıtı" anlayışa göre...

İşte başta kadınlar olmak üzere, tüm insansever, demokrat, aydın, ilerici insanların, toplum, insan sağlığı ve yaşamı, huzur ve güvenlik açısından tehdit ve tehlike yaratan bu tür olaylara ve saldırganlara kesinlikle göz yummaması, hoşgörüyle yaklaşmaması, tepkisini hukuk dışı olmayan her yolla ortaya koyması gerekir. İnsanın farklı dinsel inançta, dünya görüşünde, yaşam tarzında olması şiddetin, vahşetin bahanesi sayılmamalı.

 

Gülçin ERŞEN – 27 Eylül 2016 / Güllük

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

''Kendi kafa yapısı,yaşadığı çevre,yaşam tarzı,kültür ve eğitim seviyesi gibi nedenlerle asla birlikte olamayacağını düşündüğü genç ve güzel bir kadına duyduğu cinsel istekten ötürü,kadını suçlayarak ona saldırmıştır.''Bu konuyla ilgili okuduğum en iyi tespit buydu Gülçin Hanım.Tebrikler...Saygı ile...

Özkan Sarı 
 01.10.2016 21:43
Cevap :
Teşekkürler.  10.10.2016 1:24
 

Gülçin Hanım, çok yakın zamanda böyle bir saldırı girişimine ben de maruz kaldım, bunu da milliyet blogdaki sayfama yazdım, sizin dediğiniz gibi şortun bahane olduğunu ben de yazdım, yazı başlığım "Kadınlar, varlığımızın Teminatı Laikliktir" o yazıya bir bakın, söylediklerimiz aynı yola çıkıyor. Son paragraftaki sözlerinize tamamıyla katılıyorum. Selam ve sevgilerimle...

Nurbanu Kablan 
 28.09.2016 20:12
Cevap :
Yazınızı okudum. Laiklik aslında, demokrasinin ve İslam'ın özünde bulunan bir ilkedir. Atatürk sayesinde, yasal teminat altına alınmıştır ülkemizde. Ayrıca, bugün bizden daha gelişmiş, uygar sayılan Avrupa ülkelerinin bazılarından önce, Türk kadını seçme ve seçilme hakkına Atatürk sayesinde ve o dönemin aydın, mücadeleci, bilinçi kadınlarının katkılarıyla kavuşmuştur. Bunun bilinciyle her zaman insan eşitliği ve laiklik bazında düşünüp, davranmalı ve gerektiğinde haykırıp, savaşmalıyız. Teşekkürler.   10.10.2016 1:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 133
Toplam yorum
: 101
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 811
Kayıt tarihi
: 06.07.11
 
 

Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu (İletişim Fakültesi) Radyo ve Televizyon Bölümü mezun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster