Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Profesyonel Koç Gizem EKİCİ

http://blog.milliyet.com.tr/gizemekici

21 Mayıs '19

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
54
 

Soru Sorma Teknikleri -2

Sohbetlerinizin tıkandığını, ilerlemediğini, insanlarda istediğiniz intibayı bırakamadığınızı ya da iş/özel ilişkilerinizde bir türlü işbirliği yaratamadığınızı mı düşünüyorsunuz?
 
Hepimiz, gerek iş hayatında gerek özel ilişkilerimizde alelade sohbetlerin içinde bulunuyor, çoğu zaman gelişigüzel sorularla şekillenen konuşmalarda ya derdimizi anlatamadığımızdan ya anlaşılamadığımızdan ya da bizi geren, üzen çatışmalar yaşadığımızdan şikayet ediyoruz.
 
İletişimde yaşanan çatışmaların farkına varılması konusu, otuz yılı aşkın süredir iletişim ve kişisel gelişim üzerine yazılan kitaplarla, bu konular üzerine yoğunlaşan uzmanlarla Batı’nın gündeminde ve bizde de son yıllarda çeviri kitaplarla, yine bu konulara yoğunlaşan uzman ve danışmanlarla parlamakta ve önem kazanmakta. 
 
Artık markette alışveriş yaparken bile kasa etrafındaki raflarda “İlişki Rehberi”, “ İnsanları İkna Etmenin Yolları”, “ İnsanları 5 dakikada Kendinize İnandırmanın Sihirli Formülleri”, “Çatışmalardan Kurtulun” gibi ne yazık ki çoğu laf salatasından ibaret kitapları görebiliyorsunuz. Bu bilgi kirliliği gerçekten iletişimindeki problemlere çözüm arayan kişileri hayal kırıklığına uğratırken, zaten bu kişisel gelişim konusuna mesafeli duran kişileri ise iyice uzaklaştırıyor.
 
Çok şükür ki değerli uzmanlarımız da mevcut. Doğan Cüceloğlu, Üstün Dökmen, Mümin Sekman, Özgür Bolat gibi uzman psikolog/yazar/kişisel gelişim uzmanlarının kitapları bizler için her zaman rehber niteliğinde.
Bu kitapları okuyacak vaktiniz olmayabilir, alacak gücünüz de olmayabilir, kitap okumayı sevmiyor da olabilirsiniz. Bu konulara kafa yormayı, bu konular üzerine araştırmayı, yazmayı dert edinmiş biri olarak ben ise, bu platform sayesinde işlevsel bilgi ve tekniklerle ulaşabildiğim kadar kişiye ulaşma çabasındayım.
 
Gelelim, iletişiminizde dönüşüm ve değişim yaratmak adına kapalı ve açık uçlu soruları nasıl kullanmanız gerektiğine dair ilk işlevsel tekniğe:
 
1- “Evet-Hayır” yanıtları aldığımız ve bir durum hakkında onay almak için kullandığımız kapalı uçlu soruların, çok da bilinmeyen bir önemi vardır. İletişime kapalı, işbirliğine çok yanaşmayan kişileri istediğiniz sürece uyumlandırmak! Bu kişi, çocuğunuz, eşiniz, öğrenciniz, çalışma arkadaşınız ya da çalışanınız olabilir. İşe cevabını bildiğiniz sorulardan başlayarak sohbeti açarsınız, sonrasında kişinin duygularını/düşüncelerini ifade eden bir cümleyi kapalı soruya çevirerek o kişiye onaylatırsınız, ardından en az iki “Evet” cevabı alacağınız soruyla kişiye iletişime açarsınız.
 
Örnek Diyalog:
Ebeveyn/Öğretmen: Arkadaşınla kavga etmişsiniz, neler olduğunu anlatır mısın?
Çocuk: Beni rahatsız ediyor.
Ebeveyn/Öğretmen: Sen onu rahatsız ediyor musun?
Çocuk: Hayır.
Ebeveyn/Öğretmen: Hep o mu seni rahatsız ediyor peki?
Çocuk: Evet.
Ebeveyn/Öğretmen: Kavga etmeden önce onunla konuşmayı denemiş miydin?
Çocuk: Evet.
Ebeveyn/Öğretmen: Kavga etmeden önce onunla konuşmayı denedin ama yine de dinlemedi öyle mi?
(* duygu/düşünce onaylatma sorusu)
Çocuk: Evet.
Ebeveyn/Öğretmen: Üzgün ve kızgın görünüyorsun, doğru mu anlıyorum?
(*empatik soruyla işbirliğini başlatma)
Çocuk: Evet.
(*1. “Evet”)
Ebeveyn/Öğretmen: Bu konuyla ilgili tekrar üzülüp kızmaman için sana yardım etmemi ister misin?
(* göz teması ve sevecen bir ses tonuyla sorduğunuz bu soruya normal şartlarda hayır diyecek çocuk yoktur, ancak bir sinir krizinin ortasında olmaması gerekir, şayet öfke nöbetleri yaşıyorsa çocuk, başka yöntemlere başvurulması gerekir.)
Çocuk: Evet.
(*2. “Evet”)
Ebeveyn/Öğretmen: Şimdi bana ne zamandır arkadaşınla bu sorunu yaşıyorsun ve nasıl yaşıyorsun daha detaylı anlatır mısın?
(……….)  
(*2.”Evet” ile emin olamadıysanız, evet gerektiren basit bir soru daha sorup konuşmayı uzatabilirsiniz.)
 
Yukarıdaki örnek diyalog, içeriği değiştirilerek rahatlıkla iki eş veya iki çalışan arasına da uygulanabilir.
 
Yöntemi özetlersek:
1- Açık uçlu bir soruyla sohbeti başlatın, ne olduğunu, neler olduğunu sorun.
2- Cevabını bildiğiniz ya da tahmin ettiğiniz, ama mutlaka evet-hayır ile cevaplanacak birkaç kapalı uçlu soruyla sohbetin devam etmesini ve kişinin uyumlanmasını sağlayın. Soru soran taraf siz olduğunuz için sohbetin yönetimi de sizdedir unutmayın! Bu durum ses tonunuza ve beden dilinize de yansısın!
3- Kişinin duygu ve düşüncelerini duydunuz. Şimdi onun cümle ve kelimelerini kullanarak durumu özetleyin ve “değil mi, öyle mi, doğru mu anlıyorum” ifadeleriyle kapalı soruya çevirip ona onaylatın.
4- Gerektiğini hissederseniz, kişinin yaşadığını düşündüğünüz/gözlemlediğiniz duyguları da empatik bir soru ile ona onaylatın, yukarıdaki diyalogta olduğu gibi. Yalnız duyguları doğru analiz ettiğinizden emin olun! “Sinirli görünüyorsun” ifadesine “Yoo, sadece biraz bozuldum, üzüldüm.” vs gibi bir cevap alırsanız tüm emekleriniz boşa gidebilir!
5- Şimdi arka arkaya “evet”leri toplama zamanı! İster duygu onaylatarak, duygu durumundan emin olamıyorsanız, ister söz konusu durumu/olayı parça parça ifade edip karşı tarafa onaylatarak.
6- Artık ipler sizin elinizde! Bu noktadan itibaren, yaşadığınız diyaloğun niteliğine göre ister öğüt verin ister çözümünüzü sunun ister farkındalık yaratacak bir konuşma yapın.
 
Bir sonraki yazım yaratıcı, düşündürücü, farkındalık ortaya koyan, çözüm bulduran, icat çıkaran açık uçlu sorular üzerine olacak!
 
 
Gizem Ekici 
Profesyonel Koç&Eğitmen
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 63
Kayıt tarihi
: 29.04.19
 
 

2011 yılında Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden, 2012 yılında Anadolu Üniversites..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster