Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aile ve Çocuk Kaygı Terapisti Burcu Polatdemir

http://blog.milliyet.com.tr/yasamsenin

14 Ağustos '21

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
24
 

Sorumluluk Kimde

SORUMLULUK KİMDE

Yaşam boyu hayatımızda gerçekleşmiş  ,başımıza gelmiş bazı şeylerin bizim dışımızda olan şeyler yüzünden olduğunu söyleyerek ya da kaderimizin bize oynadığı oyundan  dolayı yaşadığımızdan dem vurur dururuz. İşimizde mutlu olamamayı, aile düzensizliğimizi, başımıza gelen talihsizlikleri, aldığımız kiloyu, ruh halimizi, ağzımızdan çıkan sözlerin niteliğini bile nerdeyse dışarıdaki bir güçte ararız.

Dışarıda olanlar el birliği etmiş bize karşı savaşmaktadır sözlerimize bakılırsa.. Bazen bu benim yüzümden değil  …   yüzünden oldu cümlelerini o kadar söyleriz ki artık kendi kontrolümüzü kaybetmişçesine başkalarına bahane bulur bir nevi bir rahatlama içine gireriz.

Bu suçlayıcı ve ‘parmak dışarıda’ anlayışı çoğu zaman kendi  hayatının sorumluluğunu almaktan uzak anlayışa sahip bireylerde görülebilir. Başına gelen olayların sorumluluğunu almamak için ya başını kuma gömmek zorundadır ya da başkalarını suçlamak en geçer çözüm gibi görünür. Günün sonunda ; aynı sorunlar döner dolaşır en sorumluluk almadığı yerden bireyi yeniden bulur yakalar.

Tekrar sil baştan yapmak Einstein’ in ünlü sözünü bize hatırlatır: ‘ Aynı şeyleri tekrarlayarak farklı sonuçlar  beklemek deliliktir’.. Aynı şekilde başkalarında hatayı aramak, bizim dışımızda olan bir irade olması dolayısıyla da  çözüme ulaşamamak  oldukça doğal  olur tüm bu gidişat sonunda. Bu durum  kendini etkisiz hale getirmekle neredeyse eş değerdir. Kendi hayatının kontrolünü alamamak , aynı bakış açısıyla devam etmek kişiyi çıkmaza sürükleyen bir süreci de beraberinde getirecektir.

Böyle durumlarda ; ‘Bu sorunu neden yaşıyorum? ‘ sorusu en sık aklımıza gelen,  belki de en çok kullandığımız cümlelerden biri olmasına rağmen bizi çözüme götürmez. Bunun için ‘Bu durumun içinden nasıl çıkabilirim?’ sorusuna  da çoğu kişinin zihni  ; ‘Zaten bilseydim çıkardım’ gibi bir cevapla  tepki verebilir. Peki zihne tekrar şunu sorabilir miyiz?: ‘ Bu durumdan çıkabilme yolunu bilseydin bu ne olurdu?’ Fena bir giriş sayılmaz. ‘Bu durumda bana yardımcı olabilecek , benim  içinde bulunduğum durumu  çözebilmem için mümkün olacak tüm  konular nelerdir?’

Bu soruyu düzenli aralıklarla kendinize sorduğunuzda ; durumun olasılıkları  karanlıkta ışıyan ateşböcekleri gibi  zihnimizde bir bir yanmaya başlayacaktır. Siz birer birer aklınıza gelen sessiz olasılık yağmuruyla buluştukça aslında aradığınız cevapların sizin dışınızda bir yerlerde olmadığını daha net görebileceksiniz. Bu döngü sizde yeni kapılar açtıkça zamanla dışarıya daha az başvurur kendi yaşadıklarının sorumluluğunu en sık kendiniz almaya başlamış olursunuz. Bu da kendinizi  hem etkisiz ,eylemsiz hissettiren düşüncelerden sıyrılmanızı hem de efektif ,etkili  çözümlerle hayatınızın kontrolünü elinize alabileceğinizi fark etmenizi sağlar. Özgür irademizin  lokomotif görevi görmesi de işte bu düşüncelerin hayata  geçmesiyle başarılı  olacaktır. Sorumlukları alacağımız nice bireysel başarılar sizlerle olsun.:)

Hepinize iyi haftalar..

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 140
Kayıt tarihi
: 12.04.15
 
 

Çocukların duygu ve davranışlarının sonuçlarından yola çıkarak ,çocuğun ruh dünyasında oluşan değ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster