Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1203
 

Sorumluluk ve cesaret

Sorumluluk ve cesaret
 

Günümüzde giderek büyüyen bir şekilde sorumluluk almaktan korkanlar görüyorum. 

Sorumluluk nedir? Gerekli midir? 

Sorumluluk, her bireyin üzerine düşen görevlerin yerine getirilmesidir; doğada her şeyin bir görevi varsa insanoğlu olarak benim de vardır ama kime ve neye karşı sorumluluk olmalıdır? 

Çeşit çeşittir; aileye karşı, doğaya, topluma, devlete karşı, yaratana ve kendimize karşı sorumluluklarımız vardır. Kimseyi umursamadan ilerleyemeyiz. Bu, bizim hayattaki ödevlerimizi belirler. Hayatımızın merkezinin neresi olduğunu sorgulamamız sağlar. Ben mi dünyanın merkezindeyim yoksa …..? Eğer merkezi sürekli değiştirirsem, cesareti savurgan bir şekilde kullanmış olurum. Tersine sorumluluğu kaldırırsam, bu sefer de hayatta belirsizlik ortaya çıkar ki hepimizin aradığı “düzen” oluşamaz. 

Tüm varlıklar, insan hariç, doğasına göre yaşar; doğaya göre yaşamak sorumluluğunu yerine getirmektir ki bu bilinçle fark edilir. Bir çocuktan görevini yerine getirme bilinci bekleyemezsin. Bu nedenle eğitim vardır, ona ödevini yerine getirme sorumluluğu öğretilir. Büyümeye başladıkça, örneğin odasını temiz tutma sorumluluğu verilir, sınıfını geçme sorumluluğu, iyi bir vatandaş olma, iyi bir baba olma, işini başarıya taşıma sorumlulukları gibi. Ne kadar cesaret ve sorumluluk göstereceği o kişinin bilinci ile ilişkilidir. Taşıdığı yük ile orantılıdır. Başkasından da sorumlu ise ona “veli” denir. Ödev bilinci, sorumluluğu getirir. 

Sorumluluk, yol almaktır. 

Sorumluluk daha iyisini yapmaya götürdüğünden evrimleşmeye yardım edendir, kişinin kendi ebediyetine karşı söz vermesidir. 

İlerlemek, sadece fizik olarak büyümek değil iç kapasitelerimizi büyütmek istiyorsak korkularımıza rağmen sorumluluk almalıyız. 

Çok şükür ki, korkularımızı yenebilecek bir silahımız vardır: Cesaret.

Cesaret; ilerlememize izin verir, hareket ettirir, bulunduğumuz konumu terk edebilme gücüdür, sınırlara karşı, engelleri aşmak için, adım atma imkanıdır. Bir şeyi başlatmak için cesaret gereklidir. Cesareti erdemli kılan, sorumluluk anlayışıdır. Başarının anahtarıdır. Ben de cesaret yok demeyin, bir düşünür “Evrendeki en cesur varlık insandır, çünkü öleceğini bilerek yaşar.” der. 

Kazanmak isteyenin savaşması gerekir. 

Ancak cesaret, sadece fizik güçle ilişkili değildir; iç planda akılla birlikte hareket eder. Cesaret içinde zeka, disiplin gibi kavramları barındırır. Aksi taktirde saldırganlıktır. Bir güçtür ama ne gözükaralık, ne de korkaklıktır. Kararlı olmaktır. Bilgi ile geliştirilebilir. Kendine güveni içerir ki bu da bilgiyle gelir. Aşırı olan hiçbir şey erdem olamaz. Denge olmalıdır. Erdemli olmak bizim amacımız değil, hayat yolunda kullanacağımız araçtır. 

Öyleyse ben neyi besliyorum? 

Cesareti mi, korkuyu mu? 

Bu yazı, Yeni Yüksektepe Kültür Derneği'nde yaptığımız felsefi sohbetler ışığında hazırlanmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

..almak, hem de 70 milyonun sorumluluğunu almak için, bir de üste para vererek siyasî parti kapılarında günlerce bekleyenler olduğu sürece bu toplum çook rahat uyuyacak demektir. Ne var ki şimdi sorumlulukları ağır gelmiş olmalı, yemin etmekten korkuyorlar. Niçin; "-Ya bu toplumun sorumluluğunu taşıyamazsam." Ne kadar düşünceliler değil mi?.. Paylaşım için teşekkürler, saygı öncelikli sevgiler.

Yüksel ÖNAÇAN 
 28.06.2011 1:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2589
Kayıt tarihi
: 27.05.11
 
 

Çoklu paydaş ortamında çalışma yeteneği, özellikle inovasyon ve kümelenmeyi teşvik etmek için kamu k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster